Ömer Seyfettin kimdir?
Ömer Seyfettin, TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Türk edebiyatında Maupassant tarzı hikâyenin öncüsü olarak tanıttığı yazardır. Aynı madde onun edebiyata hikâyeden önce şiirle girdiğini kaydeder; tespit edilen ilk şiiri Lâne-i Garâm, 13 Temmuz 1898'de Pul dergisinde yayımlanmıştır.
11 Nisan 1911'de Genç Kalemler dergisinde çıkan Yeni Lisan makalesi, Arapça ve Farsça kalıplar yerine konuşulan İstanbul Türkçesini esas alan sadeleşme programının metnidir; şiirindeki dönüşüm de bu programla aynı yıllara denk gelir.
Hayatı ve yaşadığı çevre
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ne göre 28 Şubat 1299 / 11 Mart 1884'te Balıkesir'in Gönen ilçesinde doğdu. Babası yüzbaşı Ömer Şevki Efendi, annesi İstanbullu Fatma Hanım'dır. Babasının kökeni tartışmalıdır: bazı araştırmacılar Dağıstanlı, hatta Çerkez olduğunu ileri sürmüş, Ömer Seyfettin 1918'de bu iddiaya karşı çıkarak babasının tek kelime Çerkezce bilmeyen Kafkasyalı bir Türk olduğunu açıklamıştır. TDV İslâm Ansiklopedisi babasını Kafkas göçmeni bir subay, annesini İsfendiyaroğulları soyundan gösterir.
Öğrenimi mahalle mektebinde başladı; ailesi İnebolu'ya taşındıktan sonra annesi 1892'de onu İstanbul'a getirdi. Aksaray'daki Mekteb-i Osmanî'de Fransızca öğrenmeye başladı, 1893'te Eyüp Askerî Rüştiye Mektebi'ne yatılı girdi, 1896'da Edirne Askerî İdâdîsi'ne, 1900'de Mekteb-i Harbiye-i Şahane'ye geçti. TDV maddesi Harbiye'den 1903'te erken mezun olduğunu bildirir.
1903'te Kuşadası ve İzmir'de askerî görevlerde bulundu; 1907'de Aydın Vilâyeti Jandarma Alay Mektebi'nde kavâid-i dîniyye hocalığı yaptı; 1909-1911 arasında Pirlepe, Manastır, Köprülü, Serez ve İştip gibi Balkan garnizonlarında görev aldı. Esareti iki kaynakta farklı anlatılır: TEİS Kosova ve Yanya'da savaştıktan sonra esir düştüğünü, Nafliyon'da yaklaşık on ay tutulduğunu ve 17 Aralık 1913'te İstanbul'a döndüğünü yazar; TDV ise 20 Ocak 1913'te Kanlıtepe'de Yunanlılara esir düştüğünü ve Atina yakınlarında on ay kaldığını söyler. Şubat 1914'te askerlikten ayrıldı.
Selanik'te Ali Cânib ile mektuplaşırken Türkçeyi sadeleştirme ve edebiyata millî bir nitelik kazandırma görüşlerini ortaya koydu; Ziya Gökalp'in desteğiyle birlikte çalıştılar ve derginin adı Hüsn ve Şiir'den Genç Kalemler'e çevrildi. 1914-1920 arasında İstanbul'da Kabataş Sultânîsi ve İstanbul Erkek Muallim Mektebi'nde öğretmenlik yaptı, Tetkikat-ı Lisâniye Encümeni'nde üye oldu. Yazıları Sabah gazetesiyle Genç Kalemler, Türk Sözü ve Yeni Mecmua dergilerinde çıktı; ilk hikâyesi Tenezzüh 1902'de Sabah'ta yayımlandı.
TEİS'e göre 1915 yılı sonunda İttihat ve Terakki ileri gelenlerinden Besim Ethem Bey'in kızı Câlibe Hanım'la evlendi ve Güner adında bir kızı oldu; evlilik karakter uyuşmazlığı yüzünden uzun sürmedi ve 1918'de ayrıldılar.
6 Mart 1920'de öldü. TEİS ölüm sebebinin otopside şeker hastalığı olarak tespit edildiğini kaydeder; TDV ölümün Haydarpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde olduğunu bildirir. İlk mezarı Kadıköy Kuşdili'ndeki Mahmut Baba Mezarlığı'ydı; bu mezarlık tramvay garajına dönüştürüldüğü için naaşı 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Asri Mezarlığı'na taşındı.
Şiir anlayışı ve dili
TDV maddesine göre Meşrutiyet öncesi manzumeleri aruzla yazılmış, çoğunlukla sone biçiminde ve romantik temalıdır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü de ilk şiirlerinde Edebiyat-ı Cedîde'nin, özellikle Tevfik Fikret'in etkisini gösterir.
1914'ten sonra şiirinde belirgin bir değişim olur: hece veznine geçer ve koşma gibi halk biçimlerini kullanmaya başlar. İki kaynak da bu yönelişi Ziya Gökalp'in tesirine bağlar; TEİS aruzdan sonra hece vezniyle ve arı duru bir dille yazmaya dikkat ettiğini söyler ve şiir sayısını yaklaşık yüz olarak verir.
Böylece şiiri, Yeni Lisan makalesinde savunulan dil anlayışının aynı kalemde nasıl uygulandığını izlemeye elverir: ölçü, biçim ve söz varlığı aynı yıllarda birlikte değişir.
Başlıca eserleri ve şiirleri
- Yeni Lisan ve Bir İstimzacYeni Lisan makalesi 11 Nisan 1911'de Genç Kalemler'de yayımlandı; TEİS aynı yıl bu adla bir kitabın da çıktığını kaydeder. Konuşulan İstanbul Türkçesini esas alan sadeleşme programını ortaya koyar.
- Vatan! Yalnız Vatan!1911'de yayımlandı; TEİS'in ve TDV'nin sağlığında çıkan kitapları arasında saydığı eserlerden.
- Turan Masalları1914'te yayımlandı; aynı yıl Yarınki Turan Devleti ve Mektep Çocuklarına Türklük Mefkûresi de çıktı.
- Ashâb-ı Kehfimiz1918'de yayımlandı; aynı yıl Harem de çıktı.
- Efruz Bey1919'da yayımlandı.
- ManzumelerTEİS'e göre yaklaşık yüz şiiri vardır; ilk tespit edilen manzumesi Lâne-i Garâm'dır (Pul, 13 Temmuz 1898).Arşivdeki ilgili şiirleri gör →
Edebiyat tarihindeki yeri
TDV İslâm Ansiklopedisi onu Türk edebiyatında Maupassant tarzı hikâyenin öncüsü sayar ve Yeni Lisan makalesiyle başlayan sadeleşme hareketinin merkezine koyar; Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü yaklaşık yüz şiirinin yanında yüz elli kadar hikâye, mensur şiir, fıkra, hatırat, makale ve tercüme kaleme aldığını kaydeder. Şiirleri hikâyelerinin gölgesinde kaldı; ancak aruzdan heceye geçişi, savunduğu dil programının kendi kaleminde nasıl karşılık bulduğunu gösterdiği için ayrıca okunur.
Hayat bilgileri TEİS kaydı temel alınarak özetlendi; kesin olmayan biyografik ayrıntılar kesin hüküm olarak sunulmadı.
TEİS kaydını aç ↗