Âb-ı hayât-ı la‘lüñe ser-çeşme-i cân teşnedür
Dudak ve kavuşmayı hayat suyuna çeviren gazelde can, gönül, meclis halkı, rakipler ve hatta deniz susar; finalde Mecnun'un gözyaşına çöl toprağı ihtiyaç duyar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
-ı la‘lüñe ser-çeşme-i cân teşnedür
Sun -i câm-ı lebüñ kim âb-ı hayvân teşnedür
1Can pınarı, hayat suyu olan dudağına susamıştır;
2dudak kadehinden bir yudum sun, çünkü hayat suyu bile susamıştır.
- 2
Cân la‘lin eyler ârzû yâr içmek ister kanumı
Yâ Rab ne vâdîdür bu kim cân teşne cânân teşnedür
1Can onun yakut dudağını ister, sevgili ise kanımı içmek ister;
2Tanrım, bu nasıl bir vadidir: can susuz, sevgili susuzdur.
Can yakut dudağı arzular, sevgili ise âşığın kanını içmek ister. İki taraf da susuzdur, fakat istekleri eşit değildir: âşık hayat verici dudağa, sevgili onun hayat maddesine yönelir. ‘Bu nasıl vadi’ sorusu aşkın ölümcül karşılıklılığına şaşar.
- 3
-i vasluña muhtâc tenhâ dil degül
Hâk üzre kalmış deryâ-yı ‘ummân teşnedür
1Kavuşmanın duru suyuna yalnız gönül muhtaç değildir;
2okyanus bile toprağa düşmüş, dudağı kurumuş hâlde susamıştır.
Kavuşmanın duru suyuna yalnız gönül değil, okyanus da susamıştır. Suyun en büyük kaynağı toprağa düşmüş ve kuru dudaklı gösterilir. Bolluk susuzluğu gidermez; sevgiliye kavuşma suyu, maddi denizin sahip olmadığı başka bir dirilik niteliğidir.
- 4
Bezm-i gamında cân u dil yandı yakıldı sâkıyâ
Depret elüñ sür ayagı meclisde yârân teşnedür
1Ey saki, gam meclisinde can ile gönül yanıp kavruldu;
2elini oynat, kadehi yürüt: meclisteki dostlar susamıştır.
Gam meclisinde can ve gönül yanmıştır; saki elini oynatıp kadehi dolaştırmalıdır, çünkü dostlar susamıştır. Ateş ile su ihtiyacı birleşir. ‘Ayağı sürmek’ kadehin mecliste hareketini duyurur ve toplu gamı paylaşılan içkiyle hafifletme çağrısıdır.
- 5
Cânâ zülâl-i vasluñı umar ‘uşşâk umar
Âb-ı sehâb-ı rahmete kâfir müselmân teşnedür
1Ey sevgili, kavuşmanın duru suyunu rakipler de âşıklar da bekler;
2rahmet bulutunun suyuna kâfir de Müslüman da susamıştır.
Kavuşma suyunu rakipler de âşıklar da bekler; rahmet bulutunun suyuna kâfir ve Müslüman birlikte susamıştır. Arzu toplumsal ve dinî ayrımları aşan ortak ihtiyaç olur. Tarihsel karşıtlık, dışlama için değil rahmet karşısındaki evrensel muhtaçlığı göstermek için kullanılır.
- 6
Giryân o Leylîveş n’ola sahrâya salsa Bâkîyi
Mecnûnuñ âb-ı çeşmine teşnedür
1Leylâ gibi olan sevgili, ağlayan Bâkî’yi çöle salsa şaşılır mı?
2Çöl toprağı Mecnun’un gözyaşı suyuna susamıştır.
Leylâ gibi sevgili, ağlayan Bâkî'yi çöle salsa şaşılmaz; fakat bu kez susayan Mecnun değil, onun gözyaşını bekleyen çöl toprağıdır. Gazelin su zinciri klasik hikâyeyi tersine çevirir. Âşığın acısı kurak mekânı besleyecek kadar boldur.
Metnin kaynağı
DEU-AVESIS.4543efa5-2233-4958-a504-0b76689cc339:g69-pdf286. Açık lisanslı tez ekinde G.69, basılı 268/PDF 286, 6 beyit; şiir-numarası → vezin bağlantısı PDF 65–66'daki Tablo 2'de açık. Sabahattin Küçük neşri yalnız sınır ve kısa okuma farkları için yalnızca araştırma amacıyla tanıktır. CC BY profil-ek ilişkisindedir; PDF içinde gömülü lisans yoktur.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Can pınarı, hayat suyu sayılan sevgili dudağına susamıştır; hayat suyunun kendisi bile dudak kadehinden yudum bekler. Su verenle susayanın yeri değişir. Sevgilinin dudağı bütün dirilik kaynaklarından üstün, onlara bile can verecek asıl pınar olur.