Âşık oldum sen perî sîmâya cânım Mustafâ
Şair peri yüzlü Mustafa’ya bağlılığını bülbül, gonca, kanlı gömlek, gözyaşı denizi ve kâkül tuzağı imgeleriyle anlatır. Meyve, ednâya, gönül kuşu ve âşık-ı dil çevresindeki kapalı basılı yüzeyler kesin bir olay örgüsüne dönüştürülmeden; kavuşma arzusu ile kaygının yan yana gelişi korunur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Âşık oldum sen cânım Mustafâ
Mâilim sen dilber-i ra’nâya cânım Mustafâ
1Ey peri yüzlü Mustafa, sana âşık oldum;
2ey gösterişli güzel, gönlüm sana eğilimli Mustafa.
- 2
zârım atmadadır rûz ü şeb
Bülbülüm sen gonca-i zîbâya cânım Mustafâ
1Kavuşma gül bahçende gece gündüz inleyip dururum;
2sen güzel gonca, ben bülbülüm Mustafa.
Kavuşma “gülşen” olarak tasarlanırken konuşanın gece gündüz süren “zâr”ı bu bahçenin sevinçli havasını tersine çevirir. Âşığın kendini bülbül, sevgiliyi “gonca-i zîbâ” sayması, ayrılık sesini çiçek ile kuş arasındaki erişilemeyen yakınlık üzerinden duyurur.
- 3
gördüm
Kanlı zahmım kanım içtin kanludur pîrâhenim
1Fitneli yan bakışınla bedenimin parça parça olduğunu gördüm;
2Kanlı yaram, kanım içtin, gömleğim kanlıdır [basılı dizim kapalı].
Fitne çıkaran yan bakış bedeni “rîze rîze” eder; parçalanma, bakışın gözle görülmeyen etkisini ten üzerinde görünür kılar. İkinci dizedeki “kanlı zahmım / kanım içtin / kanludur pîrâhenim” dizilimi özne ve noktalama bakımından kapalıdır; yara, kan ve gömlek zinciri kesin bir araç tümlecine çevrilmeden açık bırakılır.
- 4
ile gözlerim yaşı benim
Aka aka döndü gör deryâya cânım Mustafâ
1Kavuşma özleminle gözlerimin yaşı
2aka aka denize döndü, gör Mustafa.
“İştiyâk-ı vasl” gözyaşının kaynağını doğrudan kavuşma arzusuna bağlar. “Aka aka” ikilemesi süreyi ve kesintisizliği taşırken yaşın “deryâ”ya dönmesi niceliği büyütür; “gör” buyruğu sevgiliyi bu dönüşümün tanığı olmaya çağırır.
- 5
Mâh ü Hurşîd’e niçe benzer iki ebrûyı gör
Doğradı zârı dilim tâ aşkıle kayguyu gör
1İki kaşın aya ve güneşe nasıl benzer, gör;
2“Doğradı zârı dilim”; aşk ile kaygıyı gör [dil/gönül bağı kapalı].
İki kaşın ay ve güneşle karşılaştırılması, yüzün iki göksel ışığı aynı çizgide topladığı bir abartıdır. “Doğradı zârı” ile “dilim” parçalarının bağı tam kapanmaz; yorum yalnız doğrama imgesiyle aşk ve kaygının yan yana getirildiğini güvenle söyleyebilir.
- 6
elde nedendir dâne-i hindûyu gör
Bağlıdır sen cânım Mustafâ
1Gönül kuşu; elde, nedendir, Hint tanesini gör [söz dizimi kapalı];
2Senin Tuba gibi kâkülüne bağlıdır, Mustafa.
“Mürg-i dil” gönlü kuşa çevirir; “dâne-i hindû” avın koyu renkli yemini, “kâkül-i tûbâ” ise bağlanılan saç tuzağını çağrıştırır. Ne var ki “elde nedendir” dizimi açık bir soru kurmaz; elde, neden ve tane arasındaki ilişkiyi kaynak dışı bir fiille tamamlamak şiirin kapalılığını siler.
- 7
Gam mıdır bu âşık-ı dil vasl-ı maksûda ere
Gülşen-i bâğ-ı cemâlin güllerin gâhî dere
1Gam mıdır: bu “âşık-ı dil” murat edilen kavuşmaya ersin [izafet kapalı];
2Güzellik bahçesinin güllerini ara sıra dersin.
“Gam mıdır” sorusu murat edilen kavuşmaya erişmeyi ve güzellik bahçesinden ara sıra gül dermeyi aynı ihtimalde birleştirir. Basılı “âşık-ı dil” izafeti kimin gönlüne ya da nasıl bir âşığa işaret ettiğini kesinleştirmez; “ere / dere” uyakları dileği hareket halinde tutar.
- 8
Çok zamandır çekti ârzum bir şeftâlü dere
Demedim Âşık Ömer cânım Mustafâ
1Uzun zamandır “arzum / şeftali derme” dizisi çekişi bildirir [bağ kapalı];
2“Demedim Âşık Ömer ednâya”, Mustafa [özne-nesne bağı kapalı].
Uzun zamandır çekilen “ârzû”, bir “şeftâlü” ile duyusal ve örtük bir meyve imgesine dönüşür. “Demedim Âşık Ömer ednâya” dizesinde mahlas, söyleme fiili ve aşağı olana yönelişin bağı kapalıdır; kapanışın savunmacı tonu belirtilmeli, görünmeyen özne ya da nesne eklenmemelidir.
Metnin kaynağı
Ergun 1936 No.261 gövdesinde “Demedim Âşık Ömer ednâya cânım Mustafâ” mahlası görünür.
Atıf kanıtını aç ↗Kaynak sürümü ergun1936-n261-C4A08C81D30C. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.261, PDF 221–222; 8 iki dizelik birim/16 dize. İçerik aparatı: U3 zahmım/kanım içtin/pîrâhenim; U5 zârı/dilim; U6 elde/nedendir/dâne-i hindû; U7 âşık-ı dil; U8 arzum/şeftâlü/ednâya dizimleri kapalıdır; emendasyon yapılmadı. Tarama yeniden dağıtılmadı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Âşıka edince kin ferzânedir mollacığımÂşık Ömer · Şiir→
“Âşık oldum” sözü daha ilk kelimede konuşanın hâlini açıklar; “perî sîmâ” sevgiliyi insanüstü bir yüz güzelliğiyle tanıtır. İkinci dizedeki “mâilim” bu ani tutulmayı bilinçli bir yöneliş gibi sürdürür, “dilber-i ra’nâ” ise Mustafa hitabına gösterişli ve zarif bir portre ekler.