Ümîd-i gerden iderken semen semen diyerek
Yasemin boyun umudundan yara, kefen ve ölüm tabibine uzanan hayal kırıklığı. Sararan yüz, yara pamuğu ve ecel tabibinin elindeki kefen, sevgilinin beden imgelerini ölüm kaygısıyla koyulaştırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ümîd-i gerden iderken diyerek
İrişti sebze-i hattı çemen çemen diyerek
Akîk-i lâ'li ümîdiyle zülfe bend oldum
Dirîğ Çin'de kaldım Yemen Yemen diyerek
O -i hazandan değildir âlâde
Sarardı çehresi sîb-i zekan zekan diyerek
Görünmez oldı tenim penbe-i cerâhatten
Yed-i tabîb-i ecelde kefen kefen diyerek
Kelâm-ı Cehdî'ye Dürrî kâbildir
Eğer okursa bu şi'ri hasen hasen diyerek
1Yasemin diye diye sevgilinin boynunu görmeyi umarken
2Ayva tüylerinin yeşilliği “çimen” diye diye belirdi.
3Yakut dudağına erişme umuduyla saçına bağlandım.
4Ne yazık, “Yemen” diye diye Çin'de kaldım.
5Bu sarı renk yalnız sonbahardan bulaşmış değildir.
6“Elma çene” diye diye yüzü sarardı.
7Yaraya konan pamuklardan bedenim görünmez oldu.
8Ölüm tabibinin elinde bu pamuklar kefen üstüne kefen oldu.
9Ey Dürrî, Cehdî’nin sözüne nazire yazmak uygundur;
10bu şiiri okursa “güzel, güzel” diyecektir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Dürrî (Vanlı Ahmed) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Gazel “semen semen”, “Yemen Yemen” ve “kefen kefen” tekrarlarıyla arzunun aşamalı çöküşünü seslendirir. Saçın bağı ve lal dudağın umudu âşığı uzaklarda bırakır; yara pamuğu bedeni görünmez kılar. Son beyit Cehdî’ye nazireyi şiirin kendi değeriyle savunur.