Şâh-ı Kerbelâ
Dertli, Hüseyin’i kıyamet gününün şefaatçisi ve Kerbelâ şehitlerinin önderi diye anar; teslimiyetini On İki İmam ve dört kapı öğretisiyle ifade eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şâfi-i kıyâmet
Serdâr-ı şehidan Şâh-ı Kerbelâ
Makbûl-i ilâllah -i Hazret
Dü çeşm-i âlemsin îbn-i Mürtezâ
Münkirin sözünü almam eğnime
Teslim kılıcını çaldım boynuma
-i cihan gelmez aynıma
Dilde zikrim ism-i Ali lâfetâ
Dertli dürlerini saydım on iki
Üçer üçer dörde verdim on iki
Dört kapudan üçer girdim on iki
On ikidir mü’minlere
1Pişmanlık günü olan kıyametin şefaatçisi,
2Şehitlerin önderi, Kerbelâ’nın şahı;
3Allah katında kabul edilmiş, Hazret’in sevgilisi,
4Ey Murtaza’nın oğlu, âlemin iki gözüsün.
5İnkârcının sözünü omzuma yük etmem;
6Teslimiyet kılıcını boynuma kendim taktım.
7Dünyanın boş tartışmaları gözüme görünmez;
8Dilimdeki zikrim Ali’nin adıdır: Lâ fetâ.
9Dertli, incileri saydım: on iki.
10On ikiyi üçer üçer dörde böldüm.
11Dört kapının her birinden üçer geçtim: on iki.
12İnananlara yol gösterenler on ikidir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Dertli adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'taki 2 sabit sayfa revizyonundan birleştirilmiştir (oldid: 114457, 112054). Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir, Kerbelâ mersiyesi ile yol öğretisini aynı sayı düzeninde birleştirir. Son dörtlükte on iki imamın “üçer üçer dörde” ayrılması, dört kapı öğretisini aritmetik bir hafıza kalıbına dönüştürür; teslim kılıcı imgesi de ikrarın bedelini vurgular.