DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Âşık Ömer/Âvâre gezerken dehri serâser
Şiir · 17. yüzyıl

Âvâre gezerken dehri serâser

Dünyayı baştan başa dolaşırken aşk yüzünden toprağa düşen âşık, Mecnun’dan daha deliye döndüğünü söyler; göğsündeki yaralar ve Tuna gibi akan yaşlar arasında aşkı eğlence sanmanın yanılgısını görür, sonunda elif boy yüzünden kendi boyunun dala döndüğünü anlatır.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Âvâre gezerken dehri serâser

    Aşk eyledi beni

    1Dünyayı baştan başa avare dolaşırken

    2aşk beni toprakla bir etti.

    Dünyayı bütünüyle dolaşan avare, hareket hâlindeyken aşk tarafından toprağa indirilir. ‘Hâke beraber’ olmak hem düşüşü hem değersizleşme duygusunu taşır; geniş coğrafi yolculuk tek bir duygunun önünde yere kapanır.

  2. 2

    Bir kul oldum meded

    Gelen çiğner geçer yol oldum meded

    1Uzun boylu bir güzele kul oldum, medet;

    2gelenin çiğneyip geçtiği yol oldum, medet.

    Servi boylu sevgiliye kulluk, âşığı insanların çiğnediği bir yola dönüştürür. Yüksek servi ile yerdeki yol arasındaki dikey karşıtlık ilişkinin güç dengesini gösterir; yinelenen ‘meded’ ise dönüşümün yardım isteyen sesidir.

  3. 3

    Hep illerin bilişi var yâdı var

    Bîçâre Mecnûn’un heman adı var

    1Herkesin bir tanıdığı, bir yâdı var;

    2çaresiz Mecnun’un yalnız adı var.

    Başkalarının tanıyanı ve hatırlayanı bulunurken Mecnun’dan geriye yalnız adı kalmıştır. Dize, ünü yakınlıkla eşitlemez; adın dolaşması kişinin yalnızlığını gidermez. Âşık kendi durumunu ölçmek için bu ünlü mahrumiyeti çağırır.

  4. 4

    Gönlümün ne bir yâdı ne zârı var

    Ben andan ziyâde del-oldum meded

    1Gönlümün ne bir yâdı ne de iniltisi var;

    2ben ondan da fazla deli oldum, medet.

    Gönlün ne hatırlayanı ne de sesini duyanı vardır; şair kendini Mecnun’dan bile daha deli sayar. Karşılaştırma bir övünme değil yalnızlığın derecesidir. ‘Del-oldum’ kaynak biçimi onarılmadan, artan çaresizliğin kırık sesiyle korunur.

  5. 5

    Artup gitmededir sînemde dağlar

    Gözüm yaşı Tuna çağlar

    1Göğsümdeki yaralar gittikçe çoğalıyor;

    2gözyaşım Tuna gibi çağlıyor.

    Göğüsteki dağlar yara izleri olarak çoğalırken gözyaşı Tuna büyüklüğünde akar. Beden bir coğrafyaya dönüşür: göğüs dağlık alan, göz ise büyük nehrin kaynağıdır. Acının artışı hem yükseklik hem su miktarıyla ölçülür.

  6. 6

    oldu dağ üstü bağlar

    Akar boz bulanık sel oldu meded

    1Yaralardan ‘dağ üstü bağlar’ oldu;

    2boz, bulanık bir sel akar; medet.

    ‘Cerâhat’, yara ve dağlama alanını açar; ‘dağ üstü bağlar’ gerçek dağların üzerinde yeşil bağlar olarak yorumlanamaz. Akan boz bulanık selin tam kaynağı da açık değildir. Coğrafi manzara ve kesin sıvı öznesi eklenmeden yara zinciri literal tutulur.

  7. 7

    Bu eğlence derdim

    Söyünmez ateşim tükenmez derdim

    1Bu aşk sevdasını eğlence sanırdım;

    2ateşim sönmez, derdim tükenmezmiş.

    Âşık başlangıçta sevdayı oyalanılacak bir eğlence sanmıştır. Şimdi ateşin sönmediğini ve derdin tükenmediğini öğrenir. Geçmişteki hafif hüküm ile şimdiki süreklilik arasındaki fark, deneyimin bilgiden daha sert öğretmen olduğunu gösterir.

  8. 8

    Derd imiş başıma geldi de gördüm

    Tutuşup yanarım kül oldum meded

    1Meğer dertmiş; başıma gelince gördüm;

    2tutuşup yanıyor, kül oluyorum, medet.

    Derdin gerçek niteliği ancak başa geldikten sonra anlaşılır. Tutuşmak, yanmak ve kül olmak art arda tam bir yok oluş zinciri kurar. Yardım nidası tekrarlansa da ateş durmaz; âşığın bilgisi kurtuluş değil yalnız geç kalmış farkındalık getirir.

  9. 9

    Ömer geçtim çâresinden eminden

    Bir derd ü gamından

    1Ömer, çare bulmaktan ve emin olmaktan vazgeçtim;

    2bir elif boylunun derdi ve gamı yüzünden

    Mahlaslı birim çareden ve güven duygusundan vazgeçildiğini söyler. Buna sebep olan sevgilinin elif gibi düzgün boyudur. Dimdik harf görüntüsü, âşığın biraz sonra anlatılacak bükülmüş bedeni için görsel bir karşıtlık hazırlar.

  10. 10

    Ben bu deminden

    Büküldü dal oldu meded

    1Ben bu meclisin işretinden, ‘deminden’

    2boyum büküldü, dal oldu; medet.

    İki dize tek cümledir: boyun bükülmesi meclisin işreti ve ‘dem’iyle ilişkilendirilir. Dem burada zaman, sohbet, nefes veya meclis/içki kullanımlarından birini taşıyabilir; tanık olmadan ‘soluk’ diye daraltılmaz ve kapalı tamlama korunur.

Kavram sözlüğü (8) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Ergun 1936 şiir No.28 Âşık Ömer bölümündedir ve gövdede Ömer mahlası açıkça görünür.

Atıf kanıtını aç ↗

Kaynak sürümü ergun1936-n28-20008A60C390. Sadeddin Nüzhet Ergun, Âşık Ömer: Hayatı ve Şiirleri (1936), şiir No.28, PDF 125–126; 10 iki dizelik birim/20 dize. Tarama yalnız kanıt olarak bağlandı ve yeniden dağıtılmadı. İçerik aparatı: ‘dağ üstü bağlar’ coğrafyaya çevrilmedi; akan selin kaynağı ve ‘dem’ sözünün bağlamsal karşılığı kesinleştirilmedi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirAzm-i Yâr Edip Makam-ı Yâra Geldim Görmedim
Azm-i yâr edüp makam-ı yâra geldim görmedim
Âşık Ömer · Gazel

Kavram sözlüğü

8 kavram bulundu.

hâke berâber

Toprakla bir, yere düşmüş.

serv-i bâlâya

Uzun servi boylu güzele.

mânendi

Gibi, benzeri.

Cerâhatten

Yaradan ve irinli yaralanmadan.

sevdâ-yi aşkı

Aşk tutkusunu.

elif kametin

Elif harfi gibi düzgün ve uzun boyunun.

bezmin işretinden

Meclisin içkisinden ve eğlencesinden.

kametim

Boyum, endamım.