Sahrâ-yı hecr-i yârda âzürde pâlarız
Hâfız gazeline tahmis, ayrılık çölünde yaralı ama özgür âşıkları konuşturur; dünya çıkarını küçümser, rintlik ve şarap meclisini savunur, zahitlerin öfkesine karşı Hâfız’la yan yana durur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sahrâ-yı hecr-i yârda
Bu yolda serteser gezeriz cân fedâlarız
-i her dû serâlarız
Âşıklarız belâzedeyiz mübtelâlarız
Âlemde bir mahabbete kalmış gedâlarız
Etmekteyiz derîçe-i dildâra
Ger olsa da hümâ gibi devr-i merhale
Bî meskeniz ne gam feleği yıksa velvele
Âzâdeyiz kulu değiliz kimsenin hele
Netsek olur çü başımıza pâdişâlarız
Nola ferahla ömrümüzün geçse her demi
Rindân olur serîrimizin yâr ü mahremi
Değmez mi dehri nakdimizin nîm dirhemi
Rüsvâylıkla şöhretimiz tuttu âlemi
içinde aceb bînevâlarız
Sıyt u sadâ-yı iffetimiz defle neyledir
Zikr-i garîbimiz meded ey hey heyledir
Sanma safâ-yı bâlimizi gayrı şeyledir
Bezm-i cihânda dirliğimiz câm-ı meyledir
Minnet Hudâ’ya yer içer ehl-i safâlarız
Ma’zûruz âh-ı dembedem ile figanda biz
-yı der-i mehveşanda biz
Es’ad ne gam yeriz gazab-ı zâhidanda biz
Hâfız şerâb içmede meyl-i civanda biz
Bîihtiyârdır işimiz bî riyâlarız
1Sevgiliden ayrılığın çölünde ayakları yaralanmış kişileriz;
2bu yolda baştan başa gezer, canımızı feda ederiz.
3İki dünyanın çıkarından da uzak dururuz;
4âşığız, belaya uğramış ve aşka tutulmuşuz.
5Dünyada yalnız bir sevgiye muhtaç kalmış yoksullarız.
6Sevgilinin penceresine doğru koşup duruyoruz;
7menzil dönüşü hüma kuşununki gibi olsa bile.
8Evsiziz; gürültümüz feleği yıksa ne çıkar?
9Özgürüz, hele hiç kimsenin kulu değiliz;
10ne yapalım, kendi başımızın padişahıyız.
11Ömrümüzün her anı sevinçle geçse ne olur?
12Rintler tahtımızın dostu ve sırdaşı olur.
13Dünya, paramızın yarım dirhemi bile etmez;
14rezilliğimizin ünü bütün dünyayı tuttu.
15Dünya pazarında ne şaşırtıcı yoksullarız.
16İffetimizin şanı ve sedası def ile ney iledir;
17Ey medet, garip anılışımız “hey hey” sesidir.
18Gönül rahatlığımızı başka bir şey sanma;
19dünya meclisindeki dirliğimiz şarap kadehiyledir.
20Tanrı’ya şükür, yiyip içen keyif ehliyiz.
21Biz, durmadan ah edip inlediğimiz için mazuruz;
22ay yüzlülerin kapısına duyduğumuz arzuyla bitkiniz.
23Ey Esad, zahitlerin öfkesini çeksek ne gam?
24Hafız şarap içmede, biz de gence yönelmedeyiz.
25İşimiz irademiz dışındadır; gösterişsiz kişileriz.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Esad (Vak’anüvis, Sahaflar Şeyhizâde) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk bent âşıkları hem yaralı yolcular hem iki dünyadan beklentisiz özgürler olarak tanımlar. İkinci bentte evsizlik bağımsızlığa, başıboşluk kendi padişahlığına dönüşür. Dünya pazarı değersizdir; kötü ün bile rint kimliğinin parçası olur. Def ile neyden yükselen ses, rintlerin iffet iddiasını musiki ve ironiyle yan yana getirir. Son bentte Esad ile Hâfız aynı içki ve aşk çizgisinde buluşur, davranışları riyadan uzak bir mecburiyet sayılır.