Turnam, size seyyah vermiş Murtezâ
Âhû, Horasan diye seslenen turnayı Ehl-i beyt'e canını adamış bir yolcu olarak konuşturur. Rehber ve mürşit, semah ve erkân ile birleşir; gül bahçesi ve bülbül imgeleri Şah'ın güzelliğini taşırken turnanın dilindeki sürekli ‘ya Hû’ zikri dünyayı baştan sona kuşatır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
size vermiş
Nazlı nazlı söyler deyu
1Turnam, Murtezâ sizi yolcu etmiş.
2Nazlı nazlı ‘Horasan’ diye söylüyor.
- 2
-i beyt’e cânın eylemiş
Nazlı nazlı söyler deyu
1Canını Ehl-i beyt'e adamış.
2Nazlı nazlı ‘Horasan’ diye söylüyor.
Canını Ehl-i beyt'e adayan turna, yolculuğunu bağlılık fedakârlığıyla sürdürür. Horasan'ın nazlı biçimde yinelenmesi, ağır adanmışlığı yumuşak ve ezgili bir sesle taşır.
- 3
Biri rehber olmuş mürşide gider
Sözünce semâın âşikâr eder
1Biri rehber olmuş, mürşide gidiyor.
2Sözüyle semahı açıkça gösteriyor.
Rehberin mürşide gitmesi, yol gösterenin de daha yüksek bir öğreticiye bağlı olduğunu gösterir. Sözle semahı açığa çıkarması, öğretinin yalnız açıklamayla değil, ritüel hareketle görünür olduğunu belirtir.
- 4
Muhammed Ali’nin erkânın güder
Nazlı nazlı söyler deyu
1Muhammed ile Ali'nin yol düzenini sürdürüyor.
2Nazlı nazlı ‘Horasan’ diye söylüyor.
Muhammed-Ali erkânını sürdürmek, turnanın taşıdığı haberin davranış ve tören düzenine bağlı olduğunu açıklar. Horasan nakaratı bu düzeni erenlerin geldiği coğrafi ve manevi kökle birleştirir.
- 5
Şâhımın kuvveti her yüzde belli
Cemâli gülşenin açılur gülü
1Şah'ımın gücü her yüzde bellidir.
2Güzelliğinin gül bahçesinde gül açılır.
Şahın kuvveti yüzlerde görülen bir iz olarak sunulur; böylece manevi güç insan çehresinde belirir. Gül bahçesinde açan gül, bu kudretin sertlikten çok güzellik ve canlılık ürettiğini anlatır.
- 6
Erenler bülbülü tatlıdır dili
Nazlı nazlı söyler deyu
1Erenlerin bülbülünün dili tatlıdır.
2Nazlı nazlı ‘Horasan’ diye söylüyor.
Erenler bülbülünün tatlı dili, manevi sözü bahçede öten kuşun ezgisine benzetir. Horasan nakaratı, bu güzel sesin kişisel hüner değil erenler geleneğinden gelen haber olduğunu hatırlatır.
- 7
Âhû Dede’m eder turnamdır âhû
Dünyânın evveli âhırı bir hû
1Âhû Dede'm der ki turnam bir ceylandır.
2Dünyanın başı da sonu da tek bir ‘Hû’dur.
Âhû ile turna arasında kurulan hayvan imgesi, şairin mahlasıyla haberci kuşu aynı sembolik alanda buluşturur. Dünyanın başı ve sonunun Hû olması, bütün zamanları tek ilahi zikre bağlar.
- 8
edinmiş dilinde yâ hû
Nazlı nazlı söyler deyu
1Turnam diline ‘ya Hû’ zikrini yerleştirmiş.
2Nazlı nazlı ‘Horasan’ diye söylüyor.
Turnanın diline yerleşen ‘ya Hû’, ara sıra söylenen söz değil sürekli vird hâline gelmiştir. Son Horasan nakaratı yolculuğu bitirmez; zikri kuşun hareketiyle yeniden dolaşıma sokar.
Metnin kaynağı
ahu bağı kaynak bölüm adı, şiir başlığı veya görünür mahlasla sınırlı olasılıklı atıftır; biyografik kesinlik iddia edilmez.
Atıf kanıtını aç ↗Sadettin Nüzhet Ergun'un 1955 Bektaşi Şairleri ve Nefesleri Cilt 1-2 baskısındaki Turnam size seyyâh vermiş Murtezâ kaydıdır. 16 özgün dize ve 8 iki dizelik birim basılı sırayla harfi harfine korunmuştur; basılı boşluk ve nokta dizileri tahmin edilmemiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
İkrar verdim dönmem Elest bezmindenÂhû Baba · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Turnanın Murteza tarafından yolcu edilmesi, kuşu sıradan göçmen olmaktan çıkarıp Ali'nin gönderdiği haberciye dönüştürür. Horasan sözü, bu yolculuğun manevi menzilini nakarat gibi duyurur.