Aşk (Ömer Seyfettin)
Sevgilinin “Aşk var mıdır?” sorusuna kesin cevap veremeyen konuşan, sıcak bir elin ve öpülen leylağın uyandırdığı duyguyu yine de aşk diye adlandırmayı önerir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
""
İnce, beyaz bir benzeyen,
Nazik elin sıcacıktı elimde.
Bu leylağı yavaşçacık öperken,
Sordun bana:
"Aşk var mıdır?"
Benim de
Bunda biraz şüphem var... Ah sevgilim,
İnanmadan yapmak, fakat ne elim!
Sustum, evet, "var!" deseydim o zaman,
"Söyle nedir?" diyecektim şüphesiz.
Hayalim de söndü hemen bir ,
Hayalim de dalgalandı bin deniz...
Sustum, evet bilmiyordum, o nedir?
Bir var ki heyecanlar getirir?
İnce, beyaz bir benzeyen
Nazik elin sıcacıkken elimde.
Bir leylağı yavaşçacık öperken
Duyduğum şey nedir? Bilmem... senin de
Bir duyduğun varsa böyle...
Gül bana.
Aşk diyelim aşk, bu tatlı duyguna!
1‘Hayal’
2İnce, beyaz bir leylağa benzeyen
3Narin elin elimin içinde sıcacıktı.
4O leylak gibi eli usulca öperken
5Bana sordun:
6‘Aşk var mıdır?’
7Benim de
8Bu konuda biraz kuşkum var… Ah, sevgilim,
9İnanmadan davranmak elimde değil!
10Sustum; o zaman ‘Var’ deseydim,
11Kuşkusuz, ‘Söyle, nedir?’ diyecektim.
12Hayalim bir okyanus gibi birden söndü,
13Sonra bin deniz gibi dalgalandı…
14Sustum; çünkü aşkın ne olduğunu bilmiyordum.
15Ama insana heyecan veren bir hâl var.
16İnce, beyaz bir leylağa benzeyen
17Narin elin elimin içinde sıcakken
18O leylak gibi eli usulca öperken
19Duyduğum şey neydi? Bilmiyorum… Sen de
20Böyle bir şey duyuyorsan,
21Gülümse bana.
22Bu tatlı duyguna aşk diyelim, aşk!
Metnin kaynağı
Yazar başlığı sabit 145495 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.
Atıf kanıtını aç ↗Yazar başlığı sabit 145495 revizyonunda ve bağlı kurumsal kimlik kaynağında doğrulandı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Gözüm uzak, pek uzak bir cihanda...Ömer Seyfettin · Beş bentlik manzume→
Leylak benzetmesi, sevgilinin elini hem narin hem duyulur kılar. Konuşan aşkın tanımını bilmediği için susar; fakat şiirin sonunda kavramı kanıtlamaya çalışmak yerine iki kişinin ortak duygusuna ad verir. Böylece şüphe, yakınlığın önüne geçmez.