Visâlin îdinin cân ile kan hayrânıyız cânâ
Kavuşma bir bayram, âşık da isteyerek kurban olan kişi gibi tasarlanır; dudak yakuta, ayva tüyleri yazıya, kaşlar tuğraya dönüşür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Visâliñ ‘îdiniñ cân ile kan hayrânıyız cânâ
Bıçakdan geçme ol hürrem-demiñ kurbânıyız cânâ
Lebiñ ol kıt’a-i yâkûtdur kim seyr edip hattın
Debîr-i meşk-i ta’lîm-i hat-ı reyhânıyız cânâ
Bu tugrâ gibi kaşlar var iken menşûr-ı hüsnüñde
Şeh-i nâz u ‘itâbıñ bende-i fermânıyız cânâ
Agırlarsañ bizi seng-i melâmetle agırlarsın
Sarây-ı hüsnüñüñ pek tafralı mihmânıyız cânâ
Meded hıfz eyle zîr-i dâmeniñde sarsar-ı gamdan
Cihânıñ nûr-ı şem’-i meclis-i ‘irfânıyız cânâ
Anıñçün çâr-mevc-i ıztırâba düşmüşüz böyle
Güher var sînemizde ma’rifet ‘ummânıyız cânâ
Kalırsa adımız bâkî kalır Vehbî deyü yohsa
Fenâ dünyâda Bâkî gibi biz de fânîyiz cânâ
1Ey sevgili, kavuşma bayramının canla başla hayranıyız.
2Bıçaktan kaçmayız; o kutlu anın kurbanıyız.
3Dudağın, ayva tüylerinin seyrine açılmış yakuttan bir kıtadır;
4biz reyhanî yazısını öğreten meşk kâtibiyiz.
5Güzellik beratında tuğra gibi kaşların varken
6naz ve azarlama şahının buyruğuna bağlı kullarız.
7Bizi kınama taşıyla ağırlarsan da ağırlarsın;
8güzellik sarayının gösterişli konuklarıyız.
9Yardım et, bizi eteğinin altında gam fırtınasından koru;
10dünyadaki irfan meclisinin mum ışığıyız.
11Bu yüzden dört yandan kabaran ıstırap dalgalarına düştük.
12Göğsümüzde inci var; bilgi deniziyiz.
13Adımız kalırsa 'Vehbî' diye kalır; yoksa
14bu geçici dünyada Bâkî gibi biz de fâniyiz.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Sünbül-zâde Vehbî Mehmed Efendi adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Internet Archive kaydındaki tarihî taramaya bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Kavuşma bir bayram, âşık da isteyerek kurban olan kişi gibi tasarlanır; dudak yakuta, ayva tüyleri yazıya, kaşlar tuğraya dönüşür. Taşlanma ile ağırlanma arasındaki kelime oyunu ve irfan denizindeki inci imgesi, son beyitte Bâkî adına yaslanan kalıcılık iddiasıyla bağlanır; Vehbî şiirin adını faniliğe karşı bırakır.