Vasf-ı dehenin eyler iken benden efendi
Gazel, sevgilinin ağzını anlatmanın dinleyende tat uyandırmasıyla açılır. Öpücükten mahrum âşık, mescid önünde karşısına çıkan zahidin elini öpüp ayağına kapanarak ondan merhamet ister; son beyitteyse sevgiliyi içtenlikle sevmeyen kişiye beddua eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Vasf-ı eyler iken benden efendi
Ol lezzet ile işidenin ağzı sulandı
Gayrilere var bûse-i la'lın bize yok mu
Ol derd ile bu haste gönül cândan usandı
geçersin deyüben mescid önünden
bize dek geldi asâsına dayandı
Öptüm elini düştüm ayağına dedim kim
Rahm eyle bu ben bendene düştükçe efendi
Ey Enverî eşgim gibi yerden yere geçsin
Doğruluğ ile sevmeyen ol
1Efendi, ağzını ben anlatırken
2Sözün lezzetiyle dinleyenin ağzı sulandı.
3Yakut dudağının öpücüğü başkalarına var da bize yok mu?
4Bu dert yüzünden hasta gönül candan usandı.
5Mestçe mescidin önünden geçiyorsun diye
6Zahit asasını dayayıp yanımıza kadar geldi.
7Elini öptüm, ayağına düştüm ve dedim ki:
8Efendi, bu kulun düştükçe ona merhamet et.
9Ey Enverî, gözyaşım gibi yerden yere geçsin
10O uzun boyluyu içtenlikle sevmeyen kişi.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Enverî (Mürekkepçi) adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ağız sulanması, öpücük ve candan usanmak bedensel hazla aşk acısını birleştirir. Beşinci beyitten sonra roller ayrılır: merhamet talebi sevgiliye değil zahide yönelir; yerden yere geçme bedduasının hedefi de sevgili değil, onu doğrulukla sevmeyen kişidir.