Yokmuş bir âha ey gül-i ra‘nâ tahammülün
Gülün bülbül ahına dayanamamasından başlayan gazel, güzellikle aşkı tek renkte birleştirir; kuru tevekkül ve bilgi gösterisini eleştirip yiğitliği soy yerine eylemde arar, gazelin özünü sevgili tasvirine bağlar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yokmuş bir âha ey tahammülün
Bağrın ne yakdın âteş-i hasretle bülbülün
1Ey güzel gül, demek tek bir aha bile dayanamazmışsın;
2bülbülün bağrını hasret ateşiyle nasıl da yaktın.
- 2
Yek-rengdir zebân-ı hakîkatda hüsn ü ‘aşk
Bânk-i hezâr şu‘lesidir âteş-i gülün
1Hakikatin dilinde güzellik ile aşk aynı renktir;
2bülbülün ötüşü, gül ateşinin alevinden başka değildir.
Hakikat dilinde güzellik ile aşk aynı renktir; bülbülün ötüşü gül ateşinin alevinden başka değildir. Ses, dışarıdan eklenen şarkı değil güzelliğin içinde yanan ateşin görünür uzantısıdır. Âşık ve sevgili iki özne olsa da aynı hakikat renginde birleşir.
- 3
Dûzah-nişîn âteş-i fakr olduğun kalur
Ey tehîdir tevekkülün
1Fakirlik ateşinin cehenneminde oturduğun hâl sürüp gider;
2ey ahiretini yıkan kişi, tevekkülün içi boştur.
Fakirlik ateşinin cehenneminde oturmak sürerken ahiretini yıkan kişinin tevekkülü boş kalır. Beyit, yoksulluğu tek başına manevi üstünlük saymaz. Dış mahrumiyet iç güven ve samimiyet üretmiyorsa tarihsel fakr söylemi yalnız yakıcı bir kabuğa dönüşür.
- 4
Tekrârlarla şübheleri dâniş anlama
Gel ‘ârif ol ki ma‘rifet olsun tecâhülün
1Tekrarları ve şüpheleri bilgi sanma;
2gel, ârif ol ki bilmez görünmen marifet olsun.
Tekrarları ve şüpheleri bilgi sanmamak, bilen kişi olup bilmez görünmeyi gerçek marifete dönüştürmek gerekir. Tecâhül cehalet övgüsü değildir; bilgiyi gösterişe çevirmeyen bilinçli tutumdur. Şiir ezber tekrarıyla araştırıcı kuşkuyu da olgun irfanla karıştırmamayı öğütler.
- 5
Yıkmaz binâ-yı hâne-i satrancı zelzele
Zâhid şikest-i dilde ‘abesdir ta‘ammülün
1Deprem, satranç evinin yapısını yıkmaz;
2ey zahit, kırık gönül karşısında uzun uzun düşünmen boşunadır.
Deprem satranç evinin yapısını yıkmaz; zâhidin kırık gönül karşısında hesapçı biçimde uzun düşünmesi de boşunadır. Satranç düzeni soyut kuralların dayanıklılığını, gönül kırığı ise bu hesapların erişemediği acıyı temsil eder. Zihin oyunu yarayı onaramaz.
- 6
Merdânelik asâleti meydânda bellidir
Hayber günü babasını kim sordu Düldül’ün
1Yiğitliğin soyluluğu meydanda belli olur;
2Hayber günü Düldül’ün babasını kim sordu?
Yiğitliğin asaleti meydanda belli olur; Hayber günü Düldül’ün babasını kimse sormamıştır. Atın soyu değil savaş sahnesindeki işlevi önemlidir. Tarihsel Hayber imgesi güncel savaş çağrısı değil, değerin nesep iddiasıyla değil eylemle ölçülmesini anlatan örnektir.
- 7
Gâlib ma‘ârifin de safâsı değer velî
Cânân vasfıdır hele asl-ı tagazzülün
1Gâlib, bilgilerin de ayrı bir zevki vardır; fakat
2gazel söylemenin aslı yine sevgiliyi anlatmaktır.
Gâlib, bilgilerin de ayrı zevki olduğunu kabul eder; ancak gazel söylemenin özü yine sevgiliyi anlatmaktır. Makta önceki irfan ve ahlak bahislerini tür bilincine bağlar. Maârif şiiri zenginleştirir, fakat tagazzülün merkezindeki cânân vasfının yerini bütünüyle alamaz.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.2ceda48e-bb93-400b-be84-ee90c0346a49:g180-pdf343. Açık lisanslı tez ekinde G.180, basılı 323/PDF 343, 7 beyit; G.180'in mahlaslı son beyti PDF 343'te tamamlanır; sonraki örneklem başlığı G.186 PDF 344'tedir. Şiir numarası ile named aruz kalıbı ana kaynak dosya PDF 80, Tablo 3'te bağlıdır. Kalkışım 1992 neşri yalnız G numarası, tam sınır ve açıkça belirtilen kısa okuma farkı için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır; IA yükleyicisinin PDM etiketi çağdaş neşre uygulanmadı. G.180/2–3'te Kalkışım'ın Bâng/izafet varyantları yalnız kısa araştırma tanığı olarak kaydedildi; yeniden kullanılabilir ana kaynak dosya okuması diplomatik gövdede korundu. CC BY resmî AVESIS profilindeki dosya-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Güzel gül tek bir aha dayanamazken bülbülün bağrını hasret ateşiyle yakar. Dayanıksız görünen sevgili, başkasına daha ağır acı verir. Gül ile bülbül arasındaki eşitsizlik, küçük bir sesin güle ulaşmasıyla sürekli ateşin bülbülde kalması üzerinden kurulur.