Aman Hey Erenler Mürvet Sizindir
Yalnızlığını erenlere açan Pir Sultan, sığınma talebini Şah'ın bahçesindeki garip bülbül imgesi ve birlik ikrarıyla meydana taşır.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Aman hey erenler sizindir
Öksüzüm yetimim amane geldim
Garibim bikesim himmet sizindir
Ağlayı ağlayı selmana geldim
1Yetişin ey erenler; cömert yardım sizdedir.
2Öksüzüm, yetimim; sığınmaya geldim.
3Garibim, kimsesizim; manevî yardım sizdedir.
4Ağlaya ağlaya Selman'a geldim.
- 2
Şahın bahçesinde ben garip bülbül
Efkârım halim pek müşkül
Koparmadım asla kokladım bir gül
Kâfir oldum ise imana geldim
1Şah'ın bahçesinde garip bir bülbülüm.
2Düşüncelerim kederli, hâlim çok güç.
3Bir gülü asla koparmadım; yalnızca kokladım.
4İnançtan çıktıysam şimdi yeniden imana geldim.
Şah'ın bahçesindeki garip bülbül, kederini güle yöneltir fakat gülü koparmayıp yalnız koklar. Bu ayrım, sevgiyi sahiplenme ya da zarar verme yerine yakınlıkla sınırlar. Son dizedeki iman dönüşü, bülbülün güç hâlini bir suç itirafından çok yeniden kabul edilme isteğine bağlar.
- 3
Gönül şahinini saldım havaya
Yüzüm sürüp geldim ol
Gönül sefinesin vermezim zaya
Kıblegahım 'a geldim
1Gönlümün şahinini havaya saldım.
2Yüzümü sürüp o ayağın toprağına geldim.
3Gönül gemisini kayba uğratmam.
4Yöneldiğim yer olan Şah-ı Merdan'a geldim.
Gönül önce göğe bırakılan şahine, ardından korunması gereken gemiye dönüşür. Şahinin serbest hareketiyle sefinenin yitirilmemesi aynı iç varlığın iki hâlidir. Yüzü ayak toprağına sürmek alçalışı, Şah-ı Merdan'ı kıblegâh saymak ise yolculuğun kesin yönünü bildirir.
- 4
Biz Muhammet Ali kullarındanız
Nesl-i Al-i Aba soylarındanız
İmam-ı Cafer'in mezhebindeniz
Server Muhammed'e peymana geldim
1Biz Muhammed ile Ali'nin kullarındanız.
2Âl-i Aba soyuna bağlı olanlardanız.
3İmam Cafer'in mezhebindeniz.
4Önder Muhammed'e söz vermeye geldim.
Bu dörtlük kişisel sığınmayı topluluk kimliğine çevirir. Muhammed ve Ali'ye kulluk, Âl-i Aba'ya bağlılık ve İmam Cafer'in yolu art arda bir inanç silsilesi kurar. ‘Peymana geldim’ sözü, sayılan adları yalnız övgü olmaktan çıkarıp konuşucunun verdiği ikrarın dayanakları yapar.
- 5
İkilik perdesi yoktur özümde
Birliktir gönlümde özüm sözümde
Gece gün düşmüşüm Hak niyazında
PİRSULTAN ABDAL'ım meydana geldim
1Benliğimde ayrılık perdesi yoktur.
2Gönlümde, özümde ve sözümde birlik vardır.
3Gece gündüz Hakk'a yakarmaya koyuldum.
4Ben Pir Sultan Abdal'ım; meydana çıktım.
İkilik bir perde, birlik ise gönül, öz ve sözün ortak niteliği olarak kurulmuştur. Gece gündüz süren niyaz, bu birliği süreklileştirir. Pir Sultan Abdal mahlasıyla meydana çıkmak, ilk dörtlükteki kimsesiz sığınmacının artık inancını topluluk önünde açıkça söyleyen kişiye dönüşmesidir.
Metnin kaynağı
Pertev Naili Boratav ve Halil Vedat Fıratlı, Halk Edebiyatı Antolojisi, İstanbul, 1943, PDF 237–238 (basılı 226–227), şiirin ilk, ikinci ve mahlas dörtlüklerini verir. Tam kanonik sınır Cahit Öztelli'nin Pir Sultan Abdal – Bütün Şiirleri neşrinde basılı s. 156–157'de beş dörtlük ve 20 dizedir. Vikikaynak exact Page oldid'leri 137992 ve 137725; tam sınırı doğrulayan Öztelli tanığı FlipHTML5 görüntü 48'de sabitlenmiştir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gel güzelim kaçma bizdenPir Sultan Abdal · Üç dörtlük→
Konuşucu öksüzlük, yetimlik, gurbet ve kimsesizliği üst üste söyleyerek erenlerin kapısına hangi eksikliklerle geldiğini açıklar. ‘Mürüvvet’ cömert yardımı, ‘himmet’ manevî desteği ister; ağlayarak Selman'a varmak da bu çağrıyı soyut yakınmadan somut bir sığınma hareketine dönüştürür.