Anlatamıyorum
Şiirin kelimelerle kurulduğunu bilen bir şairin, kelimelerin yetmediğini söylemek için yine kelimeleri kullanmak zorunda kalışı.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
1Ağlasam sesimi duyabilir misiniz,
2mısralarımın içinden?
3Dokunabilir misiniz
4gözyaşlarıma, ellerinizle?
- 2
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
1Bu derde düşmeden önce şarkıların bu kadar güzel,
2kelimelerin ise bu kadar yetersiz olduğunu
3bilmiyordum.
Güzellik ile yetersizlik aynı cümlede duruyor. Şarkı güzeldir çünkü söylenebilecek olanı söyler; kelime yetersizdir çünkü söylenemeyeni söylemesi beklenir.
- 3
, biliyorum;
mümkün;
, duyuyorum;
1Biliyorum, bir yer var;
2orada her şeyi söylemek mümkün.
3Ona epeyce yaklaştığımı hissediyorum.
Şair o yeri görmüyor, yaklaştığını hissediyor. Üç dizenin üçü de noktalı virgülle bitiyor: cümle tamamlanmıyor, adım adım ilerliyor. Yakınlık arttıkça anlatma gücü değil, söylenemeyenin sınırı belirginleşiyor.
- 4
.
1Anlatamıyorum.
Tek başına bir dize, tek başına bir bent. Yaklaştığı yere varamadığını söyleyen bu son satır, şiirin bütün iddiasını hem çürütüyor hem kanıtlıyor — anlatamadığını anlatmayı başarıyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 142130 numaralı sürüm esas alındı; şairin kendi imlâsı korundu.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
İstanbul'da, Boğaziçi'nde,Orhan Veli Kanık · Şiir→
Şiir bir soruyla açılıyor ve soru okura yöneltiliyor: Bu satırlar bir ses taşıyabilir mi? Şair kendi aracına güvenmediğini ilk dizede ilan ediyor.