DDizegâhDijital şiir arşivi
Tarih · 18. yüzyıl

Dîger (T34)

Şehzade Seyfeddin'in doğumunu kutlayan uzun tarih, Râsim'in önceki beytinin Rahmî ile çakışmasını açıklamasını ve hükümdardan bağışlanma isteğini şiirin merkezine alır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Şeh-i ‘âlem Sulṭân Aḥmed-i Ġâzî

    Ser-â-ser oldılar devrinde mükrem ehl-i isti‘dâd

    1Dünya hükümdarı, incelikleri anlayan Gazi Sultan Ahmed'in

    2devrinde yetenek sahiplerinin hepsi ağırlandı.

    İncelikleri anlayan Sultan Ahmed'in devrinde bütün yetenek sahiplerinin ağırlandığı söylenir. Hükümdarın zekâsı, sanat ve bilgi insanlarına verilen değer üzerinden görünür kılınır.

  2. 2

    Süḫan-ver nükte-dândır dil-nüvâz-ı ehl-i ‘irfândır

    ‘Aceb midir olınsa ehl-i fażl u dâniş

    1O söz ustası ve nüktedandır, irfan ehlinin gönlünü hoş tutar;

    2bilgi ve erdem sahipleri hizmete alınsa şaşılır mı?

    Hükümdar söz ustası ve nüktedan, irfan ehlinin gönlünü hoş tutan kişi olarak övülür. Erdem ve bilgi sahiplerinin hizmete alınması bu niteliklerin doğal sonucu sayılır.

  3. 3

    Zamân-ı devletinde kimseden kimse degil şâkî

    Meger kim gül-sitân içre ‘anâdil eyleye feryâd

    1Onun devlet zamanında kimse kimseden şikâyetçi değildir;

    2yalnız gül bahçesinde bülbüller feryat eder.

    Devlet zamanında kimsenin kimseden şikâyetçi olmadığı ileri sürülür; yalnız gül bahçesindeki bülbüller feryat eder. İstisna, siyasal huzur iddiasını klasik gül-bülbül aşk acısına açar.

  4. 4

    Ṭulû‘ idüp mücessem nûr-âsâ ṣulb-i pâkinden

    Bu demde geldi bir şeh-zâde ḥaḳḳâ pâdişâh-ecdâd

    1Temiz soyundan cisimleşmiş bir nur gibi doğarak

    2şimdi ataları hükümdar olan bir şehzade geldi.

    Temiz soydan cisimleşmiş bir nur gibi şehzade doğar ve hükümdar atalarının devamı olarak tanıtılır. Işık mecazı, hanedan sürekliliğini bedene gelmiş bir parlaklık gibi sunar.

  5. 5

    Nüvîd-i pür-ḥubûrı dehre şâyi‘ oldıġı sâ‘at

    Ṣafâ kesb itdi ‘âlem ḥarem oldı bende vü âzâd

    1Bu sevinçli haber dünyaya yayıldığı anda

    2âlem neşe kazandı; kul da özgür de şenlendi.

    Şehzadenin sevinçli haberi dünyaya yayılınca hem kulun hem özgürün neşelendiği söylenir. Evrensel sevinç iddiası toplumun ölçülmüş tepkisi değil saray kutlamasının genişletici dilidir.

  6. 6

    Bu sûra virmişidi gerçi Râsim bendesi târîḫ

    Teṣâdüf eylemiş çün beyt-i pâk-i Raḥmi-i üstâd

    1Kul Râsim gerçi bu şenlik için bir tarih vermişti;

    2fakat üstat Rahmî'nin temiz beytiyle çakışmış.

    Râsim daha önce bu şenlik için tarih söylemiştir, fakat beyti üstat Rahmî'nin sözüyle çakışmıştır. Şiir burada doğum övgüsünden kendi üretim sorununa dönerek “tevârüd” düğümünü açıklar.

  7. 7

    Efendim ‘âdet olmışdır şi‘r u inşâda

    Bu ḳavli eylerim ‘ilm-i hümâyûnuñla istişhâd

    1Efendim, şiir ve düzyazıda böyle aynı söyleyişe rastlamak âdettir;

    2bu sözü hükümdarlık bilginizi tanık göstererek söylüyorum.

