DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/O güzel ceylan mübarek cuma günü gezintiye çıktı
Şiir · 17. yüzyıl

O güzel ceylan mübarek cuma günü gezintiye çıktı

Güzel ceylan diye anılan sevgili cuma günü hamama gider ve havuzu yansımasıyla doldurur. Soyunup yıkanması, suyun ayağını ve taşın elini öpmesiyle bir üstünlük törenine dönüşür. Camiye yöneldiğinde Ömer selam alır; sevgilinin yüzü hasta gönle hekim ve hatibe ezberden Nur ayeti okutan ışık olur.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Seyre çıktı ol güzel mubârek cum’a gün

    Seyredenden ref’olur kaygu mubârek cum’a gün

    1O güzel ceylan mübarek cuma günü gezintiye çıktı.

    2Mübarek cuma günü onu seyredenin kaygısı kalkar.

    Ceylana benzetilen güzelin gezintisi, cuma gününde kaygıyı gideren bir seyir sunar. Bakmak yalnız hayranlık üretmez; onu gören kişinin iç sıkıntısını geçici olarak ortadan kaldırır.

  2. 2

    Azm-i hammâm eyleyüp bin nâz ile verdi şeref

    Oldu aksinden havuz mubârek cum’a gün

    1Bin nazla hamama gidip oraya şeref verdi.

    2Mübarek cuma günü havuz onun yansımasıyla doldu.

    Hamama yönelen sevgilinin yansıması havuzu bütünüyle doldurur. Su yüzeyindeki görüntü, güzelliği bedenden çevreye taşır ve hamamı onun gelişiyle şeref kazanan bir mekân yapar.

  3. 3

    Geçti bir seccâdeye ol dilber-i

    El kemer bende urup soyunmağa kıldı murâd

    1O soylu yaradılışlı güzel bir seccadeye geçti.

    2Kemerine elini götürüp soyunmak istedi.

    Soyunma hazırlığı seccade, kemer ve el hareketi üzerinden ölçülü biçimde anlatılır. Soylu yaradılış vurgusu, bedensel sahnenin merkezinde sevgilinin vakarını korur.

  4. 4

    Tükmelerin çözdü bir bir câmesin etti küşâd

    Açılur çok müşkili bağlu mubârek cum’a gün

    1Düğmelerini birer birer çözüp giysisini açtı.

    2Mübarek cuma günü birçok bağlı güçlük çözülür.

    Düğmelerin tek tek çözülmesi, bağlı güçlüklerin açılmasıyla söz oyununa dönüşür. Giysinin açılması yalnız fiziksel eylem değil, cuma gününün düğümleri çözen bereketinin işareti olur.

  5. 5

    Girdi hammâm içre ol dem oldu revân

    Geçti bir sadra oturdu eyledi ol şeh mekân

    1O anda hamamın içine girip özel bölmeye yöneldi.

    2Bir baş köşeye geçip oturdu, o şah orayı makam edindi.

    Halvete giren güzelin baş köşeyi makam edinmesi, hamamı hükümdarlık alanına çevirir. Oturduğu yer, mimari konumundan değil onun orada bulunmasından dolayı üstünlük kazanır.

  6. 6

    pâyine âb-i revân etti revân

    Taş elin öptü ayağın su mubârek cum’a gün

    1Akarsuyu ayağına nakit bir ırmak gibi akıttı.

    2Mübarek cuma günü taş elini, su ayağını öptü.

    Akarsu sevgilinin ayağına sunulan nakit servet gibi akar; taş eli, su ayağı öper. İki cansız unsurun hizmete girmesi, güzelliğin hamam üzerindeki hükmünü zarifçe büyütür.

  7. 7

    Yundu arındı giyindi hem kuşandı ol perî

    Verdi müzdün hânikahından yana döndü geri

    1O peri yıkandı, arındı, giyindi ve kuşandı.

    2Ücretini verip hamamdan geri döndü.

    Yıkanma, arınma ve giyinme tamamlanınca ücret ödenir ve dönüş başlar. Şair büyülü benzetmeler arasında gündelik ödeme ayrıntısını koruyarak sahnenin şehir hayatındaki gerçekliğini sürdürür.

  8. 8

    Mihr-i rûyin görüp oldu çerh atlas müşterî

    Câmi’e tuttu yönün mihr-i mubârek cum’a gün

    1Yüzünün güneşini gören atlas gök ona alıcı oldu.

    2Mübarek cuma güneşi yüzünü camiye çevirdi.

    Yüzün güneşi karşısında atlas gök bile müşteri olur; ardından bu güneş camiye döner. Ticaret ve gök imgeleri, sevgilinin ışığını hem değerli mal hem kutsal yöneliş olarak anlatır.

  9. 9

    Ey Ömer verdi selâmın bana ol nesl-i habîb

    Buldu bu haste gönül derdine gûyâ bir

    1Ey Ömer, peygamber soyundan o sevgili bana selam verdi.

    2Bu hasta gönül, derdine sanki bir hekim buldu.

    Selam, Ömer’in hasta gönlüne hekim gibi gelir. Sevgilinin peygamber soyuyla ilişkilendirilmesi, kısa toplumsal nezaketi şifa veren manevi bir temas düzeyine çıkarır.

  10. 10

    Gördü vechin okudu Nûr âyetin ezber hatîb

    Koptu bir bir na’re-i yâhû mubârek cum’a gün

    1Hatip yüzünü görünce Nur ayetini ezberden okudu.

    2Mübarek cuma günü birer birer ‘Yâ Hû’ sesleri yükseldi.

    Hatibin Nur ayetini okuması sevgilinin yüzünü ilahi ışıkla ilişkilendirir. Yükselen ‘Yâ Hû’ nidaları, bireysel yüz seyriyle cuma cemaatinin zikrini şiirin sonunda birleştirir.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 17. dize “Ey Ömer verdi selâmın bana ol nesl-i habîb”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 516 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirKaradeniz’in sertliğinde Sinop bir ilkbahardır
Şiddeti bahr-ı siyâhın nevbahârıdır Sinop
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

âhû

Ceylan; güzel sevgili.

memlû

Dolu.

âlî nihâd

Soylu yaradılışlı.

halvete

Özel, kapalı bölmeye.

Nakd-i cûyi

Irmağın nakit gibi sunulan akışı.

tabîb

Hekim.