Şükûh-i hüsn mükemmel celâl şartınca
Sevgilinin Yusuf yüzü, ayva tüyleri ve dudağı çevresinde ilerleyen gece buluşması. Gece buluşması, konuşma ve dudağın hayat suyu, şairin susuz gönlünü doyuran tek bir yakınlık sahnesinde birleşir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-i hüsn mükemmel şartınca
Hele güzeldir o Yûsuf cemâl şartınca
Vücûdı bağını seyr eyledik o sebz hatın
Şükûfte gonca-i lâli nihâl şartınca
Müşerref idüp o meh bendehânemiz bu gice
Bizimle itti biraz kîl ü kal şartınca
Gehî niyâz ü gehî nâz bahsine girdik
Netîce hâlimiz itti suâl şartınca
Derâgûş idüp anı Dürrîyâ dil-i teşne
Lebinden eyledi şartınca
1Güzelliğinin görkemi, ululuğun gerektirdiği ölçüde kusursuzdur.
2Hele o Yûsuf yüzlü sevgili, güzelliğin bütün ölçülerine göre güzeldir.
3O yeşil ayva tüyünün sardığı güzellik bağını seyrettik.
4Kırmızı dudağının goncası, fidanına yaraşır biçimde açılmıştı.
5O ay yüzlü sevgili bu gece kul evimizi şereflendirdi.
6Bizimle usulünce biraz söyleşip tartıştı.
7Bazen yalvarıştan, bazen nazdan söz ettik.
8Sonunda hâlimizi gereğince sordu.
9Ey Dürrî, susamış gönül onu kucaklayınca,
10dudağından usulünce hayat suyu içti.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Dürrî (Vanlı Ahmed) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir, sevgilinin güzelliğini Yusuf benzetmesiyle açar; beden bahçesi, gonca dudak ve susamış gönül imgeleri buluşmayı duyusal bir sahneye çevirir. Niyaz ile naz arasındaki konuşma, son beyitte sevgilinin dudağından hayat suyu içme arzusuna bağlanır.