DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Karacaoğlan/Yazın evel baharında
Semai · 17. yüzyıl

Yazın evel baharında

Elmayı aşkın nişanı sayan semai; dalındaki elmayı yere düşmeden koparmayı öğütlüyor, sonunda o elmanın kadrini bilmeyen birinin eline geçmesinden yakınıyor.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yazın evel baharında

    Teferrüçte gör elmayı

    Yel esip yere düşmeden

    Budağında kır elmayı

    1Yazın ilk baharında,

    2gezinirken elmaya bak.

    3Rüzgâr esip yere düşürmeden

    4onu dalında kopar.

    Öğüt açık: Rüzgâr esip elmayı yere düşürürse artık o elma kimsenin değil. Zamanlamayı havaya bırakmamak, sevdada geç kalmamanın en kısa söylenişi; koparmak bir cesaret işi sayılıyor.

  2. 2

    Elmanın dudağı ağlar

    Gözüm yaşı durmaz çağlar

    Beyler, paşalar, ağalar

    Diz üstüne kor elmayı

    1Elmanın dudağı ağlıyor.

    2Gözümün yaşı durmadan akıyor.

    3Beyler, paşalar, ağalar

    4elmayı dizlerinin üstüne koyuyor.

    Elma bir meyve olmaktan çıkıp ağlayan bir dudak kazanıyor. Aynı elma beylerin dizinde saygıyla duruyor; şairin payına düşen ise yalnız gözyaşı.

  3. 3

    gönlüm

    Elmadır âşıka

    Elmasız yare kavuşan

    anar elmayı

    1Gönlüm perişan, perişan.

    2Âşığın nişanı elmadır.

    3Elmasız olarak yârine kavuşan

    4âh eder, elmayı anar.

    Elma burada bir armağan değil, sevdanın belgesi. Onu götürmeden kavuşan biri kavuşmuş sayılmıyor; buluşma gerçekleşiyor ama elde tutulacak bir işaret kalmıyor.

  4. 4

    Karacoğlan kaynar, coşar

    Aşk dalgası boydan aşar

    Bir kötüye yolu düşer

    Kadrin bilmez yer elmayı

    1Karacoğlan kaynıyor, coşuyor.

    2Aşk dalgası boyunu aşıyor.

    3Elmanın yolu kötü birine düşüyor.

    4O da kıymetini bilmeden yiyor.

    Şiir bir yeme sahnesiyle kapanıyor: Nişan olan elma, kadrini bilmeyen birinin ağzında sıradan bir meyveye dönüyor. Kaybedilen elma değil, ona yüklenen anlam.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’ın 144085 numaralı sürümü esas alındı (kitap s. 80, tarama s. 90, tarama sürümü 137986); antolojide “— 6 —” numarasıyla veriliyor. Üçüncü dörtlükteki “Aheder” kaynakta bitişik dizilmiş; “âh eder” okunuşu günümüz Türkçesi satırına yansıtıldı, özgün yazım korundu. Metin, Sadettin Nüzhet Ergun’un Halk Edebiyatı Antolojisi adlı derlemesinin (İstanbul, 1938) taranmış nüshasından aktarıldı. Dizegâh’taki bu beş ek metnin tamamı aynı derlemeye bağlıdır; türkü icralarında dolaşan başka varyantlarla karıştırılmadı. Kaynakta büyük harfle dizilen mahlas (KARACOĞLAN) normal yazıma çevrildi; harf kadrosuna, noktalamaya ve dize düzenine dokunulmadı.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirIlgıt ılgıt esen seher yelleriKaracaoğlan · Koşma

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

evel bahar

İlkbahar; yılın ilk bahar vakti

teferrüç

Gezinti, açık havada dolaşma

budak

Ağacın dalı; dalın gövdeye bağlandığı yer

nişan

İşaret, belirti; sevda alışverişinde verilen hatıra

aheder

Kaynakta bitişik dizilmiş; “âh eder” okunuşu benimsendi

kadir

Değer, kıymet; “kadrini bilmez” değerini anlamaz demek

perişan

Dağınık, düzeni bozulmuş

boydan aşmak

İnsan boyunu geçmek; dayanılmaz hâle gelmek