Ağladır Âşıkları Saçmış Çırağı Perçemin
Şiir sevgilinin perçemini asker, çadır, sümbül, karanfil, örtü ve tuzak imgeleriyle anlatır. Yüzün ışığı ve dudağın rengiyle birleşen saç, Âşık Ömer’in göğsüne yara üstüne yara açan, bedeni aşk ateşiyle yakan merkezî güçtür.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ağladır âşıkları saçmış çırağı
Kareler giymiş perîşandır bayağı
1Perçemin saçtığı ışık âşıkları ağlatır.
2Perçemin kara giysilere bürünmüş, iyice perişandır.
- 2
Yanmasın yakılmasın hiç askerî hindûlerin
Sâye salmış her yana kurmuş otağı
1O Hintli askerlere benzeyen saç telleri yanıp yakılmasın.
2Perçemin her yana gölge salıp çadırını kurmuş.
Saç tellerinin Hintli askerlere benzetilmesi perçemi düzenli bir orduya dönüştürür. Her yana gölge salıp otağ kurması, sevgilinin yüz çevresinde hâkimiyet alanı kurduğunu ve âşığın bu kuşatmadan kaçamadığını gösterir.
- 3
lâ’l veş karaya boyanmış iken
Çeşm-i hûnun câm-ı zerrîn nûş edüp kanmış iken
1Kirpiklerin yakut gibi karaya boyanmışken,
2kanlı gözün altın kadehten içip doymuşken,
Kirpiklerin koyu ve yakutumsu görünüşüyle kanlı gözün altın kadehten içmesi aynı yüz üzerinde renkli, sert bir sahne kurar. Gözün içip doyması, bakışın âşıklara yönelen tehlikeli gücünü kişileştirir.
- 4
Şem’-i rûyin âteş-i sevdâlara yanmış iken
Sîneme urdu yine dâğ üzre dâğı
1yüzünün mumu sevda ateşlerinde yanmışken,
2perçemin göğsüme yara üstüne yara vurdu.
Yüzün mumu sevda ateşinde yanarken perçem göğse önceki yaranın üstüne yeni bir dağ vurur. Işık veren yüz ile yaralayan saç yan yana gelince güzelliğin seyri doğrudan bedensel acıya dönüşür.
- 5
Servi kaddin ey perî sevdâdadır tûbâlara
Gonca hüsnün hoş temâşâdır gül-i hamrâlara
1Ey peri, servi boyun Tuba ağaçlarına sevdalıdır.
2Gonca güzelliğin kırmızı güller için hoş bir seyirdir.
Servi boyun Tuba ağaçlarına sevdalı gösterilmesi sevgiliyi cennet bahçesinin ölçüsüne çıkarır. Gonca güzelliğinin kırmızı güllere seyir olması da diğer çiçekleri ona bakan hayranlar konumuna yerleştirir.
- 6
Îş-i nutkundan hayât erdi dil-i şeydâlara
Anberîn sünbül karanfilidir o bağı
1Tatlı sözlerinden çılgın gönüller hayat buldu.
2Perçemin o bahçenin amber kokulu sümbülü ve karanfilidir.
Sevgilinin tatlı söyleyişi çılgın gönüllere yeniden hayat verir; perçem ise aynı güzellik bağının amber kokulu sümbülü ve karanfili olur. Sözün diriltici etkisiyle saçın rengi ve kokusu tek bir bahçe imgesinde birleşir.
- 7
Kaşların garrâ yüzün nûr-i ziyâ-yi âfitâp
Çeşme-i zemzem leblerin rengi şarâp
1Kaşların parlak, yüzün güneş ışığı gibi aydınlıktır.
2Ağzın zemzem pınarı, dudaklarının rengi şaraptır.
Parlak kaş ve güneş ışığı taşıyan yüz, sevgilinin aydınlık tarafını öne çıkarır. Ağzın zemzem pınarı, dudak renginin şarap sayılması ise kutsal suyla sarhoş edici tadı aynı çehrede buluşturur.
- 8
Zîynet-i ruhsârına olmuş
Tarmaşup olmuş tuzağı
1Saçların yanağının süsüne bir örtü olmuş.
2Kâküllerin dolaşıp perçeminin tuzağına dönüşmüş.
Saçın yanağa nikap olması parlak yüzü örten bir perde kurar; dolaşmış kâküller de perçemin tuzağına dönüşür. Böylece saç hem güzelliği saklar hem ona yaklaşan âşığı yakalayan düğümlü bir engel olur.
- 9
Dehr-i dûnun ol Süleymân’ı zamânın Hâtem’i
Vaslına ermek içün âşüfte ider âlemi
1Alçak dünyanın Süleyman’ı, çağının Hatem’i odur.
2Ona kavuşmak isteyenler bütün âlemi şaşkına çevirir.
Sevgili alçak dünyanın Süleyman’ı ve çağın Hatem’i diye hükümdarlıkla cömertliğin doruğuna çıkarılır. Ona kavuşma arzusunun âlemi şaşırtması, kişisel isteği herkesin düzenini sarsan ortak bir hayranlığa genişletir.
- 10
Ekseri Âşık Ömer gidermesi bu perçemi
Yaktı cismim âteş-i aşkı çırağı
1Âşık Ömer çoğu zaman bu perçemi uzaklaştırmak ister.
2Perçemin aşk ateşi ve ışığı bedenimi yaktı.
Kapanıştaki yanma, önceki bütün parlaklık imgelerinin bedelidir. Perçemin ışığı yolu aydınlatmaz; aksine aşk ateşini büyütüp şairin bedenini tüketen bir çırağa dönüşür.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.466; görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve bağımsız bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırması.
Atıf kanıtını aç ↗Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer baskısındaki 466 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla, harfi harfine korunmuştur. Kaynak sürümü: ergun1936-n466-42EDFE315E56.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Perçem hem ışık saçar hem kara giysi giyer; bu karşıtlık saçın parlak yüz üzerindeki koyu görünüşünü anlatır. Âşıkları ağlatan şey yalnız güzellik değil, ışığı gölgeleyen ve ulaşmayı zorlaştıran bu perde etkisidir.