Bile Bile Sevdaya Tutuldum
Şair sonucunu bilerek sevdaya tutulduğunu, ayrılık ve hasretin bağrındaki kanı uyuşturduğunu anlatır. Sevgiliyi rakiple görmek canını boğazına getirir; elinde ok, başında külahla dünyayı dolaşsa da içindeki aşk külhanı sönmez.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sevdana tutuldum ben bile bile
Ey yan içerimde
1Sonunu bildiğim hâlde senin sevdana tutuldum.
2Ey sevgi ateşi, içimde yan.
- 2
mihnetle derdi hasretle
Uyuştu bağrımda kan içerimde
1Ayrılık sıkıntısıyla, özlem derdiyle,
2Bağrımdaki kan içimde uyuştu.
Ayrılık sıkıntısı ile hasret derdi üst üste biner; bağrındaki kanın içerde uyuştuğunu söyleyen anlatıcı acıyı doğrudan bedene taşır. Kaynakta bulunmayan ikinci bir ‘can’ öznesi eklenmez; hissizlik yalnız basılı kan imgesi üzerinden açıklanır.
- 3
Zülfü dilber gibi aklım perişan
Gezerim âlemi
1Aklım, sevgilinin dağınık saçı gibi perişan.
2Gezerim âlemi sarhoş ve başıboş.
Aklın sevgilinin dağınık saçı gibi perişan olması, zülüf imgesini ruh hâline taşır. Dünyayı sarhoş ve başıboş dolaşmak da bu zihinsel çözülmenin dışarıdan görünen davranışına dönüşür.
- 4
Yari ağyar ile gördüğüm zaman
Ta gelir can içerimde
1Sevgiliyi rakibin yanında gördüğüm zaman,
2İçimdeki can boğazıma kadar gelir.
Sevgili rakibin yanında görüldüğünde kıskançlık en yüksek noktasına çıkar. Canın boğaza gelmesi yalnız bir deyim değil, önceki birimdeki iç sarhoşluğun ölüm sınırına dayanmasını gösteren bedensel tepkidir.
- 5
GEDAYÎ elde tir başta bir külâh
Dolaştım âlemi
1Gedâyî, elinde ok, başında külahla,
2Dünyayı dergâhtan dergâha dolaştım.
Elindeki tîr, yani ok ile başındaki külah Gedâyî’yi silahlı ve alışılmadık bir gezgin görünümünde sunar. Dergâhtan dergâha dünyayı dolaşması, aşk acısıyla yönünü ve sığınacağı kapıyı aradığını gösterir; kaynakta değnek bulunmaz.
- 6
Zeminden semeya çıktı sûzi ah
Bir var san içerimde
1Yakıcı ahım yerden göğe kadar yükseldi.
2İçimde bir aşk ocağı var san.
Yakıcı ahın yerden göğe yükselmesi çekilen acının büyüklüğünü kozmik ölçüye taşır. İçeride bir aşk külhanı bulunduğu hükmü, şiiri dışarıdaki yolculuktan yeniden sönmeyen iç ateşe döndürerek kapatır.
Metnin kaynağı
Tokatlı Gedâyî isnadı 1938 baskısındaki bölüm, gövdedeki görünür mahlas ve kamuya açık kimlik otoritesiyle bağlandı. Kimlik eş adları: Beşiktaşlı Gedâyî, Ahmed Gedâyî, Gedâyî.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1938; Tokatlı Gedâyî, basılı No. 3, PDF 125; 6 birim/12 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; okura açık atıf kamuya açık taramaya gider.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Söyle hurî misin ey melek simaTokatlı Gedâyî · Övgü koşması→
Anlatıcı sonunu bilerek sevdaya tutulduğunu kabul eder; ikinci dizede sevgi ateşine kendi içinde yanmasını söyler. Bilinçli seçim ile kaçınılmaz yanış yan yana gelerek şiirin gönüllü çile duygusunu başlatır.