DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Ömer Seyfettin/Bahar Rüzgârı
Yedi üçlük · 19.–20. yüzyıl

Bahar Rüzgârı

Baharın sıcaklığı, çiçeklenen ağaçlar ve şenlenen dünya içinde henüz dönmeyen kırlangıçları arar; boş göğü ve yuvaları uzaklardan gelecek haberin bekleyişine dönüştürür.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Aydınlatır sıcak güneş

    Ormanları, tarlaları...

    Es, baharın hoş rüzgârı!

    1Sıcak güneş aydınlatır

    2Ormanları, tarlaları...

    3Es, baharın hoş rüzgârı!

    Güneşin ormanlarla tarlaları aydınlatması, baharı geniş bir manzara olarak açar. Üçüncü dizedeki emir, rüzgârı yalnız betimlenen bir doğa olayı olmaktan çıkarıp şiirin doğrudan muhatabı yapar.

  2. 2

    Ey baharın hoş rüzgârı,

    Kırlangıçlar nerde şimdi?

    Kış gelince gitmişlerdi...

    1Ey baharın hoş rüzgârı,

    2Kırlangıçlar şimdi nerede?

    3Kış gelince gitmişlerdi...

    Rüzgâra yönelen ses kırlangıçları sorar ve onların kış gelince gittiğini hatırlar. Böylece baharın sıcaklığı, beklenen kuşların yokluğu yüzünden daha ilk anda eksik bir canlanmaya dönüşür.

  3. 3

    Kar yağmadan gitmişlerdi,

    Fakat gelir onlar,

    Artık yok hiç, ne kış ne kar...

    1Kar yağmadan gitmişlerdi,

    2Fakat yazın geri gelirler,

    3Artık ne kış var ne kar...

    Kırlangıçların kar yağmadan ayrıldığı ve yazın geri geldiği bilgisi mevsim döngüsünü kurar. Kış ile karın artık bulunmaması, geri dönüş için gerekli şartların hazır olduğunu özellikle vurgular.

  4. 4

    Şimdi sıcak! Ne kış, ne kar!

    Hep ağaçlar çiçeklenmiş,

    Yaz zamanı dünya şenmiş...

    1Şimdi sıcak! Ne kış var ne kar!

    2Bütün ağaçlar çiçek açmış,

    3Yaz mevsiminde dünya şenlenmiş...

    Sıcaklık, çiçeklenen ağaçlar ve şenlenen dünya baharın görünür kanıtlarıdır. Üç kısa dize, önceki kış yokluğunu olumlu bir manzaraya çevirir; fakat kuşların dönüp dönmediği hâlâ söylenmez.

  5. 5

    Gök, kasaba, her yer şenmiş;

    nerde kırlangıçlar?

    Mavi gök boş, ey hoş rüzgâr!

    1Gökyüzü, kasaba, her yer şenlenmiş;

    2Ama kırlangıçlar nerede?

    3Mavi gök boş, ey hoş rüzgâr!

    Gökyüzüyle kasabanın şenlenmesine rağmen kırlangıçların yeniden sorulması, şiirin temel karşıtlığını açık eder. Mavi göğün boşluğu, kalabalık bahar görüntüsünün ortasında bekleyişe ayrılmış bir eksikliktir.

  6. 6

    Gökyüzü boş tatlı rüzgâr

    dere

    Haber bekler uzaklardan...

    1Gökyüzü boş, tatlı rüzgâr;

    2Billur dere, ipek gibi orman

    3Uzaklardan haber bekliyor...

    Billur dere ve ipek orman benzetmeleri manzarayı parlak ve yumuşak kılar. Bu güzellik kendi başına tamamlanmaz; bütün çevre uzaklardan gelecek haberi bekleyen bir varlık gibi kişileştirilir.

  7. 7

    Kırlangıçlar uzaklardan

    Gelsinler; boş yuvaları.

    Es, baharın hoş rüzgârı

    1Kırlangıçlar uzaklardan

    2Gelsinler; yuvaları boş.

    3Es, baharın hoş rüzgârı.

    Son üçlük, beklenen haberi kırlangıçların dönüş dileğine dönüştürür. Boş yuvalar kuşların yerini hazır tutar; kapanışta yinelenen rüzgâr çağrısı, şiiri başlangıçtaki mevsim sesine geri bağlar.

Kavram sözlüğü (6) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'ın 145496 numaralı sabit revizyonundaki tek şiir gövdesinin 21 dizesi, yedi üçlük sınırıyla korundu.. Şiirin yirmi bir dizesinin tamamı sekiz hecelidir; kaynak hece ölçüsünün adlandırılmış bir alt türünü vermez.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAşk (Ömer Seyfettin)
"Fantazi"
Ömer Seyfettin · Serbest düzenli aşk şiiri

Kavram sözlüğü

6 kavram bulundu.

kırlangıç

Kışı sıcak ülkelerde geçirip ilkbaharda aynı yuvaya dönen göçmen kuş; dönüşü halk takviminde mevsimin gerçekten değiştiğinin işareti sayılır

şenmek

Canlanmak, neşe ve kalabalıkla dolmak; bir yerin ıssızlıktan çıkıp bayındır hâle gelmesi için de kullanılır

lâkin

Ama, ancak; eski yazı dilinde ‘ama’nın yerini tutan, ondan daha ağır başlı Arapça kökenli bağlaç

billur

Kesme cam, kristal; suyun dibi görünecek kadar duru ve ışıltılı olduğunu söylemek için sıfat gibi kullanılır

ipek orman

Ormanın yaprak yüzeyini kumaşa benzeten benzetme; sertlik yerine pürüzsüzlük ve parlaklık bildirir

yazın

Yaz mevsiminde. Mevsim adına gelen -ın ekiyle kurulan zaman zarfıdır; tek bir mevsimi değil her yıl tekrarlanan dönüşü anlatır