Ali Çağırır (Yolcu Oldum)
Yola düşen yolcu, bülbül ve gül imgeleriyle her yerde Ali’nin çağrısını duyar; dilindeki vird bu çağrıda birleşir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
oldum yola düştüm
Yollarım Ali çağırır
Bülbül oldum güle düştüm
Güllerim Ali çağırır
Bir zaman türapta yattım
Türlü çiçeklerde bittim
Arı ile çok bal yaptım
Ballarım Ali çağırır
Bulut oldum göğe ağdım
Yağmur olup yere yağdım
Coşkun coşkun ben kaynadım
Sellerim Ali çağırır
Haneye gelmişim
Kah ağlayıp kah gülmüşüm
Bahr-i ummana dalmışım
Göllerim Ali çağırır
Kul Himmet'im aşka düştü
Aşk deryası boydan aştı
Virdimiz Ali'ye düştü
Dillerim Ali çağırır
1Yolcu oldum, yola koyuldum.
2Yollarım ‘Ali’ diye seslenir.
3Bülbül oldum, güle kondum.
4Güllerim ‘Ali’ diye seslenir.
5Bir zaman toprağın altında yattım.
6Çeşit çeşit çiçek olarak bittim.
7Arılarla birlikte çok bal yaptım.
8Ballarım ‘Ali’ diye seslenir.
9Bulut oldum, göğe yükseldim.
10Yağmur olup yeryüzüne yağdım.
11Coşa coşa kaynayıp taştım.
12Sellerim ‘Ali’ diye seslenir.
13Bu haneye konuk olarak gelmişim.
14Bazen ağlamış, bazen gülmüşüm.
15Uçsuz bucaksız denize dalmışım.
16Göllerim ‘Ali’ diye seslenir.
17Kul Himmet’im de aşkın yoluna tutuldu.
18Aşk denizi boyunu aştı.
19Dilimizdeki sürekli dua Ali oldu.
20Dillerim ‘Ali’ diye seslenir.
Metnin kaynağı
Şiir, bağlı kaynakta Kul Himmet adına kayıtlıdır; başlık, gövde ve şair kimliği sabit kaynak zinciriyle eşleştirilmiştir.
Atıf kanıtını aç ↗Metin, Türkçe Vikikaynak'ın 151998 numaralı sabit revizyonuna bağlıdır. Günümüz Türkçesi ve açıklamalar ayrı editoryal katmandır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Dün gece seyrimde bir şara vardımKul Himmet · nefes→
Şiirde benlik, yolcu, bülbül, toprak, çiçek, bal, bulut, yağmur, sel ve deniz biçimlerinden geçer. Bu dönüşümlerin her biri Ali adını tekrarlar; böylece doğadaki dolaşım manevi zikre dönüşür. Konuk olunan hane dünya hayatını, uçsuz deniz ise aşkın sınırsızlığını düşündürür. Son kıtada aşkın Kul Himmet’in boyunu aşması, bireysel varlığın zikrin ve bağlılığın içinde eridiğini gösterir.