Seni koyub dil ü cân gayriye mâil mi olur
Gönül güneşe erişmiş zerre gibi sevgiliden başkasına yönelmez; başka güzeller onun ışığını kesemez. Ateşe düşen tohum ve iki âlemin enginliğine sığmayan gül renkli gözyaşı aşkın ölçüsüzlüğünü anlatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Seni koyub dil ü cân mi olur
Gökte kâil mi olur
beni senden ayıramaz ey meh
Zerreler hiç güneş tâbına mi olur
Nice çâre edeyin kendime aşkında senin
Dâne kim odlu yere düşe o hâsıl mı olur
Gören ey saçları şebdîz yaşım gülgûnın
Dû cihân kevneyn fezâsı ana menzil mi olur
Arz idem derdi gözü yaşlarını Emrî sana
Güneşe mukâbil mi olur
1Seni bırakıp gönül ve can başkasına yönelir mi?
2Gökte güneşe erişen zerre başka şeye razı olur mu?
3Ey ay yüzlü, gonca ağızlılar beni senden ayıramaz;
4zerreler hiç güneş ışığına engel olabilir mi?
5Senin aşkında kendime nasıl bir çare bulayım?
6Ateşli yere düşen bir tane hiç ürün verir mi?
7Ey saçları Şebdiz gibi kara olan, gül renkli gözyaşımı gören için
8iki âlemin enginliği bile ona menzil olur mu?
9Ey Emrî, sana derdimi ve gözünün yaşlarını sunayım desem,
10yıldızlar ordusu güneşe karşı durabilir mi?
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Emrî (Edirneli) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Güneş ve zerre ilişkisi iki kez kurulur: sevgiliye ulaşanın başkasına dönmesi ve başka güzellerin onun ışığını kesmesi imkânsızdır. Ateşe düşen tane, şairin aşkta çare üretme ihtimalini yok eder. Pikselde “cezâsı” değil “fezâsı” okunan sekizinci dize, iki âlemin enginliğini gözyaşına menzil olmaya yetmeyecek kadar küçük gösterir. Son beyitte gözyaşları yıldız ordusu, sevgili güneştir.