DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Eşrefoğlu Rûmî/Yüreğime şerha şerha yâreler urdu bu aşk
Gazel · 15. yüzyıl

Yüreğime şerha şerha yâreler urdu bu aşk

Aşkı bir yaralama olarak tarif eden yedi beyit. “Bu aşk” redifi her beyitte aynı özneyi işaret eder ve o özne hep bir şey yapar — yaralar, yakar, yolda bırakır. Şair şikâyet etmemeyi ise bir başarı değil, aşkın kendi eseri sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yüreğime yâreler urdu bu aşk

    Ciğerimi eyleyip yaktı bu aşk

    1Yüreğime dilim dilim yaralar açtı bu aşk;

    2ciğerimi delik deşik edip yaktı bu aşk.

    Gazel bir cerrah masası gibi açılıyor: şerha, yani kesik. Aşk burada duygu değil, bedene uygulanan bir işlem. Redif ilk beyitte failin kim olduğunu sabitliyor ve bir daha değişmiyor.

  2. 2

    Ne bir haber ne selâm var yârdan, ey dil, sabret

    Sana her dem yeni bir idüp geldi bu aşk

    1Yârdan ne haber var ne selam; ey gönül, sabret;

    2sana her an yeni bir sıkıntı getirip geldi bu aşk.

    Sessizlik en ağır cezalardan biri. Şair gönlüne sabır telkin ediyor ama gerekçe sunmuyor — çünkü ikinci dize, sabrın sonunda yeni bir mihnet olduğunu zaten söylüyor.

  3. 3

    Benem ol âşık-ı sadık ki şikâyet kılmayam

    Başa her ne gele birle rızâ kıldı bu aşk

    1Ben o sadık âşığım ki şikâyet etmem;

    2başa her ne gelirse gelsin razı kıldı bu aşk.

    Rıza, tekke şiirinin çekirdek kavramı. Ama beytin inceliği şurada: razı olan şair değil, onu razı eden aşk. İrade yine karşı tarafta.

  4. 4

    Nice ârif var iken mecliste ol bir nâdânı

    Getirip kıldı reh-i aşkda rehber bu aşk

    1Mecliste nice arif varken o bir cahili

    2getirip aşk yolunda kılavuz yaptı bu aşk.

    Aşkın seçimi liyakate bakmıyor. Bilenler otururken bilmeyen öne geçiriliyor — bu, tasavvufta “ilim değil, hâl” diye anlatılan ölçünün şiirdeki karşılığı.

  5. 5

    Deme kim ‘aşk bu değil’ aşk bu imiş hakîkat

    Seni edip yolda koyarsa bu aşk

    1“Aşk bu değil” deme; hakikat şu ki aşk buymuş:

    2seni şaşkına çevirip yolda bırakırsa bu aşk.

    Bir tanım beyti. Aşkın alameti kavuşmak değil, yolda bırakılmak. Şair itiraz edecek okuru baştan susturuyor: beklediğin şey aşk değildi.

  6. 6

    Kime sorsan ‘aşk nedir?’ bir nice tarif eder

    Kime bir renk olur aşk, kime bir hâl olur aşk

    1Kime sorsan “aşk nedir?” diye bir sürü tarif eder;

    2kimine bir renk olur aşk, kimine bir hâl olur aşk.

    Tanımların çokluğu tanımsızlığın kanıtı sayılıyor. “Renk” dıştan görüneni, “hâl” içten yaşananı anlatıyor; ikisi arasındaki fark, aşkı bilmekle yaşamak arasındaki farktır.

  7. 7

    Eşrefoğlu Rûmî der: Bu aşk bir bahr-i ummandır

    Nice bin mest-i dil-i şeyda gezerken yok olur aşk

    1Eşrefoğlu Rûmî der ki: Bu aşk bir okyanustur;

    2nice bin çılgın gönüllü sarhoş gezerken yok olur aşk.

    Mahlas beyti ölçeği değiştiriyor: yaradan okyanusa. Son dizedeki “yok olur” iki türlü okunabilir — âşıklar yok olur ya da aşkın kendisi. Beyit ikisini de mümkün bırakıyor; fenâ düşüncesi tam olarak bu belirsizlikte durur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 170912 numaralı sürüm esas alındı. Sayfa Mustafa Güneş'in Eşrefoğlu Rûmî Dîvânı çalışmasından aktarılmış; şairin adı, künye satırı ve telif açıklaması metne dâhil edilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAşkın Ateşi Ciğerimi
Aşkın odu ciğerimi
Eşrefoğlu Rûmî · Aşk acısını tekrarlı söyleyişle anlatan ilahi

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

şerha

Yarık, dilim dilim kesik

yâre urmak

Yara açmak

pür-delâl

Delik deşik

mihnet

Sıkıntı, eziyet

nâdân

Cahil, bilgisiz

reh-i aşk

Aşk yolu

ser-gerdan

Başı dönmüş, şaşkın

bahr-i ummân

Uçsuz bucaksız deniz, okyanus