    Şair, şiir ve düzyazıda aynı söyleyişe rastlanmasının alışılmış olduğunu savunur. Hükümdarın bilgisini tanık göstermesi, açıklamasını yalnız kişisel mazeret olmaktan çıkarıp haminin hükmüne sunar.

  8. 8

    Yine birḳaç şimdi küstâḫâne ŝebt oldı

    Ne rütbe lâyiḳ-ı ‘avfıñ degilse itme istib‘âd

    1Şimdi birkaç dize daha çekinmeden kaydedildi;

    2bağışlamanıza layık değilse bunu uzak görmeyin.

    Birkaç dizeyi daha çekinmeden kaydettiğini söyleyen Râsim, bunlar bağışa layık değilse de affın uzak görülmemesini ister. Küstahlık itirafı ile bağış beklentisi aynı savunma hareketidir.

  9. 9

    Cesâret imtiŝâlendir efendim emriñe yoḫsa

    Ne ḥaddimdir ki ‘ulyâña ‘öẕrüm eyleyem îrâd

    1Efendim, cesaretim emrinize uymaktandır; yoksa

    2yüce huzurunuza özür sunmak benim haddim değildir.

    Cesaretinin hükümdarın emrine uymaktan geldiğini, yoksa yüce huzurda özür sunmaya haddinin olmadığını söyler. Şair böylece hem yazma yetkisini emre bağlar hem kendi konumunu küçültür.

  10. 10

    Ḥaḳîḳatde du‘âdır çün ġaraż taṣdî‘i terk eyle

    Cihânda tâ ki erbâb-ı hüner şi‘r eyleye inşâd

    1Amaç gerçekte duadır; artık rahatsız etmeyi bırak;

    2dünyada hüner sahipleri şiir söyledikçe

    Asıl amacın rahatsızlık vermek değil dua olduğunu belirten konuşan, dünyada hüner sahipleri şiir söyledikçe sürecek bir zaman ufku açar. Şiir sanatı, duanın devam ölçüsüne dönüşür.

  11. 11

    Vücûd-ı nâz-perverdîn daḫi evlâd-ı emcâdın

    Ḫaṭâdan ḥıfẓ idüp Mevlâ cihânda eyleye dil-şâd

    1nazla büyütülen varlığını ve değerli çocuklarını

    2Allah yanlıştan korusun, dünyada gönüllerini sevindirsin.

    Allah'tan hükümdarın nazla büyütülen varlığını ve değerli çocuklarını hatadan koruyup dünyada sevindirmesi dilenir. Dua, yalnız yeni şehzadeyi değil hanedanın mevcut ve gelecek üyelerini kapsar.

  12. 12

    Yazılsa heft-çarḫa bu du‘â târîḫ içün şâyân

    Hümâyûn maḳdem-i Şeh-zâde Seyfeddîn mübârek-bâd

    1Bu dua yedi göğe tarih diye yazılmaya layıktır:

    2Şehzade Seyfeddin'in kutlu gelişi mübarek olsun.

    Bu duanın yedi göğe tarih olarak yazılmaya değer olduğu söylenir. Son dize Şehzade Seyfeddin'in gelişini kutlayarak uzun özür ve dua zincirini kronogram hükmünde tamamlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

DEU-AVESIS.8c2d8694-1cea-4c15-8f4a-330635b74145:t34-pdf151-152. Ana açık edisyon T34'i basılı s.138–139/PDF 151–152'de tam gövde, basılı kalıp adı ve T35/PDF 152 sınırıyla verir. T34 başlık ve “devrinde/derûnda”, “idüp/itdi”, “virmişidi/yazmışdı”, “Raḥmi-i üstâd/Raḥmi-i inşâda”, “eyleyem/eylemek” farkları açıklandı; ana edisyon sırası korunmuştur. AVESIS CC BY kaydı profil ekine komşudur; PDF içinde gömülü lisans yoktur.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirTârîḫ-i Liḥye (T67)
Semiyy-i cedd-i sulṭân-ı rusül gül-ġonca-i ḫullet
Eğrikapılı Mehmed Râsim · Tarih

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

deḳâyıḳ-fehm

İncelikleri anlayan

isti‘bâd

Hizmete alma

tevârüd

İki şairin birbirinden habersiz aynı sözü söylemesi

meṣâri‘

Dizeler

imtiŝâl

Emre uyma

heft-çarḫ

Yedi gök