Çeşm-i Yâr
Bir göz on dört dizede ışığa, sese ve şiire dönüşür. Bakış, gülüş ve ağlayışlarda gizlenen sözleri konuşanın ruhuna aktarır; son dize bu gözleri şiire aşina diye niteler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
[Senin nigâhına] bir rûh-ı nâzik ü hayrân
[Verir cenâh-ı münîriyle] zıll u ulviyyet;
Şu'âyı gamzeni bir kerre eyleyen rü'yet
Kalır o nûra hayâlen ilelebed !
1Senin bakışına nazik ve hayran bir ruh
2ışıklı kanadıyla gölge ve yücelik verir;
3yan bakışının ışınını bir kez gören
4o nura hayalen sonsuza dek bakakalır.
- 2
Senin küreyve-i rahşân-ı çeşmine
Olan, eder seher-i sermediyyeti rü'yet
Ziyâ-yı subh ile memlû bir ufk-ı ulviyyet
Görür ki onda güler bir sitâre-i hayrân.
1Senin gözünün parlak küresine bakan kişi
2sonsuzluğun seherini görür;
3sabah ışığıyla dolu bir yücelik ufku görür
4ve orada hayran bir yıldızın gülüşünü.
Göz parlak bir küre, sonsuzluğun seheri, ışık dolu ufuk ve gülen yıldız olarak art arda genişler. Bir uzuvdan manzaraya büyüyen ölçek bu sonenin kendi imge hareketidir; belirli bir edebî topluluğun tümüne genellenmez.
- 3
O rengi dem'a-i şefkatte muhtefî gözler
Ne âşıkâne ne hessî neşîdeler söyler:
Lehâzelerle eder serzeniş, verir sözler!
1O rengi şefkat gözyaşında gizleyen gözler
2ne âşıkane, ne hisli şiirler söyler;
3bakışlarla sitem eder, sözler verir.
Şiirin dönüm noktası: göz artık bakmıyor, konuşuyor. “Neşîde” şiir demek — yani bakış bir metin üretiyor. Üçüncü dize iki ayrı konuşma edimi sayıyor: sitem etmek ve söz vermek. İkisi de sözcük kullanmadan yapılıyor.
- 4
O handelerle, bükâlarda gizlenen sözler:
Hafîce ruhuma işte o sözleri söyler
O ruh ile görüşen, şi're âşînâ gözler!
1Gülüşlerde ve ağlayışlarda gizlenen o sözleri
2işte o gözler ruhuma usulca söyler:
3o ruhla görüşen, şiire aşina gözler.
Gülüş ve ağlayışlarda saklı sözleri sevgilinin gözleri konuşanın ruhuna usulca söyler. Son dize bu gözleri şiire aşina diye niteler; yorum okurun kimliği veya yeterliliği hakkında metin dışı bir sınav kurmaz.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak'taki 162603 numaralı sürüm esas alındı. İlk iki dizedeki köşeli parantezler neşrin kendi işareti: o yerlerin editör tarafından tamamlandığını gösteriyor, dizgi hatası değil. Kaldırılmadı — kaldırmak okura yanlış bir kesinlik hissi verirdi.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.Bir hata mı var? Bildirin
Sırada ne var?
Cebhe-i pür zılalim üstündeCenab Şahabeddin · Sone→
Bakış bir ışık kaynağı olarak kuruluyor ve ona bakan bir daha başka bir yere bakamıyor. “Cenâh-ı münîr” — ışıklı kanat — meleksi bir varlığı çağırıyor. Köşeli parantezler bu iki dizenin neşirde tamamlandığını gösteriyor; şiirin en belirsiz yeri, tam da açılışı.