DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Gerçek âşık, bir sevgilisi olan kişidir
Şiir · 17. yüzyıl

Gerçek âşık, bir sevgilisi olan kişidir

Şiir gerçek âşığı canından geçip sırrını açan kişi olarak tanımlar. Sevgilinin fettan gözü ve küçük beni çok kan döken eşkıyaya benzetilir; yüzü görülünce bütün dünya ateşe döner. Ömer’in gözyaşı Şat Irmağı olur, gönül bülbülü güzellik Bağdat’ına uçar ve şair sevgilinin eşiğine yüz sürmeyi ister.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    ana derler ki bir cânânı var

    Cân ü dilden severim ol cânı bir cânânı var

    1Gerçek âşık, bir sevgilisi olan kişidir.

    2O canı gönülden severim; onun da bir sevgilisi vardır.

    Gerçek âşıklık, soyut sevme yeteneği değil belirli bir sevgiliye canıgönülden bağlılık olarak tanımlanır. İlk beyitteki can tekrarları, sevilen kişiyi hayatın merkezine yerleştirir.

  2. 2

    candan geçüp nâçâr sırrın fâş eder

    Yoksa cânım demeğe sana kimin ne cânı var

    1Gönül ehli canından geçip çaresizce sırrını açar.

    2Yoksa sana ‘canım’ demeye kimin ne hakkı vardır?

    Gönül ehli canını aştığında sırrını açıklamak zorunda kalır. ‘Canım’ hitabının hakkı, kolay söylenen yakınlık sözüne değil kişinin kendi varlığından vazgeçmesine bağlanır.

  3. 3

    Gerçi dehr içre bulunmaz yoktur emsâlin senin

    Bî emandır âh kim şol senin

    1Gerçi dünyada senin eşin ve benzerin bulunmaz.

    2Ah, senin o büyüleyici gözün hiç aman vermez.

    Sevgilinin benzersizliği övülürken fettan gözün acımasızlığı hemen yanına konur. Böylece güzellik güven veren bir kusursuzluk değil, kendisine yaklaşanı yaralayan tehlikeli üstünlüktür.

  4. 4

    Bir köyü bekler harâmî fitnedir hâlin senin

    Sûretâ mikdârı az ammâ velî çok kanı var

    1Senin benin, bir köyü bekleyen eşkıya gibi fitnedir.

    2Görünüşte küçüktür ama döktüğü kan çoktur.

    Küçük benin köy bekleyen eşkıyaya benzetilmesi ölçü ile etkiyi ters çevirir. Yüzde az yer kaplayan koyu işaret, çok kan döken büyük bir fitne gücü kazanır.

  5. 5

    Gül cemâlin görmüşüm gülşen bana bir nâr olur

    Tutuşup yanar yürek cismim nâr olur

    1Gül yüzünü gördüğüm için gül bahçesi bana ateş olur.

    2Yürek tutuşup yanar, bedenim baştan başa ateş kesilir.

    Gül yüzü gören kişi için gül bahçesinin ateşe dönüşmesi, güzelliğin huzur değil yanış getirdiğini anlatır. Yürekten bütün bedene yayılan alev, aşkın kapsamını fiziksel kılar.

  6. 6

    Bir kişi yardan ırağ âlem ana ağyâr olur

    Yâr ile her kim ki yâr oldu anın yârânı var

    1Sevgiliden uzak kalan kişiye bütün dünya yabancı olur.

    2Sevgiliyle dost olanın ise dostları vardır.

    Sevgiliden uzaklık bütün dünyayı yabancılaştırırken onunla dostluk topluluk kazandırır. Yalnızlık ile yâran sahibi olma arasındaki ayrım, tek ilişkinin sosyal evreni nasıl kurduğunu gösterir.

  7. 7

    Bir nefes sensiz şehâ olunmaz yâremiz

    Ol sebebden rûz ü şeb artup gider efgânımız

    1Ey şah, sensiz bir an bile yaramız yatışmaz.

    2Bu yüzden gece gündüz feryadımız artıp gider.

    Sensiz bir an bile yaranın yatışmaması, feryadı gece gündüz büyütür. Zaman iyileştirici değildir; sevgilinin yokluğu sürdükçe acı kendi sesini çoğaltan bir sürece dönüşür.

  8. 8

    Âstânında rakîbe yok bizim âzârımız

    Her metâ-ı vuslatın elbette bir hicrânı var

    1Eşiğinde rakibe karşı hiçbir eziyetimiz yoktur.

    2Her kavuşma malının elbette bir ayrılığı vardır.

    Rakibe dokunmama sözü, sevgilinin eşiğinde kavga yerine kabullenişi seçer. Her kavuşmanın ayrılık taşıdığı bilgisi, aşk nimetinin içinde baştan beri kayıp ihtimali bulunduğunu açıklar.

  9. 9

    Cân atar dil bülbülü Bağdâd-ı hüsnün bağına

    Ağlamaktan eşk-i çeşmim döndü ırmağına

    1Gönül bülbülü, güzelliğinin Bağdat’ındaki bahçeye can atar.

    2Ağlamaktan gözyaşım Şat Irmağı’na döndü.

    Gönül bülbülü güzelliğin Bağdat’ına uçarken gözyaşı Şat Irmağı olur. Şehir, bahçe ve nehir aynı coğrafyada birleşerek sevginin iç dünyasını geniş bir manzaraya dönüştürür.

  10. 10

    Bu Ömer yüz sürmek ister işiğin toprağına

    Eli varmaz derdimendin başına dermânı var

    1Bu Ömer eşiğinin toprağına yüz sürmek ister.

    2Dertlinin eli başına uzanmaz; oysa bir dermanı vardır.

    Eşiğin toprağına yüz sürme isteği tevazu ve yakınlık arzusudur. Son dizedeki erişemeyen el, dermanın bilindiği hâlde kullanılmamasını göstererek şiiri çözümsüz bir acıyla kapatır.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Basılı dizideki görünür Âşık Ömer mahlası ve Ergun koleksiyon yerleşimi birlikte doğrulandı: 19. dize “Bu Ömer yüz sürmek ister işiğin toprağına”.

Atıf kanıtını aç ↗

Sadeddin Nüzhet Ergun’un 1936 tarihli Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri baskısındaki 524 numaralı metnin 20 dizesi ve 10 birimi basılı sırayla korunmuştur. Tarama yeniden dağıtılmamıştır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÂşık Oldum Leblerinin Kandine Bir Kimsenin
Âşık oldum leblerinin kandine bir kimsenin
Âşık Ömer · Şiir

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

Âşık-ı sâdık

Gerçek ve sadık âşık.

Ehl-i dil

Gönül ve anlayış sahibi.

çeşm-i fettânın

Baştan çıkaran gözün.

serâpâ

Baştan başa.

teskîn

Yatışma, sakinleşme.

Şat

Dicle Nehri için kullanılan ad.