Şu Fani Dünyanın Vefası Yoktur
Geda Muslî fani dünyanın kimseye vefa göstermediğini, sultanla yoksulu aynı ölüm hükmünde birleştirerek söyler. Kefen, meyyit ve sal imgeleri son dörtlükte cenaze topluluğuna dönüşür; sahiplik iddiası ölüm karşısında bütünüyle silinir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
mülkünün vefası yoktur
Konan göçtü bizim, yol bizim
1Şu geçici dünyanın vefası yoktur;
2Buraya konan göçtü; şimdi sıra ve yol bizimdir.
- 2
Belâsı, kazası, mihneti çoktur.
Murat bizim, istek bizim, hâl bizim
1Onun belası, kazası ve sıkıntısı çoktur;
2Ama murat, istek ve yaşanan hâl bizimdir.
Belâ, kaza ve sıkıntının çokluğu dünyanın geçici yapısını sürdürür. Buna karşılık murat, istek ve hâlin topluluğa ait sayılması, dış felaketler içinde bile iç yönelişin kişinin elinde kaldığını anlatır.
- 3
Muhammed dininin yoktur şeriki
Olur âlemlerin mülkü maliki
1Muhammed’in dininin ortağı yoktur;
2Bütün âlemlerin mülküne sahip olur.
Muhammed dininin ortağı olmadığı sözü tevhid vurgusudur; âlemlerin mülküne sahip olma düşüncesi bu benzersizliği kozmik ölçekte açıklar. Şiir yol kimliğini önce inanç temeline oturtur.
- 4
Tarikimiz Hacı Bektaş tariki
Hırka bizim, nemet bizim, şal bizim
1Yolumuz Hacı Bektaş’ın yoludur;
2Hırka, nimet ve şal bizim yol işaretlerimizdir.
Hacı Bektaş yolu açıkça tarikatin adı olarak verilir; hırka, nimet ve şal bu aidiyetin görünür ve paylaşılan işaretleridir. ‘Bizim’ tekrarı, bireysel eşyaları ortak yol mirasına dönüştürür.
- 5
Din Muhammed dini girdik gireriz
Tarikatte ikrarımız güderiz
1Muhammed’in dinine girdik, bu yolda ilerleriz;
2Tarikatta verdiğimiz ikrarı gözetiriz.
Dine girmek bir defalık kabul, yolda ilerlemek ise süreklilik bildirir. Tarikatta verilen ikrarı gözetmek, topluluğa katılımı sözün davranışla korunmasına bağlar ve şiirin sorumluluk anlayışını kurar.
- 6
Katarımız Hakka doğru yederiz
Katar bizim, yedek bizim, mal bizim
1Kervanımızı Hakk’a doğru götürürüz;
2Kervan, yedek ve taşınan mal bizimdir.
Kervanın Hakk’a doğru sürülmesi hayatı toplu yolculuk gibi gösterir. Katar, yedek ve malın ‘bizim’ oluşu; insanları, desteklerini ve taşıdıkları manevi birikimi aynı hedefe yönelen düzen içinde birleştirir.
- 7
Biz daneyiz dane gibi biteriz
Tebdil olub aslımıza yeteriz
1Biz tohumuz; tohum gibi yeniden biteriz;
2Biçim değiştirip aslımıza ulaşırız.
Tohum gibi toprağa düşüp yeniden bitmek, ölümü yok oluş değil dönüşüm olarak yorumlar. Biçim değiştirerek asla ulaşmak, ilk bentteki göç sırasına umut veren döngüsel bir anlam kazandırır.
- 8
Aşk ehliyiz gülistanda öteriz
Bülbül bizim, gülzar bizim, gül bizim
1Biz aşk ehliyiz; gül bahçesinde öteriz;
2Bülbül de gül bahçesi de gül de bizimdir.
Aşk ehlinin gül bahçesinde bülbül gibi ötmesi, topluluğu sevgi söyleyen canlılara dönüştürür. Bülbül, bahçe ve gülün birlikte sahiplenilmesi, seven, sevgi alanı ve sevgili arasındaki ayrımı kaldırır.
- 9
Geda Musli ider niçin ölürüz
âhır aslın böyle biliriz
1Geda Muslî sorar: ‘Neden ölelim?’
2Başlangıçtan sona aslın böyle olduğunu biliriz.
Geda Muslî’nin ‘neden ölelim’ sorusu, tohum ve dönüşüm imgelerinden doğan manevi dirilik iddiasıdır. Başlangıçtan sona aslın bilinmesi, bu güveni kişisel teselliden yol öğretisine taşır.
- 10
Biz göçeriz gâh bu mülke geliriz
bizim, götüren bizim, bizim
1Biz göçer, zaman zaman bu dünyaya yeniden geliriz;
2Ölü de onu götüren de cenaze salı da bizdendir.
Dünyaya zaman zaman gelip göçme düşüncesi yaşamı tekrarlanan konaklama olarak gösterir. Ölü, taşıyan ve cenaze salının aynı topluluğa ait oluşu, ölümü yabancı bir olay değil ortak yolculuğun parçası sayar.
Metnin kaynağı
Geda Muslî isnadı tarihî baskının şair bölümü ve geleneksel aktarımına dayanır; kaynak paketi atfı kesinleştirmediği için “probable” korunmuştur.
Atıf kanıtını aç ↗Bektaşî Şairleri ve Nefesleri c.1-2, 1955; Geda Muslî, basılı No. 1; PDF 254–255; 10 birim/20 dize. Kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Erenler serveri ol sırrım AliGeda Muslî · Hz. Ali’den medet isteyen nefes→
Dünyanın vefasızlığı, buraya konan herkesin sonunda göçmesiyle açıklanır. Sıranın şimdi bize gelmesi ölüm korkusunu saklamaz; yolun ‘bizim’ oluşu, bu zorunlu geçişi bilinçle üstlenme kararlılığıdır.