Tu Yüzüne Lânet Şanına Yezid
Üç dörtlük boyunca dönüp duran tek bir lânet cümlesi şiirin omurgasını kuruyor. Şair muhatabını önce ölüm yolculuğunda yakalıyor, sonra havlayan bir köpeğe benzetiyor, en sonunda da elinde silah olmadığını itiraf ederek lâneti tek silahı hâline getiriyor.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bu dünyadan o Dünyaya giderken
yüzüne lânet şanına
Hak evini yıkıp edersin
yüzüne lânet şanına
1Bu dünyadan öbür dünyaya giderken
2tü yüzüne, lânet olsun adına Yezid
3Tanrı'nın evini yıkıp viran edersin
4tü yüzüne, lânet olsun adına Yezid
- 2
Kara köpek gibi kuyruk
Gelene geçene hav der ürürsün
İl sana güler sen kime gülersin
yüzüne lânet şanına
1Kara köpek gibi kuyruk sallarsın
2gelene geçene hav diye havlarsın
3el âlem sana güler, sen kime gülüyorsun
4tü yüzüne, lânet olsun adına Yezid
Dörtlük muhatabı insanlıktan çıkarıp hayvana indiriyor ve bunu iki adımda yapıyor: önce kuyruk, sonra ses. "Hav" sesinin doğrudan dizeye alınması, şiirin başındaki "Tu" ile aynı işi görüyor — anlamı değil sesi taşıyor. Üçüncü dize ise alaycı bir tersine çevirme: gülen sanılan aslında gülünen kişidir.
- 3
Teslim Abdal eder ihlâsın
Gözümde okum yok vurup yıkayım
Yetmiş iki milletin canına sokayım «?»
yüzüne lânet şanına
1Teslim Abdal ihlâsını dimdik ayakta tutar
2gözümde okum yok ki vurup yıkayım
3yetmiş iki milletin canına saplayayım «?»
4tü yüzüne, lânet olsun adına Yezid
Mahlas dörtlüğü şiirin silahını açık ediyor: elde ok yok, olan yalnız ihlâs ve lânettir. "Sokayım" bir önceki dizedeki okun devamıdır, yani saplamak demektir; "yetmiş iki millet" ise dünyadaki bütün topluluklar. Kaynağın bu satıra koyduğu «?» derleyicinin kendi okuyuşundan emin olmadığını söylüyor; dizenin on üç heceye şişmesi de kuşkuyu doğruluyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 163195 numaralı sürüm esas alındı; imlâsına dokunulmadı. Sayfa başındaki "— 15 —" antolojinin sıra numarasıdır, metne alınmadı; geriye üç dörtlük kalıyor. On birinci dize kaynakta «?» işaretiyle bitiyor: bu, derleyicinin okuyuşundan emin olmadığını gösteren bir kayıttır, dizenin içinde durduğu için silinmedi. Aynı dize on üç hecedir, şiirin geri kalanı on birlik. "o Dünyaya" ve "İl" kelimelerinin büyük harfle dizilişi de kaynaktaki gibi bırakıldı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yönümü döndürdüm Sarı Sultan’aTeslim Abdal · Nefes→
Nakarat daha ilk dörtlükte iki kez geçiyor; şiir kendi tekrarını en baştan kurup okura ritmi öğretiyor. "Tu" bir kelime değil, tükürme sesinin harfe dökülmüş hâli — lâneti soyut bir dilekten bedensel bir tepkiye çeviriyor. "Hak evi" hem Kâbe hem gönüldür; Alevî-Bektaşî dilinde asıl yıkılan ikincisidir.