DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Baña cevri firâvândur nigâruñ
Gazel · 15. yüzyıl

Baña cevri firâvândur nigâruñ

Gül ile bülbül ayrılığından başlayan gazel, gönülle konuşarak sabrı, feryadı ve bekleyişi sorgular; çevik saçın avcılığına karşı Avnî’nin yoksulluğunu son engel yapar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Baña cevri firâvândur nigâruñ

    Nitekim gül firâkından hezâruñ

    1Sevgilinin bana eziyeti çoktur;

    2Tıpkı bülbülün gülden ayrılığının ağır oluşu gibi.

    Sevgilinin âşığa yönelttiği çok eziyet, bülbülün gülden ayrı kalışıyla karşılaştırılır. Firakın sahibi gül değil bülbüldür: gül sevgilinin, hezâr ise ayrılık çeken âşığın bahçedeki karşılığıdır. Hezârın ‘bin’ çağrışımı da bülbülün ayrılık acısını ve cevrin çokluğunu birlikte büyütür.

  2. 2

    Göñül ol bî-vefâya sabr u ‘ışkuñ

    ‘Iyân eyle ne kim var

    1Ey gönül, o vefasıza karşı sabrını ve aşkını

    2Açık et; sende bulunanı, yokunu ve varını göster.

    Konuşan kendi gönlüne seslenip sabırla aşkı görünür kılmasını ister. Yoğ u var ifadesi yalnız sahip olunanı değil eksikliği de açıklamaya çağırır; o vefasıza karşı savunma, iç dünyanın hiçbir parçasını saklamamaktır.

  3. 3

    Göñül bir dem figândan olma hâlî

    Egerçi nâleye yok iktidâruñ

    1Ey gönül, bir an bile feryattan boş kalma,

    2Her ne kadar inlemeye gücün olmasa da.

    Gönül inlemeye gücü kalmasa bile feryadı bırakmamalıdır. İktidar yokluğu sesi tamamen susturmaz; beyit, fiziksel zayıflıkla iradeli ısrarı ayırır ve aşkın devamını duyulma sonucundan bağımsız tutar.

  4. 4

    Göñül feryâduña rahm itmez ol yâr

    Aña beñzer ki hoşdur âh ü zâruñ

    1Ey gönül, o sevgili feryadına acımaz;

    2Anlaşılan senin ah ve iniltinden hoşlanır.

    Sevgilinin merhametsizliği bir adım ileri götürülür: yalnız feryada kayıtsız değildir, ondan hoşlanıyor olabilir. ‘Aña beñzer’ kesin hükümden kaçınsa da âşığın ahının sevgili için haz nesnesine dönüşmesi kuşkusunu güçlendirir.

  5. 5

    Göñül almakda key çâbüktür ol zülf

    Giçürme elde dururken şikâruñ

    1O saç gönül almakta pek çeviktir;

    2Avın elindeyken onu kaçırma.

    Saç, gönül avında çevik bir avcıdır; buna rağmen emir gönle yönelir ve eldeki avı kaçırmaması söylenir. Avcı ile avın rolleri bilinçli biçimde karışır: yakalanan gönül, saçın yakınlığını kendi fırsatı sayar.

  6. 6

    Sen olduğuñ uğramaz ol yâr

    Ne nef‘i yol başında intizâruñ

    1Senin bulunduğun yere o sevgili uğramazsa

    2Yol başında beklemenin ne yararı vardır?

    Sevgili âşığın bulunduğu yere uğramıyorsa yol başında beklemek sonuçsuzdur. Beyit bekleyişin sadakatini değil mekânsal mantığını sorgular; intizar, karşılaşma ihtimali taşımadığında kendi başına fayda üretmez.

  7. 7

    Görür kim gedâsen

    Saña ‘Avnî niçe yâr ola yâruñ

    1Seni parasız ve yoksul bir dilenci olarak görür;

    2Ey Avnî, sevgilin sana nasıl sevgili olsun?

    Makta Avnî’nin bî-zer ve müflis oluşunu sevgilinin karşılık vermemesine acı bir gerekçe yapar. Aşk ilişkisi piyasa diliyle okunur; verecek sermayesi olmayan gedânın yâr edinme umudu, kendi ağzından alaylı biçimde boşa çıkar.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-043, PDF 57–58, basılı 53-54; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBehişt gibi oldı harâbât sahnı vesî‘Avnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

firâvân

Çok, bol ve ardı kesilmeyen.

hezâr

Bülbül; aynı zamanda bin sayısını çağrıştırır.

yoğ u varuñ

Yokluğun ve varlığın; eldeki bütün durum.

iktidâr

Güç yetirebilme, yapabilme kudreti.

key çâbük

Pek çevik ve hızlı.

intizâr

Birinin gelmesini yol gözleyerek bekleme.

bî-zer ü müflis

Parasız ve bütün varlığını yitirmiş.