Velâyet Mülkinüñ Şâhı Hakîkat Şehrinüñ Mâhı
Eyüp Sultan'ı velayet ülkesinin şahı ve hakikat şehrinin ayı diye öven kıta, ziyaretçiyi türbeye edeple yaklaşmaya çağırır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
mülkinüñ şāhı ĥaķįķat şehrinüñ māhı
-ı Resūl-i Ĥaķ Ebį Eyyūb el-Enśārį
1Velayet ülkesinin şahı, hakikat şehrinin ayı,
2Hak elçisinin sancaktarı Ebû Eyyûb el-Ensârî'dir.
- 2
Nažįr ādāb ile anı ķuśūr itme
Olur maķśūdına nāil anuñ elbetde
1Ey Nazîr, onu edeple ziyaret etmekte kusur etme;
2onun ziyaretçileri elbette dileklerine erişir.
İkinci beyit kitabe övgüsünü ziyaret davranışına çevirir. Şair kendi mahlasına seslenerek edebi şart koşar; son dizedeki ‘züvvâr’ çoğulu, murada erişme umudunu bütün ziyaretçilere açar.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.e8807444-8be2-473b-8401-17fe7c7cc29b:r89-pdf922 sabit kaydı; kısa şiir 89, basılı s.877 / gerçek PDF görüntü 922. Tek sayfalık dört dize tamdır; aparat alınmadı. CC BY exact ek yanında profile-adjacent; PDF içinde gömülü değildir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Yeter gösterdüñ ey meh-rū bize bį-gānelük resmüñNazîr İbrahim · Matla/Müfred→
İlk beyit türbede yatan kişiyi iki şehir imgesiyle yüceltir: velayet bir ülke, hakikat ise ayla aydınlanan bir şehirdir. ‘Alem-dâr’ unvanı övgüyü Eyüp Sultan'ın tarihsel sancaktarlığına bağlar.