Bağrıma yine şevkle servi boylu bir güzel çektim
Şair, servi boylu ve lale yanaklı sevgilinin güzelliğini tekrarlarla över. Sevgilinin sunduğu aşk şarabı aklı baştan alır; sürmeli gözleri ve farklı bakışları âşığı yeniden meyhane sakisine ve divaneye çevirir. Son bentte Ömer ayrılıktan korunmayı diler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Sîneme çektim yine şevk ile bir şuh
İnleyüp her dem eyler âh ü vâh şûh
1Bağrıma yine coşkuyla servi boylu bir güzel çektim.
2İçim her an inleyip ah vah eder, ey güzel.
- 2
Hiç ne mümkindir bu sevdâdan olam ıslah şûh
Nâzenînim lâle haddim serv kaddim şâh-ı şûh
1Bu sevdadan düzelmem hiç mümkün değildir, ey güzel.
2Nazlım, lale yanaklım, servi boylum, güzeller şahı.
Âşık kendisini bu sevdadan düzelemeyecek kadar tutulmuş sayar; ardından gelen lale yanak ve servi boy övgüsü, hastalığın sebebini doğrudan sevgilinin göz alıcı bedeninde gösterir.
- 3
Olmaz ey şûh-i cihânım sana benzer dahi şûh
Sunup aşkın dolusun mestâne eylersin beni
1Ey dünyanın güzeli, sana benzer başka güzel olmaz.
2Aşkının dolu kadehini sunup beni sarhoş edersin.
Aşk dolu kadeh sarhoşluk verirken âşık da meyhanenin sakisine dönüşür. Sevgili içkiyi sunan, âşık ise hem içen hem başkalarına bu coşkuyu taşıyan kişi olarak çift yönlü bir aşk meclisi kurar.
- 4
Yeni baştan sâki-i meyhâne eylersin beni
Korkarım âhır dil-i dîvâne eylersin beni
1Beni yeniden meyhanenin sakisi yaparsın.
2Korkarım sonunda bu gönlü divaneye çevirirsin.
Divanelik korkusu, aşkın yalnız geçici sarhoşlukta kalmayıp aklı kalıcı biçimde değiştireceğini belirtir. Nakaratın hemen dönmesi, bu tehlikeye rağmen sevgilinin güzelliğinden vazgeçilemediğini duyurur.
- 5
Nâzenînim lâle haddim serv kaddim şâh-ı şûh
Olmaz ey şûh-i cihânım sana benzer dahi şûh
1Nazlım, lale yanaklım, servi boylum, güzeller şahı.
2Ey dünyanın güzeli, sana benzer başka güzel olmaz.
İki nakarat dizesi sevgilinin lale yanağı, servi boyu ve benzersizliği etrafında şiirin merkezini sabitler. Aradaki her yeni görüntü bu değişmeyen övgü çerçevesine geri döner.
- 6
Sen bu iklîm-i melâhat mülkünün
Âlemi alır satar serkeşlerin serbendisin
1Sen güzellik ülkesinin sınır bekçisisin.
2Başına buyruk güzellerin başısın; âlemi alıp satarsın.
Sevgilinin güzellik ülkesinin sınır bekçisi ve başına buyruk güzellerin başı sayılması, yüz güzelliğini siyasi bir güce çevirir. Âlemi alıp satabilmesi onun pazarlık kabul etmez hâkimiyetidir.
- 7
ey dilber ya Yûsuf kendisin
Nâzenînim lâle haddin serv kaddin şâh-ı şûh
1Ey sevgili, ikinci Yusuf’sun; belki Yusuf’un kendisisin.
2Nazlım, lale yanaklım, servi boylum, güzeller şahı.
Yusuf benzetmesi güzelliğin kutsal anlatıdaki ölçüsünü çağırır. Şair ‘ikinci Yusuf’ demekle yetinmeyip onun Yusuf’un kendisi olabileceğini söyleyerek övgüyü benzerlikten özdeşliğe yükseltir.
- 8
Olmaz ey şûh-i cihânım sana benzer dahi şûh
Çeşm-i şehlâlarla ol âhû bakışlar sende var
1Ey dünyanın güzeli, sana benzer başka güzel olmaz.
2Sürmeli gözler ve ceylan bakışlar sende bulunur.
Nakarat sevgilinin dünyadaki bütün güzellerden üstün olduğunu yeniden söyler. Ardından sürmeli gözler ile ceylanı andıran bakışlar, bu eşsizliğin yüz üzerindeki somut ve etkileyici işaretleri olarak gösterilir.
- 9
Tarz-ı gûnâ gûn ile canlar yakışlar sende var
Âşıkı hayrân eder hûnî bakışlar sende var
1Türlü türlü tavırla can yakan bakışlar sende vardır.
2Kan dökücü bakışların âşığı şaşkına çevirir.
Sürmeli ve ceylanı andıran gözler önce çekici görünür; sonraki dizede bakışların can yakması bu çekiciliğin zarar veren yanını açar. Güzellik ile tehlike aynı gözlerde birleşir.
- 10
Nâzenînim lâle haddim serv kaddim şâh-ı şûh
Olmaz ey şûh-i cihânım sana benzer dahi şûh
1Nazlım, lale yanaklım, servi boylum, güzeller şahı.
2Ey dünyanın güzeli, sana benzer başka güzel olmaz.
Bakışların ‘kan dökücü’ niteliği âşığın şaşkınlığını fiziksel bir saldırının sonucuna benzetir. Nakarata dönüş, yaralanmış kişinin yine de yaralayan güzeli hükümdar saymayı sürdürdüğünü gösterir.
- 11
Tek bana incittiğin göstermesin Bârî Hudâ
Akl u fikr ü cân ü dil hep yoluna olsun fedâ
1Tanrı, bana yaptığın incitmeyi başkasına göstermesin.
2Aklım, fikrim, canım ve gönlüm hep yoluna feda olsun.
Sevgilinin incitmesinin başkasına gösterilmemesi dileği hem sitem hem ayrıcalık arzusudur. Âşık acıyı reddetmez; onu yalnız kendisine ait bir bağ olarak korurken aklını ve canını bütünüyle feda eder.
- 12
Etme Âşık Ömer-i dervîşi vaslından
Nâzenînim lâle haddim serv kaddim şâh-ı şûh
1Derviş Âşık Ömer’i kavuşmandan ayırma.
2Nazlım, lale yanaklım, servi boylum, güzeller şahı.
Mahlas dizesinde Ömer kendisini derviş diye küçültür ve tek isteğini kavuşmadan ayrılmamak olarak açıklar. Son nakarat, duanın kime yöneldiğini tekrar sevgilinin bedensel güzelliğinde toplar.
- 13
Olmaz ey şûh-i cihânım sana benzer dahi şûh
1Ey dünyanın güzeli, sana benzer başka güzel olmaz.
Tek başına kalan son dize şiiri sevgilinin eşsizliği hükmüyle kapatır. Beş bent boyunca değişen imgelerden sonra bu tekrar, âşığın fikrinin hiçbir deneyimle değişmediğini kesinleştirir.
Metnin kaynağı
Basılı gövdedeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 23. dize “Etme Âşık Ömer-i dervîşi vaslından cüdâ”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 602 numaralı metnin 25 dizesi ve 13 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Sofi elin çek hazer itÂşık Ömer · Tasavvufî öğüt manzumesi→
Servi boylu sevgiliyi bağra çekmek dışarıdaki bir kişiyi iç dünyaya alma hareketidir. Buna karşılık içeriden yükselen ahlar, yakınlık hayalinin huzur değil sürekli bir özlem ürettiğini gösterir.