Aklımı Yağma Eyleyen
Şiir aklı baştan alan, güzel kokulu saçlı ve tatlı dilli bir genci ayrıntılı giysileriyle tasvir eder. Fes, şalvar, mintan, kolçak ve bıçak yiğit görünüşünü kurar; Âşık Ömer son bentte onu bey soyundan, şanlı biri diye över.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aklımı başımdan yağma eyleyen
Bir perçemi dili tatlıdır
1Aklımı başımdan yağma eyleyen.
2Perçemi amber kokulu, dili tatlıdır.
- 2
Açılmış hüsnünde ol gül-i zîbâ
Rûy-i şerîfi ammâ reyhanlıdır
1O güzel gül, yüzünün güzelliğinde açılmıştır.
2Güzel yüzü reyhan kokuludur.
Gül gibi açılmış güzellik ve reyhan kokulu yüz, tasviri bahçe kokuları üzerinden sürdürür. “O güzel gül,” ile başlayan anlatımın “Güzel yüzü reyhan” ile sürmesi, parçadaki hareketi doğrudan söyleyenin deneyimine bağlar.
- 3
Başında fino fes beyaz
Lepiska şalvarı sırma mintanı
1Başında fino fes, üstünde beyaz abani var.
2Lepiska şalvarı ve sırmalı mintanı var.
Fino fes, beyaz abani, lepiska şalvar ve sırmalı mintan art arda sayılarak gencin gösterişli kıyafeti belgelenir. Bu kesitte “Başında fino fes,” ve “Lepiska şalvarı ve” art arda duyulur; ikincisi, ilkinin açtığı anlamı daraltmadan ona belirli bir sonuç ekler.
- 4
sarar ince miyanı
Edâlı cilveli pek elvanlıdır
1İnce beline Lahor işi şal sarar.
2Edâlı cilveli pek elvanlıdır.
Lahor şalının ince bele sarılması ile cilveli, renkli tavır birleşir; giysi karakterin dış işaretine dönüşür. “İnce beline Lahor” ifadesiyle açılan ilişki, “Edâlı cilveli pek” sözüyle pekişir; böylece parçada kimin ne yaptığı ve bunun ne doğurduğu anlaşılır.
- 5
Kolunda âhenden kolçak
Miyânında cevher zer kaplı bıçak
1Kolunda âhenden Dimişkî kolçak.
2Belinde altın kaplı, cevherli bir bıçak vardır.
Şam işi kolçak ile altın kaplı cevherli bıçak, portreye silahlı ve varlıklı yiğit görünüşü ekler. Anlam önce “Kolunda âhenden Dimişkî” çevresinde kurulur, sonra “Belinde altın kaplı,” çevresinde yoğunlaşır; bu sıra anlatıcının bakış değişimini gösterir.
- 6
Cihanda görmedim bir böyle nacak
Mahbûb-i merdandır deli kanlıdır
1Cihanda görmedim bir böyle nacak.
2Yiğitlerin sevdiği, deli kanlı bir gençtir.
Anlatıcı böylesi bir delikanlı görmediğini söyler; “deli kanlı” ifadesi güzellikle taşkın mizacı bir araya getirir. “Cihanda görmedim bir” sözünün taşıdığı hareket, “Yiğitlerin sevdiği, deli” dendiğinde duygusal veya düşünsel bir hükme bağlanmış olur.
- 7
Yanında
Mürgi gibi yürür çoktur seveni
1Yanında ince deriden kırmızı yemeni bulunur.
2Bir kuş gibi yürür; onu seven çoktur.
İnce deri ve kırmızı yemeni ayrıntısından kuş gibi yürüyüşe geçilir; hareket, giyimin bıraktığı etkiyi tamamlar. Parça “Yanında ince deriden” ile bir ayrıntıyı öne çıkarır, “Bir kuş gibi” ile o ayrıntının şiirdeki sonucunu belirginleştirir.
- 8
Âşık Ömer medhetti anı
Aslı beğzâdedir zâtı şanlıdır
1Aciz Âşık Ömer onu övdü.
2Soyu bey ailesindendir; kendisi şanlıdır.
Mahlaslı kapanışta Ömer kendini “kemter” diye küçültürken gencin bey soylu ve şanlı oluşunu özellikle yükseltir. “Aciz Âşık Ömer” ve “Soyu bey ailesindendir;” sözleri yan yana gelince, anlatıcının hem gördüğü hem de bu görünüşten çıkardığı anlam birlikte belirir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 basılı No. 661 gövdesindeki görünür Ömer/Âşık Ömer mahlası ve farklı bir okuyucunun kaynakla birebir karşılaştırmasıyla doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri, Sadeddin Nüzhet Ergun, 1936; basılı No. 661, PDF 516; 8 birim/16 dize. Görsel kanıt kayıt altındadır, tarama yeniden dağıtılmaz.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Al vücûdundan haber râvî rivâyet bizdedirÂşık Ömer · Şiir→
Aklı yağmalayan gencin amber kokulu perçemi ve tatlı dili, kokuyla işitmeyi birleştiren ilk portreyi kurar. Önce “Aklımı başımdan yağma” yüzeyi kurulur; “Perçemi amber kokulu,” ise bu yüzeyin altında işleyen isteği, kaygıyı veya yargıyı görünür kılar.