Tâb-ı nigâh-ı aşka yoktur tahammülüm
Gazel yakıcı bakıştan korunmak için kâkülün yüze indirilmesini ister; erişilemeyen ay yüz ve gece iniltisinden sonra sevgilinin gülümsemesiyle aldırmaz tavrının dünyayı çaresiz bıraktığını söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-ı aşka yoktur tahammülüm
Eyle havâle rûyine ey mâh kâkülün
Gördük erişmedik o meh-i
Ey nedir bu teselsülün
Zâlim cihânı eyledi bîçâre el’amân
Ol dilrübâ tebessüm ü tarz-ı
Olmuş Enîs bülbül-i
Hayrân-ı rûy-i âlidir ol şûh-i şengülün
1Aşk bakışının hararetine dayanacak gücüm yok;
2ey ay yüzlü, kâkülünü yüzüne doğru sal.
3O işve burcunun ayına baktık ama ulaşamadık;
4ey gece iniltisi, nedir bu kesintisiz sürüşün?
5Ey zalim sevgili, dünyayı çaresiz bıraktı; aman,
6senin o gülümsemen ve aldırmaz tavrın.
7Enîs aşk belası bahçesinin bülbülü olmuş;
8o şen ve güzel sevgilinin yüce yüzüne hayrandır.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enîs Receb Dede adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kâkül dayanılmaz bakışa karşı perde işlevi görür. Âşık işve burcunun ayını görür fakat ona erişemez; gece iniltisi bu uzaklığın sesidir. Beşinci beyitte hitap ve iyelik korunur: dünyayı perişan eden üçüncü kişi bir “zalim sevgili” değil, doğrudan seslenilen sevgilinin gülümsemesi ve aldırmaz tavrıdır. Enîs son beyitte aşk belası bahçesinin bülbülüne dönüşür.