Belâ-yı Herem
Yaşlı beden iki büklüm yapı, kemik depremi ve omuzdaki yüz yıllık yük imgeleriyle anlatılır. Beşikten mezara uzanan hayatın ardından bakış, hayat yıkıntısının kıyısından sonsuzluk denizine çevrilir.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
bakar gibidir ile
Üstünde titreyen şu kefen saçlı sıklete;
Dönmüş hayâl-i ra'şe-nümûd-ı sefâlete
Cism-i dütâsı dest-i kavî-i zaman ile;
1Toprak ile taş güvenle bakar gibidir
2üstlerinde titreyen, kefen saçlı ağırlığa;
3iki büklüm bedeni titreyen bir sefalet hayaline dönmüş
4zamanın güçlü eliyle.
- 2
Titrer vücudu zelzele-i ile,
Yok dizlerinde kudreti bir meşyete;
Âmâde bir seyâhat-i bîkayd-ı avdete
Dûşunda yüz seneyle.. o ile!
1Vücudu kemik depremiyle titrer;
2dizlerinde bir adım yürüme gücü yok.
3Omzunda yüz yılla — o ağır yükle —
4dönüşü olmayan bir yolculuğa hazır.
‘Kemik depremi’ titremeyi büyütür; dizlerde tek adımlık güç kalmaması bedensel sınırı açıkça verir. Yüz yıl omuzdaki ağır yüke, ölüm ise dönüşü olmayan yolculuğa dönüşür; yorum bunu dışarıdan bir meslek bakışıyla açıklamaz.
- 3
Endişesi -o rişte-i lerzân-ı ömr ü merk-
Bir anda atlayıp beşiginden mezârına
Eyler bütün havadis-i 'asrı peyinde terk!
1Kaygısı — ömrün ve ölümün titreyen ipliği —
2bir anda beşiğinden mezarına atlayıp
3bir asrın bütün olaylarını ardında bırakır.
Ömür ile ölüm arasındaki bağ bir iplik: hem ince hem titriyor. İkinci dize bir asrı tek bir atlayışa indiriyor — beşikten mezara. Aradaki yüz yılın “havadis”, yani gündelik olaylar olarak geride bırakılması, hayatın nasıl unutulur hâle geldiğini söylüyor.
- 4
Enzâr-ı pür tereddüdü sık sık dalıp gider;
Gelmiş -ı hayatın kenarına
Deryâ-yı sermediyyeti hayretle seyreder!
1Tereddütle dolu bakışları sık sık dalıp gider;
2hayat yıkıntısının kenarına gelmiş,
3sonsuzluk denizini hayretle seyreder.
Tereddütlü bakış hayat yıkıntısının kenarında dalar ve sonsuzluk denizini hayretle seyreder. Kapanış korku yerine hayreti öne çıkarır; başka bir şiirle akrabalık kurmadan bu sahneyle sınırlı okunur.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 162645 numaralı sürüm esas alındı. Dergi sayfasının başlık ve imza satırı metne dâhil edilmedi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
[Senin nigâhına] bir rûh-ı nâzik ü hayrânCenab Şahabeddin · Sone→
Toprak ile taş, üstlerinde titreyen ve beyaz saçı kefene benzetilen yaşlı ağırlığa bakar. İki büklüm beden zamanın güçlü eliyle titreyen bir sefalet hayaline dönüşür; yorum toprağı açıkça mezara çevirmez veya ona bekleme niyeti yüklemez.