DDizegâhDijital şiir arşivi
Sone · 19.–20. yüzyıl

Yıkık Han

Yolda rastlanan bir harabe, bir ölüm düşüncesine dönüşür. Şiirin son sözünü şair değil, bir baykuş söyler — ve söylediği şey teselli değil, kovulmaktır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Yaklaşırken yanımdaki "Yoksa" diyordu

    "Burda kimse, durmayalım, bu bir yıkık binadır!"

    Yaklaşınca durdum baktım içerisi ,

    Koca zaman sert eliyle ezmiş idi bu yurdu

    1Yaklaşırken yanımdaki kılavuz “Yok" diyordu,

    2“burada kimse yok, durmayalım, bu yıkık bir binadır!”

    3Yaklaşınca durdum, baktım: içerisi tamtakır.

    4Koca zaman sert eliyle bu yurdu ezmişti.

    Şiir bir uyarıyla açılıyor ve şair uyarıyı dinlemiyor. Durup bakmak, bütün şiirin sebebi. Son dizede zaman elleri olan bir güç oluyor — yıkımın faili belirsiz değil.

  2. 2

    Ruhuma bir acı, sessiz, garip duyurdu,

    Etrafında gördüğüm o baldıranlar, o katır

    Tırnaklan, o kamışlar, o çalılar...

    Bir ağır hasta gibi hepsi sanki baygın baygın uyurdu…

    1Ruhuma acı, sessiz, garip bir keder duyurdu

    2çevresinde gördüğüm o baldıranlar, o katır

    3tırnakları, o kamışlar, o çalılar...

    4Hepsi ağır bir hasta gibi baygın baygın uyurdu.

    Dize, yıkıntının çevresindeki kamışları ve başka bitkileri bir arada sayar. Listeyi bütünüyle zehirli ya da dikenli diye genelleştirmez; bitkilerin çeşitliliği terk edilmiş yapının çevresini kaplayan doğayı görünür kılar.

  3. 3

    Sonumuzu, akıbeti düşünmeğe başlarım;

    "Niçin böyle yürüyeyim, üzüleyim her adım,

    "Şu hiçliğe bile bile gidiyorken..." diyerek

    1Sonumuzu, akıbeti düşünmeye başlarım:

    2“Niçin böyle yürüyeyim, her adımda üzüleyim,

    3şu hiçliğe bile bile giderken...” diyerek.

    Harabeden kendi sonuna geçiş. Soru pratik bir soru: madem sonu hiçlik, yürümenin anlamı ne? Şiir bu soruyu sorup cevabı başkasına bırakıyor.

  4. 4

    Dalıyorum, bir koğuktan beklenilmez bir uçuş,

    Bir kahkaha koptu: "Yürü, yaşayana yol gerek..."

    Dedi sandım üzerimden gelip-geçen bu baykuş.

    1Dalıyorum; bir oyuktan beklenmedik bir uçuş,

    2bir kahkaha koptu: “Yürü, yaşayana yol gerek...”

    3dedi sandım, üzerimden gelip geçen bu baykuş.

    Cevap bir baykuştan geliyor ve kahkahayla. “Yaşayana yol gerek” hem bir teşvik hem bir kovma: burası ölülerin yeri, sen git. Son dizedeki “sandım” ise cevabı da şüpheli bırakıyor — belki hiç konuşan olmadı.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 145491 numaralı sürüm esas alındı. Dizelerin uzunluğu düzensiz; kaynaktaki satır bölümleri korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBahar Rüzgârı
Aydınlatır sıcak güneş
Ömer Seyfettin · Yedi üçlük

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

han

Yol üstünde konaklama yeri

kılağuz

Kılavuz, yol gösteren

tam-takır

Bomboş

elem

Keder, acı

baldıran

Zehirli bir ot

katırtırnağı

Sarı çiçekli bir çalı

akıbet

Son, sonuç

koğuk

Oyuk, kovuk