Yüzünü türâba sürmüş gideyi
Fakir Ednâ, tabiatın ve insanların İmam Hüseyin için tuttuğu yası çağlayan su, inleyen dolap ve çığrışan turnalarla genişletir. Kerbelâ’ya yönelen toplu ağıt, şairin kanlı gözyaşına ve Hatâyî’yi üstat sayan kişisel bağlılığına varır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Yüzünü türâba sürmüş gideyi
Çağlar sular İmam Hüseyin deyu
Gece gündüz arzulamış gideyi
Ağlaşırlar İmam Hüseyin deyu
1Yüzünü toprağa sürmüş gideyim
2Sular, “İmam Hüseyin” diye çağlıyor.
3Gece gündüz oraya gitmeyi arzuluyor.
4Ağlaşırlar İmam Hüseyin diye
- 2
Gece gündüz arzulamış gideyi
Dolap su vermeğe ideyi
İmamların ismini edeyi
İnler dolap İmam Hüseyin deyu
1Gece gündüz oraya gitmeyi arzuluyor.
2Su dolabı, su verirken inleyip yakınıyor.
3İmamların adlarını sürekli anayım.
4Su dolabı, “İmam Hüseyin” diye inliyor.
İnleyen dolap su vermeyi sürdürürken imamların adını devamlı anan bir derviş gibi kişileştirilir. Tekrarlanan arzu ve figan, gündelik su çarkını Kerbelâ yasının sesli taşıyıcısı yapar.
- 3
Hesap eyle baharını yazını
Fark edegör ördeğini kazını
Dinleyin turnanın ter avazını
Çığrışurlar İmam Hüseyin deyu
1Baharını da yazını da hesaba kat.
2Ördeğini ve kazını ayırt et.
3Turnanın taze sesini dinleyin.
4“İmam Hüseyin” diye bağrışırlar.
Bahar ile yazın hesabı ve ördekle kazın ayrılması, tabiatı dikkatle okumaya çağırır. Turnanın taze sesi bu canlılar arasından yükselir ve toplu Hüseyin feryadına katılır.
- 4
Katarlanmış birbirini yederler
Çığrışurlar Kerbelâ’ya giderler
İmam İmam deyu ederler
Ağlaşırlar İmam Hüseyin deyu
1Katar olmuş, birbirlerini izlerler.
2Bağrışarak Kerbelâ’ya giderler.
3“İmam, imam” diyerek ağıt yakıyorlar.
4Ağlaşırlar İmam Hüseyin diye
Turnalar katar hâlinde birbirini izleyip Kerbelâ’ya gider; “imam imam” diye yaktıkları ağıt hareketi törene çevirir. Dörtlük, göç düzeni ile matem alayını aynı görüntüde toplar.
- 5
İmamlar da Kerbelâ’da yatarlar
İmam Ali Şah Abbas’a yeterler
Kerbelâ çölünde samah tutarlar
Çığrışurlar İmam Hüseyin deyu
1İmamlar da Kerbelâ'da yatarlar
2İmam Ali ile Şah Abbas’a ulaşırlar.
3Kerbelâ çölünde semah dönüyorlar.
4“İmam Hüseyin” diye bağrışırlar.
Kerbelâ’da yatan imamlar, Ali ve Şah Abbas’a uzanan yol silsilesiyle anılır. Çölde tutulan semah, ölüm mekânını bağlıların ses ve hareketle yeniden ziyaret ettiği kutsal alana dönüştürür.
- 6
İmamların yasın biz de çekelim
Gözümüzden kanlı yaşlar dökelim
İmamlar yoluna serden geçelim
Ağlaşalım İmam Hüseyin deyu
1İmamların yasını biz de tutalım.
2Gözümüzden kanlı yaşlar dökelim
3İmamların yolunda canımızı feda edelim.
4Ağlaşalım İmam Hüseyin diye
Şair dinleyeni imamların yasına ortak olmaya çağırır; kanlı gözyaşı ve baş verme sözü matemden açık fedakârlığa geçer. Nakarat, bireysel acıyı cem hâlinde söylenen bir ikrara bağlar.
- 7
Fakir Ednâ’m ağlamışım gülemem
Sel sel oldu çeşmim yaşım silemem
Üstâdım Hatâyî kimse bilemem
Ağlaşalım İmam Hüseyin deyu
1Ben Fakir Ednâ; öyle çok ağladım ki artık gülemiyorum.
2Gözyaşım sel oldu; artık silemem.
3Hatâyî’den başka bir üstat tanımam.
4Ağlaşalım İmam Hüseyin diye
Fakir Ednâ mahlasını söyleyip ağlamaktan gülemediğini, gözyaşının sel olduğunu belirtir. Hatâyî’yi üstat sayan kapanış, şairin kişisel kederini bağlı bulunduğu şiir ve yol geleneğine yerleştirir.
Metnin kaynağı
Fakir Ednâ başlığı ve görünür mahlas, farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Bektaşî Şairleri ve Nefesleri (19. asra kadar), 1955 baskısının Wikimedia Commons'taki tarihî taraması; PDF s.302; kayıt no 11; 7 birim/28 dize; özgün dizeler taramadan birebir korundu; günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryasınca hazırlandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Allah meded yâ Muhammed yâ AliFakir Ednâ · Nefes / halk şiiri (kaynak birim düzeni korunmuştur)→
Toprağa yüz sürme ve gece gündüz süren arzu, kişisel bağlılığı bedensel bir yas hareketine dönüştürür. Çağlayan sularla ağlayan topluluk aynı “İmam Hüseyin” nakaratında birleşir.