DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Cenab Şahabeddin/Belâ-yı Herem
Sone · 19. yüzyıl

Belâ-yı Herem

Yaşlı beden iki büklüm yapı, kemik depremi ve omuzdaki yüz yıllık yük imgeleriyle anlatılır. Beşikten mezara uzanan hayatın ardından bakış, hayat yıkıntısının kıyısından sonsuzluk denizine çevrilir.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    bakar gibidir ile

    Üstünde titreyen şu kefen saçlı sıklete;

    Dönmüş hayâl-i ra'şe-nümûd-ı sefâlete

    Cism-i dütâsı dest-i kavî-i zaman ile;

    1Toprak ile taş güvenle bakar gibidir

    2üstlerinde titreyen, kefen saçlı ağırlığa;

    3iki büklüm bedeni titreyen bir sefalet hayaline dönmüş

    4zamanın güçlü eliyle.

    Toprak ile taş, üstlerinde titreyen ve beyaz saçı kefene benzetilen yaşlı ağırlığa bakar. İki büklüm beden zamanın güçlü eliyle titreyen bir sefalet hayaline dönüşür; yorum toprağı açıkça mezara çevirmez veya ona bekleme niyeti yüklemez.

  2. 2

    Titrer vücudu zelzele-i ile,

    Yok dizlerinde kudreti bir meşyete;

    Âmâde bir seyâhat-i bîkayd-ı avdete

    Dûşunda yüz seneyle.. o ile!

    1Vücudu kemik depremiyle titrer;

    2dizlerinde bir adım yürüme gücü yok.

    3Omzunda yüz yılla — o ağır yükle —

    4dönüşü olmayan bir yolculuğa hazır.

    ‘Kemik depremi’ titremeyi büyütür; dizlerde tek adımlık güç kalmaması bedensel sınırı açıkça verir. Yüz yıl omuzdaki ağır yüke, ölüm ise dönüşü olmayan yolculuğa dönüşür; yorum bunu dışarıdan bir meslek bakışıyla açıklamaz.

  3. 3

    Endişesi -o rişte-i lerzân-ı ömr ü merk-

    Bir anda atlayıp beşiginden mezârına

    Eyler bütün havadis-i 'asrı peyinde terk!

    1Kaygısı — ömrün ve ölümün titreyen ipliği —

    2bir anda beşiğinden mezarına atlayıp

    3bir asrın bütün olaylarını ardında bırakır.

    Ömür ile ölüm arasındaki bağ bir iplik: hem ince hem titriyor. İkinci dize bir asrı tek bir atlayışa indiriyor — beşikten mezara. Aradaki yüz yılın “havadis”, yani gündelik olaylar olarak geride bırakılması, hayatın nasıl unutulur hâle geldiğini söylüyor.

  4. 4

    Enzâr-ı pür tereddüdü sık sık dalıp gider;

    Gelmiş -ı hayatın kenarına

    Deryâ-yı sermediyyeti hayretle seyreder!

    1Tereddütle dolu bakışları sık sık dalıp gider;

    2hayat yıkıntısının kenarına gelmiş,

    3sonsuzluk denizini hayretle seyreder.

    Tereddütlü bakış hayat yıkıntısının kenarında dalar ve sonsuzluk denizini hayretle seyreder. Kapanış korku yerine hayreti öne çıkarır; başka bir şiirle akrabalık kurmadan bu sahneyle sınırlı okunur.

Kavram sözlüğü (9) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak'taki 162645 numaralı sürüm esas alındı. Dergi sayfasının başlık ve imza satırı metne dâhil edilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇeşm-i Yâr
[Senin nigâhına] bir rûh-ı nâzik ü hayrân
Cenab Şahabeddin · Sone

Kavram sözlüğü

9 kavram bulundu.

herem

İhtiyarlık, yaşlılık

hâk ü hacer

Toprak ve taş

itminân

Güven, iç rahatlığı

sıklet

Ağırlık

cism-i dütâ

İki büklüm beden

üstühân

Kemik

hatve

Adım

bâr-ı girân

Ağır yük

harâbezâr

Yıkıntı yeri