Sevgili yine konuşmaz oldu; söyleyin de konuşsun
Âşık, kendisine küsen sevgilinin yeniden konuşması için dostları aracı kılar. Neden kaçındığını anlayamaz; bir sözün aşk hastasına şifa olacağını söyler. Ayrılık zehrine vefa merhemi isteyen Ömer, dostlar yetmezse rakibe bile yalvarılmasını kabul eder ve sevgiliden hiç değilse bir kez teselli bekler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Söylemez oldu yine dildâre söylen söylesün
Ol beni şîrin şeker söylen söylesün
1Sevgili yine konuşmaz oldu; söyleyin de konuşsun.
2O tatlı, şeker sözlü güzele söyleyin de konuşsun.
- 2
Tek dururken yine nettin neyledin sultânıma
Nemden incinmiş aceb ol yâre söylen söylesün
1Sessizce dururken sultanıma ne yaptın, nasıl davrandın?
2Acaba bende neye incinmiş; o sevgiliye sorun da söylesin.
Şair kendi suçunu bilmediğinden aracıya ‘ne yaptın’ diye sordurur. Sebebi açıklanmayan küslük, âşığın hem kendisini sorgulamasına hem sevgiliden açık bir cevap istemesine yol açar.
- 3
Bakmaz oldu yüzüme ol dilber-i âlîcenâb
Ne sebebden eyledi ben bendesinden
1O yüce gönüllü güzel artık yüzüme bakmıyor.
2Kulundan neden kaçındığını anlayamıyorum.
Yüce gönüllü diye anılan sevgilinin yüzüne bakmaması ve kendi kulundan kaçınması övgüyle davranış arasındaki çelişkiyi açar. Şair suskunluğun nedenini doğrudan sorgular.
- 4
Haste-i aşk olana her bir sözü cevâb
Ben helâk oldum aman bir pâre söylen söylesün
1Aşk hastasına onun her sözü şifa veren cevaptır.
2Ben yok oldum; ne olur, azıcık konuşmasını sağlayın.
Aşk hastasına sevgilinin her sözü şifa veren cevaptır. Şair kendisini helâk olmuş sayıp yalnız küçük bir konuşma ister; büyük kavuşma yerine sesin iyileştirici payına razıdır.
- 5
Çeşmi hâtırdan ırak ettiyse vuslat demlerin
Yâ nedendir doldurup sunmak bu firkat
1Gözü kavuşma zamanlarını gönülden uzaklaştırdıysa,
2Bu ayrılık zehirlerini doldurup sunmasının sebebi nedir?
Sevgilinin gözü kavuşma zamanlarını hatırdan uzaklaştırmış, ayrılık zehrini dolu dolu sunmuştur. Soru, geçmiş yakınlığın niçin unutulup yerine sürekli acı konduğunu sorgular.
- 6
Zahm-i tîğ-ı çevrine sarsın vefâ merhemlerin
Yâ derdine bir çâre söylen söylesün
1Vefa merhemlerini eziyet kılıcının yarasına sarsın.
2Ya da içimdeki derde bir çare söyleyin de konuşsun.
Eziyet kılıcının açtığı yaranın vefa merhemleriyle sarılması istenir. İç derdin çaresi yine sevgilinin söyleyeceği söze bağlanır; yaralayan kişi aynı zamanda tek hekimdir.
- 7
Acıyın dostlar meded bu ben gedânın âhına
Cürmünü eylen dilek yüzler sürün dergâhına
1Dostlar, bu yoksulun ahına acıyıp yardım edin.
2Suçunu dile getirin, dergâhına yüz sürüp ricada bulunun.
Şair dostlarından bu yoksul âşığın ahına acımalarını ister. Onlardan suçunu dile getirip sevgilinin dergâhına yüz sürmelerini beklemesi, aracıları bir af heyetine dönüştürür.
- 8
sözünüz geçmezse hublar şâhına
Minnet edin yalvarın ağyâre söylen söylesün
1Sözünüz güzeller şahına rahatça geçmezse,
2Rakibe minnet edip yalvarın; ona söyleyin de konuşsun.
Dostların sözü güzeller şahına zahmetsizce geçmezse rakibe yalvarmaları istenir. Şairin kıskandığı kişiden yardım beklemesi, suskunluğu kırma arzusunun gururu aştığını gösterir.
- 9
Kâ’be-i Hak yoluna kıldım fedâ cân ü seri
ol efendim pâdişâhım ben anın bir kemteri
1Canımı ve başımı Tanrı’nın Kâbe yolu uğruna feda ettim.
2O benim efendim ve padişahımdır; ben onun küçük bir kuluyum.
Canını ve başını Hak Kâbe’sinin yoluna feda ettiğini söyleyen âşık, sevgiliyi efendi ve padişah sayar. Kendisini onun en küçük kulu diye konumlayarak talebini teslimiyet diliyle sunar.
- 10
Hâtırım kılsun tesellî bâri bir kez ol perî
Küsmesün Âşık Ömer nâçâre söylen söylesün
1O peri hiç değilse bir kez gönlümü teselli etsin.
2Çaresiz Âşık Ömer’e küsmesin; söyleyin de konuşsun.
Şair perinin hiç değilse bir kez gönlünü teselli etmesini ister. Âşık Ömer’in küsmemesi için çaresiz kula bir söz söylenmesi dileği, şiiri küçük ama doğrudan bir barış talebiyle kapatır.
Metnin kaynağı
Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 20. dize “Küsmesün Âşık Ömer nâçâre söylen söylesün”.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 520 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Söylenür dillerde nâm-ı âlişânı Varna’nınÂşık Ömer · Şiir→
Suskun sevgiliye doğrudan ulaşılamadığı için söz dostlara emanet edilir. Şeker konuşmanın yokluğu, sessizliği basit iletişim kesintisinden âşığı besinsiz bırakan ağır bir mahrumiyete çevirir.