Sana derler sultan dağı
Kerem, başı dumandan görünmeyen Sultan Dağı’na seslenir ve bitmeyen kışını sorar. Dağın dört yana sarhoşça yayılması, dertlilere dost ve öteki dağlardan üstün oluşu anlatılır; son bölümde şair kendi geçiciliğini düşünürken dağın yaşını büyüklerin bile bilmediğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sana derler sultan dağı
Ne dumandır başın senin
1Sana derler sultan dağı.
2Başını nasıl bir duman kaplamış?
- 2
Belirsizdir yazın kışın
Hiç bitmez mi kışın senin
1Yazın da kışın da görünüşün belirsizdir.
2Hiç bitmez mi kışın senin.
Yaz ile kışın birbirinden seçilememesi sürekli sert havayı gösterir; bitmeyen kış sorusu dağın zamana direnmesini sorgular. Mevsimlerin seçilememesi, dağın sürekli kış içinde kalmış gibi değişime kapalı görünmesini sağlar.
- 3
Dört bir yana olmuşsun
Dertlilere dost olmuşsun
1Dört bir yana kendinden geçmişsin.
2Dertlilere sığınak ve dost olmuşsun.
Dört yana sarhoşça yayılmak dağın genişliğini hareketli gösterir; dertlilere dost olması, bu fiziksel büyüklüğe sığınak işlevi ekler. Dertlilerin ona yönelmesi, sarhoşça genişleyen dağın yalnız heybetli değil koruyucu bir mekân olduğunu gösterir.
- 4
dağa üst olmuşsun
Alçak değil başın senin
1Bütün dağlardan üstün olmuşsun.
2Alçak değil başın senin.
Bütün dağlardan üstün oluş, Sultan Dağı adını gerekçelendirir; başının alçak olmaması hem yüksekliği hem gururlu duruşu anlatır. Yüksek baş, coğrafi üstünlüğün yanında dağın adına yüklenen hükümdarlık gururunu da taşır.
- 5
KEREM eder geldim gittim
Şu dünyaya nettim
1KEREM der: Geldim ve gittim.
2Şu fani dünyaya ne yaptım.
Kerem gelip gittiğini söyleyerek kendi geçiciliğini kabul eder; fani dünyada ne yaptığını sorması, yolculuğu bir hayat muhasebesine çevirir.
- 6
Ululardan ettim
Kimse bilmez yaşın senin
1Büyüklerden sordum.
2Kimse bilmez yaşın senin.
Dağın yaşı büyüklerden sorulur ama kimse bilemez; insan hafızasının yetmediği bu süre, dağa kadim ve kalıcı bir varlık kazandırır. Bilinemeyen yaş, Sultan Dağı’nı insanların kuşak hesabını aşan sessiz bir tarih tanığına dönüştürür.
Metnin kaynağı
Kerem isnadı, 1938 baskısındaki bölüm yerleşimi ve gövdede görünen mahlas için farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı. İsnadı kesinleşmemiş iki kayıt bu diziye alınmadı.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Kerem, basılı No. 11, PDF 86; 6 birim/12 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dağın ‘sultan’ adı yüceliğini bildirir; başını örten dumanın niteliğini sormak, bu büyük heybeti aynı zamanda erişilmez ve bilinmez kılar. Duman tacı, dağın adına yakışan görkemi artırırken zirvesini bakıştan saklayan bir perde de oluşturur.