DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Ahmed’in Adı Dünyaya Yayıldı
Şiir · 17. yüzyıl

Ahmed’in Adı Dünyaya Yayıldı

Ahmed’in ününü ve eşsiz güzelliğini anlatan şiir, kaş ve kirpiğin açtığı yaraya rağmen onun merhametini ve şeker sözünü över; Ömer’in sürekli cefaya dayanmasını bir gün kavuşma umuduna bağlar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Âlem içre söylenir nâm ü nişânı Ahmed’in

    Şâyi’ oldu hupluğu tuttu cihânı Ahmed’in

    1Ahmed’in adı ve ünü dünya içinde söylenir.

    2Güzelliği yayıldı, bütün dünyayı tuttu.

    Ahmed’in adı ve işareti dünyaya yayılmış, güzelliği bütün cihanı kaplamıştır. Ün yalnız çevrede dolaşan haber değildir; sevgilinin görünüşü mekân sınırlarını aşan ortak bilgiye dönüşür.

  2. 2

    Geçmeden çağı ana gel edelim

    Bilmişim şimdengeru lûtf-i zamânı Ahmed’in

    1Çağı geçmeden ona gidip dileğimizi sunalım.

    2Bundan sonra Ahmed’in zamanındaki lütfu bildim.

    Zaman geçmeden dilek sunma çağrısı, güzellik çağının sınırlı olduğunu hatırlatır. Şair bundan sonra Ahmed’in zamanındaki lütfu tanıdığını söyleyerek bugünkü fırsatın değerini geç de olsa kavrar.

  3. 3

    Gelmedi gelmez dahi anın gibi sâhib cemâl

    Anda hatmetsin güzellik mülkünü Hak

    1Onun gibi güzel yüzlü biri gelmedi, bundan sonra da gelmez.

    2Sonsuz Tanrı güzellik ülkesini onda tamamlasın.

    Ahmed’in benzeri geçmişte gelmemiş, gelecekte de gelmeyecek diye övülür. Tanrı’nın güzellik ülkesini onda tamamlaması dileği, sevgiliyi türünün zirvesi ve yaratılışın son noktası yapar.

  4. 4

    Ger akarsa leblerinden sükker-i âb-ı zülâl

    Nice kurbân etmeyim yoluna cânı Ahmed’in

    1Dudaklarından şeker gibi duru su akarsa,

    2Ahmed’in yoluna canı nasıl kurban etmeyeyim?

    Dudaklardan akan duru su şeker tadındadır. Böyle bir kaynak karşısında canı yola kurban etmek şaşırtıcı görülmez; duyusal tatlılık, âşığın en büyük fedakârlığına gerekçe olur.

  5. 5

    Kaşları yay kirpiği ok sînemiz kıldı nişân

    Urdu sînem içre bağrım çâk çâk etti heman

    1Kaşları yay, kirpiği ok; göğsümüzü hedef yaptı.

    2Göğsüme vurup bağrımı hemen parça parça etti.

    Kaş yay, kirpik ok ve göğüs hedeftir. Güzelliğin parçaları savaş düzeni kurup bağrı parçalarken âşık yarayı dış saldırı değil doğrudan sevgilinin yüzünden gelen kaçınılmaz darbe olarak yaşar.

  6. 6

    Merhamet eyle bana hâlim yaman oldu yaman

    Dinlemez hiç gamzesi gör el’amânı Ahmed’in

    1Bana merhamet et; hâlim çok kötü oldu.

    2Ahmed’in bakışı aman dileyişini hiç dinlemiyor.

    Merhamet çağrısı hâlin kötüleştiğini açıkça bildirir, fakat gamze aman sesini dinlemez. Şairin konuşmasıyla sevgilinin sessiz bakışı karşılaşır; öldürücü göz sözlü yalvarışa kapalıdır.

  7. 7

    Görmedim mislin cihanda böyle bir

    Ayın on dördü gibi olmuş cemâli âfitâb

    1Dünyada böyle yüce gönüllü bir benzerini görmedim.

    2Yüzü on dördündeki ay gibi güneş olmuştur.

    Ahmed yüce gönüllü ve benzersiz, yüzü de dolunay kadar parlaktır. Ayla güneşin aynı yüzde birleşmesi, gece ve gündüz ışığını tek güzellikte toplayan abartılı fakat bütünlüklü bir övgüdür.

  8. 8

    Rahmeder âşıka gâhî lûtf ile eyler cevâb

    Hem sözü sükker gibi söyler zebânı Ahmed’in

    1Bazen âşığa acır, lütufla cevap verir.

    2Ahmed’in dili sözünü şeker gibi söyler.

    Sevgili bazen âşığa merhamet edip lütufla cevap verir; dili de şeker gibi konuşur. Seyrek ilgi, sürekli cefayı ortadan kaldırmaz ama bağlılığın sürmesini sağlayan kısa karşılık anları yaratır.

  9. 9

    Yek nazarda âşık-ı sâdıkların bağrın ezer

    etmez kamu üftâdeler mecnun gezer

    1Tek bakışta sadık âşıkların bağrını ezer.

    2İlgi göstermez; bütün düşkünler Mecnun gibi gezer.

    Tek bakış sadık âşıkların bağrını ezer, ilgisizlik de bütün düşkünleri Mecnunlaştırır. Gözün anlık darbesi ile uzun süren ihmal birleşerek hem beden hem zihin üzerinde yıkım kurar.

  10. 10

    Âşık Ömer böyle dâim cevrine tâkat çeker

    Kim sevindirsin visâlin bir gün anı Ahmed’in

    1Âşık Ömer onun cefasına böyle sürekli dayanır.

    2Ahmed’in kavuşması bir gün onu kim sevindirecek?

    Mahlas beyti Ömer’in cefaya sürekli dayandığını söyler ve kavuşmanın onu bir gün sevindirip sevindirmeyeceğini sorar. Şiir kesin sonuç vermez; bütün övgüyü geleceğe bırakılmış umutla kapatır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı gövdedeki görünür Âşık Ömer mahlası doğrulandı: 19. dize “Âşık Ömer böyle dâim cevrine tâkat çeker”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 460 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirDünyaya ün salışım ahımla feryadımdan mı?
Âleme şây olduğum âh ü figanımdan mıdır
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

nâm ü nişân

Ad ve ün.

arz-ı hâcet

Dileğini sunma.

Lâyezâl

Sonsuz, yok olmayan; Tanrı.

âlîcenâb

Yüce gönüllü.

iltifât

İlgi ve yakınlık gösterme.

zebân

Dil.