Taç marifet tacıdır
Gaybî gerçek tacın marifet olduğunu, taklitle doyanın hakikatte aç kaldığını söyler. Âlem tek Hak görünüşü, insan bu ağacın meyvesi, söz de insan meyvesinin çekirdeğidir. Kişinin kendini bilmesi hakikat miracına ve rububiyet tacını anlamaya götürür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Tac ma’rifet tâcıdır
Sanma gayri tâc ola
1Gerçek taç, marifet tacıdır.
2Başka bir taç olduğunu sanma.
- 2
ile tok olan
Hakikatte aç ola
1Taklitle doyan kişi,
2Hakikatte aç kalır.
Taklitle doymak başkasının sözünü yaşanmadan tekrar etmektir. Dışarıdan yeterli görünen bu bilgi hakikatte aç bırakır; çünkü kişinin kendi tecrübesinde sınanmamıştır.
- 3
Düşe düşüp aldanma
Kendin hayrete salma
1Düşe kapılıp aldanma.
2Kendini şaşkınlığa düşürme.
Düşe aldanmak görüntüyü gerçek saymak, hayrete kendini salmaksa işareti anlamadan şaşkınlıkta kalmaktır. Şair hayali yorumlamak yerine kaynağa yöneltir.
- 4
Hak’tan gayrı ne vardır
Tabire muhtaç ola
1Hak’tan başka ne vardır ki,
2Yorumlanmaya muhtaç olsun?
Hak’tan başka yorumlanacak bağımsız varlık bulunmaması vahdet hükmüdür. Tabir ihtiyacı çokluk görüntüsünden doğar; kaynak bir görülünce bilmece çözülür.
- 5
Sana âlem görünen
Hakikatte Allah’tır
1Sana âlem gibi görünen,
2Hakikatte Allah’tır.
Âlem diye görünenin hakikatte Allah oluşu, yaratılmışı Tanrı ile kaba biçimde eşitlemekten çok her görünüşün ilahi varlığa dayandığını bildirir.
- 6
Allah birdir vallahi
Sanma ki bir kaç ola
1Allah birdir, yemin ederim.
2Birden fazla olduğunu sanma.
Allah’ın birliği yeminle pekiştirilir. Birkaç ilke veya bağımsız güç sanmak, âlemin çoklu yüzünü kaynağın çokluğu diye yanlış okumaktır. Görünüşler çok olsa da dayanak birdir.
- 7
Bir ağaçtır bu âlem
Meyvası olmuş âdem
1Bu âlem bir ağaçtır.
2İnsan onun meyvesidir.
Âlemin ağaç olması bütün varlıkları aynı kökten dallanan düzen içinde gösterir. İnsan meyve sayılarak bu düzenin bilinç ve anlam üreten sonucu yapılır.
- 8
Maksûd olan meyvadır
Sanma ki ağaç ola
1Amaçlanan şey meyvedir.
2Ağacın kendisi olduğunu sanma.
Maksadın meyve olması ağacı değersiz kılmaz; süreç ürününde anlam kazanır. Şair dış yapıda oyalanmak yerine insanda olgunlaşan idrake bakmayı ister.
- 9
Bu âdem meyvasının
Çekirdeği sözündür
1Bu insan meyvesinin,
2Çekirdeği sözdür.
İnsan meyvesinin çekirdeği söz olduğunda dil, yeni anlam ve nesiller üretme gücü kazanır. Çekirdek küçük olsa da bütün ağacın imkânını içinde taşır.
- 10
Sözsüz bu âdem âlem
Bir anda ola
1Söz olmazsa insan ve âlem,
2Bir anda yağmalanır.
Sözsüz insan ve âlemin talan olması düzenleyici anlamın kaybolmasıdır. Dil yalnız iletişim değil, insanın dünyayı koruyup aktarabilmesini sağlayan manevi çekirdektir.
- 11
Bu sözlerin meâli
Kişi kendin bilmektir
1Bu sözlerin anlamı,
2Kişinin kendini bilmesidir.
Bütün sözlerin meali kendini bilmektir; farklı öğütler aynı özbilgiye yönelir. Kişi kendi sınırını, kaynağını ve içindeki ilahi işareti tanımadan hakikate erişemez.
- 12
Kendi kendin bilene
Hakikat ola
1Kendini bilene,
2Hakikat bir miraç olur.
Kendini bilmek miraç olur; yükseliş mekânda değil idrak derecesindedir. Özbilgi kişiyi benlik övgüsüne değil varlığının Hak’ka bağımlılığını görmeye çıkarır.
- 13
Hak denilen özündür
Özündeki sözündür
1Hak denilen senin özündür.
2Özündeki sözdür.
Hak denilenin özde bulunması aranan hakikatin bütünüyle dışarıda olmadığını söyler. Özdeki söz, bu iç bağı bilinç ve ifade alanına taşıyan canlı tanıktır.
- 14
GAYBÎ özün bilene
tâc ola
1Gaybî, özünü bilene,
2Rablik tacı görünür.
Gaybî kapanışta özünü bilene rububiyet tacı verir; bu insanın Rab olduğu iddiası değil, terbiye eden ilahi hükmü kendi varlığında tanımasıdır.
Metnin kaynağı
Atıf basılı Kütahyalı Sun’ullah Gaybî bölüm başlığına ve kaynak kimlik kanıtına dayanır.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 Halk Edebiyatı Antolojisi içindeki Kütahyalı Sun’ullah Gaybî bölümü, 1 numaralı metin: 28 özgün dize ve 14 editoryal birim basılı sırayla korunmuştur. Sabit kaynak sürümü ergun1938-gaybi-sunullah-n1-F0678A2820A9.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Marifet tacı dış iktidar değil hakikati tanıma değeridir. Başka tacı gerçek sanmamak, toplumsal unvan ve gösterişi manevi kavrayışın yerine koymamayı öğütler.