DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ramazan Şahı Tahtına Çıktı
Şiir · 17. yüzyıl

Ramazan Şahı Tahtına Çıktı

Ramazanı tahta çıkan cömert bir hükümdar ve yedi iklime yayılan ordu olarak kişileştiren şiir, oruç, tövbe, dua ve Kadir Gecesi aracılığıyla günahın örtülmesini ve manevi yakınlığı anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yine tahtına eyledi şâh-ı ramazan

    Giydi başına külâhı ramazan

    1Ramazan şahı yine tahtına çıktı.

    2Ramazan başına altın işlemeli külahını giydi.

    Ramazan bir hükümdar gibi tahtına oturur ve altın işlemeli külah giyer. Ayın gelişi takvim olayı olmaktan çıkar; görkemli cülus sahnesi, manevi düzenin yeniden yönetimi ele aldığını duyurur.

  2. 2

    -ı bîhaddine müstağrak olup bay ü gedâ

    Ne kerem kânı sahî olur o mâh-ı ramazan

    1Zengin ve yoksul onun sınırsız sofrasına daldı.

    2Ramazan ayı ne cömert bir iyilik kaynağıdır.

    Sınırsız sofrada zenginle yoksulun birlikte bulunması, ramazan bereketini toplumsal farkları aşan ortak nimet yapar. Ayın cömertlik madeni sayılması, ikramın tek öğüne değil bütün zamana yayıldığını gösterir.

  3. 3

    Lem’a-i feyz-i beka dehri kılup pür enver

    Bu hidâyetle ziyâlandı beher hâkister

    1Kalıcı bereketin parıltısı dünyayı ışıkla doldurdu.

    2Bu doğru yol gösterişle her kül yığını aydınlandı.

    Kalıcı bereketin ışığı dünyayı aydınlatırken kül yığınları bile bu hidayetten pay alır. En sönmüş ve değersiz görünen yerde ışık doğması, ramazanın yenileyici etkisini uç bir dönüşümle anlatır.

  4. 4

    Şeceristân-ı minârın şerefâtın yer yer

    Nûrdan nahl ile zeyn etti giyâh-ı ramazan

    1Minare ağaçlığının şerefelerini yer yer,

    2Ramazanın bitkisi, nurdan hurma ağaçlarıyla süsledi.

    Minareler ağaçlık, şerefeler de dallar gibi düşünülür; nurdan hurma ağaçları bu kutsal peyzajı süsler. Şehir mimarisi ramazanla canlı ve ışıklı bir bahçeye dönüşür.

  5. 5

    Gelin ey tâlib-i Hak yüz tutalım Settâr’a

    Hâşe mahrûm ede Mevlâsı kulu yalvara

    1Ey Hakk’ı arayanlar, gelin yüzümüzü Settâr’a çevirelim.

    2Kul yalvarınca Rabbi onu elbette mahrum bırakmaz.

    Hakk’ı arayanlara yapılan toplu çağrı, yönü günahları örten Settâr’a çevirir. Yalvaran kulun mahrum bırakılmayacağı inancı, ibadeti korkudan çok karşılık bulacak güvenli bir başvuru hâline getirir.

  6. 6

    Emr-i Hak ile olup perde azâb-ı nâra

    Dura setretmek içün ehl-i günâhı ramazan

    1Tanrı buyruğuyla cehennem azabı perde arkasında kalır.

    2Ramazan, günah sahiplerini örtmek için durur.

    Cehennem azabının perde arkasında kalması ilahî buyruğa bağlanır. Ramazan da günah sahiplerini örten koruyucu bir varlık gibi durur; ayın işlevi yalnız yasak koymak değil bağışlanmaya alan açmaktır.

  7. 7

    Çalış ey tâlib-i Hak rûha durağ etmek içün

    Âb-ı tevbeyle kara yerlerin ağ etmek içün

    1Ey Hakk’ı arayan, ruha durak hazırlamak için çalış.

    2Tövbe suyuyla kara yerlerini ak etmek için çalış.

    Ruh için durak hazırlamak, tövbe suyuyla kararmış yerleri aklamayı gerektirir. Dışarıdaki oruç düzeni iç temizliğe çevrilir; arayıcıdan beklenen, manevi barınağını kendi çabasıyla hazırlamasıdır.

  8. 8

    Gündüzün eklini şürbünü yasağ etmek içün

    Yedi iklîme yine saldı sipâhı ramazan

    1Gündüz yemeyi ve içmeyi yasaklamak için,

    2Ramazan ordusunu yine yedi iklime saldı.

    Gündüz yeme içme yasağı, yedi iklime yayılan bir ordu imgesiyle anlatılır. Ramazan askerî kuvvet gibi her yere hükmederken fethedilen alan toprak değil, bedenin alışkanlıkları ve günlük arzularıdır.

  9. 9

    Hak’dürür kullarının verici hâcetlerini

    Hamdü şükr ile kılup zikr ü ibâdetlerini

    1Kullarının dileklerini veren Hakk’ın kendisidir.

    2Kullar hamt ve şükürle zikir ve ibadetlerini yerine getirir.

    Dilekleri verenin yalnız Hak olduğu açıkça belirtilir. Hamt, şükür, zikir ve ibadet kulun cevabıdır; beyit, nimet ile kulluk arasındaki ilişkiyi alışveriş değil tanıma ve teşekkür düzeni olarak kurar.

  10. 10

    Ol kerîm-i keremin lûtf ü hidâyetlerini

    Mü’mine eyledi müjde yine mâh-ı ramazan

    1O cömertler cömerdinin lütuf ve doğru yol bağışlarını,

    2Ramazan ayı yine mümine müjdeledi.

    İlahî lütuf ve hidayet mümin için ramazanın getirdiği müjdedir. “Cömertler cömerdi” sözü bağışın kaynağını büyütür; ay, kendi gücünden çok bu sonsuz cömertliği haber veren elçi olur.

  11. 11

    Bu fenâ kaydını geç sâlik-i râh-ı kıdem ol

    Lâmekân iline hükmet melik-i muhteşem ol

    1Bu geçici dünyanın bağını aş; kadim yolun yolcusu ol.

    2Mekânsızlık ülkesine hükmet, görkemli bir hükümdar ol.

    Geçici dünyanın bağını aşma çağrısı, yolcuyu kadim manevi yola çıkarır. Mekânsızlık ülkesinin hükümdarı olma imgesi dış saltanat vaat etmez; dünyevi sınırlardan kurtulmuş iç egemenliği anlatır.

  12. 12

    Şeb-i kadrinde Ömer kaim ü ol

    Kurb-i Îde irişür menzil-i râh-ı ramazan

    1Ey Ömer, Kadir Gecesi’nde ayakta ve sağlam adımlı ol.

    2Ramazan yolunun menzili bayram yakınlığına ulaşır.

    Mahlas beyti Kadir Gecesi’nde ayakta kalmayı ve yolda sağlam durmayı ister. Yolun menzili bayrama yaklaşırken ibadetin doruğu ile sevinç zamanı birleşir; ramazan tamamlanan bir manevi sefer olur.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 23. dize “Şeb-i kadrinde Ömer kaim ü sâbit kadem ol”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 446 numaralı metnin 24 dizesi ve 12 birimi basılı sırayla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirYoktur âgâhım niçün ey mehlika küstün banaÂşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

cülûs

Hükümdarın tahta çıkması.

zerendûd

Altınla işlenmiş.

hân

Sofra.

şerefât

Minare şerefeleri.

ekl ü şürb

Yeme ve içme.

sâbit kadem

Ayağı sağlam, kararlı.