Verdim dilimi seb'a-i seyyârına şimdi
Yedi gezegene verilen gönlün ilahi lütufla tutsak oluşu ve şiirin dünyaya meydan okuması. Bülbül, gül ve aşk ateşi arasında benliğini yitiren şair, sonunda kendi şiirinin dünyayı mat bıraktığını ilan eder.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Verdim dilimi seb'a-i seyyârına şimdi
Her lûtf-ı hafîsindeki mi'yârına şimdi
Gösterdi bana ettiği eltâfını bir bir
Gark etti bütün lûtf ile her varına şimdi
Gördüm güzelim hem gül-i handan
Anlar da yanar sendeki aşk nârına şimdi
Mahv etti bütün varını kıldı beni
idüben kal'e-i şehvârına şimdi
Kavlinde kararında da idi dehre
Âlem mat olur Ebkem'in eş'ârına şimdi
1Gönlümü şimdi yedi gezegenine verdim.
2Şimdi her gizli lütfundaki ölçüye bağlandım.
3Bana ettiği iyilikleri bir bir gösterdi.
4Bütün varlığımı lütfuna boğdu.
5Güzelim, hem ağlayan bülbülü hem gülen gülü gördüm.
6Onlar da sendeki aşk ateşiyle yanıyor.
7Bütün varlığımı yok etti, beni tutsak kıldı.
8Şimdi beni görkemli kalesine kapatıp tutsak etti.
9Sözünde ve kararında dünyaya karşı duruyordu.
10Dünya şimdi Ebkem’in şiirleri karşısında mat olur.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Ebkem adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiirde gönül kozmik düzene teslim edilir; gizli lütuflar birer ölçü gibi görünür hâle gelir. Bülbül ve güldeki yanış da aynı aşk ateşine bağlanır. Varlığı silinen özne, görkemli kaleye tutsak olurken son beyit Ebkem’in şiirlerini dünyayı mat eden güç sayar.