Seyr-i yem-i aşk eyleyene râh gerekmez
Gazel aşk denizinde yol ve yön, darağacında makam, parlak yüzde ay, iç doyuran lütufta kuyu gereksizliğini sıralar; aşkın kendi yeterliliğini dünyevî araçların karşısına koyar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Seyr-i eyleyene râh gerekmez
Her nâzıra dergâh gerekmez
Biz fahr-ı şehinşâh-ı cihân bende-i aşkız
olana tantana-i câh gerekmez
Bakmazsa kamer çehre sezâ ahter-i çerhe
Tâb-ı ruh-i tâbende içün mâh gerekmez
Biz âb-ı ruh-i lûtf ile
Râke Suyu delv ile veren çâh gerekmez
Biz hüsn-i Hudâdâd ile mümtâza Enîsâ
Mir’ât-ı nazargâh gerek kâh gerekmez
1Aşk denizinde yol alana ayrıca yol gerekmez;
2yönsüz hakikate bakana belirli bir dergâh gerekmez.
3Biz cihan padişahlarının övüncü olan aşkın kullarıyız;
4aşk darağacına asılana makam gösterişi gerekmez.
5Ay yüz bakmasa da göğün yıldızına yaraşır;
6parlak yanağın ışığı varken aya gerek yoktur.
7Biz lütuf yüzünün suyuyla içi kanmış kişileriz;
8Râke Suyu’nu veren kuyuya ve kovaya gerek yoktur.
9Ey Enîs, Allah vergisi güzellikle seçkin olan bize,
10bazen ayna gibi bir bakış yeri gerekir, bazen gerekmez.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enîs Receb Dede adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Her beyit “gerekmez” hükmüyle bir aracı devreden çıkarır. Hakikate yönsüz bakan için tek bir dergâh, aşk uğruna asılan için makam ihtişamı anlamsızdır. Sevgilinin parlak yanağı ayın, lütuf suyu da kuyu ve kovanın yerini alır. Râke Suyu göndermesi somut bir su kaynağını manevî doyuma karşılaştırır. Son dize aynanın bile bazen gerekli, bazen gereksiz olduğunu söyleyerek kesinliği inceltir.