Yeler durmaz olaldan bûy-i zülfüne sabâ âşık
Devâmî, sabah yelinden Ferhat ile Şirin hikâyesine uzanan gazelinde âşığın kararsızlığını, tecelli ateşini ve kavuşma bayramında canını kurban etmeye hazır oluşunu dile getirir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yeler durmaz olaldan sabâ âşık
Karâr eyler mi bir yerde olan ey dilrübâ âşık
Vücûdun yandırır görse dîdârın
Nice arzeylesin ahvâlini ey meh sana âşık
Unutturur idim adın cihân içinde Ferhâd’ın
Eğer ol ’im dise bir gün bana âşık
Eğer kurbân-ı cân itmezsem ey meh
Mahabbet ehli ortasında adım olmaya âşık
İşidenler Devâmî’nin ü âh ü feryâdın
Didiler var ise olmuş yine ol âşık
1Sabah yeli, saçının kokusuna âşık olduğundan beri durmadan eser.
2Ey gönül çelen güzel, âşık olan bir yerde durabilir mi?
3Yüzünü gören, tecelli ateşiyle yanar.
4Ey ay yüzlü, âşık hâlini sana nasıl anlatsın?
5Adını dünyada Ferhat’a unuttururdum.
6O Şirin dudaklım bir gün bana ‘âşık’ dese.
7Ey ay yüzlü, kavuşma bayramında canımı kurban etmezsem,
8Sevgi ehli arasında adım âşık olarak anılmasın.
9Devâmî’nin iniltisini, ahını ve feryadını duyanlar,
10‘Yine o derde tutulmuş bir âşık olmuş’ dediler.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Devâmî adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Wikimedia Commons taramasının ilgili sayfasına bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şiir, sabah yelinin sevgilinin saç kokusu uğruna durmadan dolaşmasıyla âşığın kararsızlığını eşler. Tecelli ateşi yüzü görmenin yakıcı sonucudur; Ferhat ve Şirin göndermesi aşk iddiasını büyütür. Kavuşma bayramındaki can kurbanı, gerçek âşıklığın ölçüsü sayılır.