Şükür Hakk’ın Keremine
Kaygusuz imanı kendi içinde bulmasını Tanrı’nın açtığı kapı, nuru ve rahmetiyle açıklar. Peygamberin şefkati ve velilerin himmetiyle yabancılık ortadan kalkar; yaratılmışlara dost olan şair kaygısızlığını ilan eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Şükür Hak’kın keremine
Ben bende buldum îmânı
1Hakk’ın keremine şükür.
2İmanı kendi içimde buldum.
- 2
Hak bir açtı bana
Ben bende buldum îmânı
1Hak bir kapı açtı bana.
2İmanı kendi içimde buldum.
Tanrı’nın açtığı kapı, içteki imanın fark edilmesini sağlayan ilahî imkânı somutlaştırır. Kapı imgesi kapanmış kavrayışın açılmasını anlatır.
- 3
Hak’kın kapusun açayın
Âleme nûrun saçayın
1Hakk’ın kapısını açayım.
2Âleme nûrun saçayım.
Şair Hak kapısını açıp nuru âleme saçmak ister; kişisel keşif başkalarını aydınlatacak sorumluluğa dönüşür. Nuru paylaşmak buluşun toplumsal yönünü gösterir.
- 4
Küfrüm yok neden kaçayın
Ben bende buldum îmânı
1İnkârım yok; neden kaçayım?
2İmanı kendi içimde buldum.
İnkâr kalmadığında kaçacak sebep de kalmaz; iman buluşu korku ve uzaklaşma ihtiyacını ortadan kaldırır. Kaçışın bitmesi Hakk’a güvenin yerleşmesidir.
- 5
Hak nazar eyledi bana
Dopdolu olam cihâna
1Hak baktı bana.
2Bütün cihanı doldurayım.
Tanrı’nın bakışı özneyi cihanı dolduracak genişliğe taşır; içteki iman bütün varlığa yayılan nur olur. Cihanı doldurma sözü gönlün sınırını genişletir.
- 6
düştüm ol sultâna
Ben bende buldum îmânı
1O sultanın tecellisine eriştim.
2İmanı kendi içimde buldum.
Sultanın tecellisine mazhar olmak, iman buluşunu şairin başarısından çok kendisine yönelen bakışla açıklar. Mazhar oluş özneyi alan değil kabul eden yapar.
- 7
Hak’kın lûtfu rahmetiyle
Habîbinin şefkatiyle
1Hakk’ın lütfu ve rahmetiyle.
2Sevgili Peygamberinin şefkatiyle.
Tanrı’nın lütuf ve rahmeti, inancın ilahî kaynaklarını birlikte anarak kulun kendi payını sınırlı tutar. Rahmet, imanın korkudan çok bağışla doğduğunu belirtir.
- 8
Evliyânın himmetiyle
Ben bende buldum îmânı
1Velilerin himmetiyle.
2İmanı kendi içimde buldum.
Peygamber şefkatiyle velilerin himmeti eklenince iman, kutsal ve manevî bir destek zincirine bağlanır. Himmet kişisel yolu veliler topluluğuna ekler.
- 9
Yaradılmışa
Kalmadı arada ağyâr
1Yaratılmışların dostu O’dur.
2Kalmadı arada yabancılar.
Yaratılmışlara dost olunca aradaki yabancılar silinir; iç iman toplumsal ve kozmik yakınlık üretir. Yabancının silinmesi yaratılmışlarla barış doğurur.
- 10
KAYGUSUZ’um ne kaygum var
Ben bende buldum îmânı
1KAYGUSUZ’um ne kaygım var.
2İmanı kendi içimde buldum.
Kaygusuz’un kaygısızlığı, kendi içinde bulduğu imanla temellenir; mahlas anlamını şiirin sonucunda kazanır. Kaygının kalkması mahlasın sözlük anlamını da işler.
Metnin kaynağı
Basılı Kaygusuz/Alâeddin atfı, TEİS’teki Vizeli Şeyh Alâeddin Ali kimliğiyle eşleştirildi; Kaygusuz Abdal (Alâeddin Gaybî) kimliğiyle birleştirilmedi.
Atıf kanıtını aç ↗Halk Edebiyatı Antolojisi, 1938; Kaygusuz Alâeddin, basılı No. 3, PDF 216–217; 10 birim/20 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır; tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yüce sultanlar sultanıKaygusuz Abdal · Dert isteme ve teslimiyet ilahisi→
Hakk’ın keremine şükür, imanın dışarıdan değil insanın kendi içinde bulunmasıyla gerekçelendirilir. İçteki iman keremin kişide açılan sonucudur.