Baña cevri firâvândur nigâruñ
Gül ile bülbül ayrılığından başlayan gazel, gönülle konuşarak sabrı, feryadı ve bekleyişi sorgular; çevik saçın avcılığına karşı Avnî’nin yoksulluğunu son engel yapar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Baña cevri firâvândur nigâruñ
Nitekim gül firâkından hezâruñ
1Sevgilinin bana eziyeti çoktur;
2Tıpkı bülbülün gülden ayrılığının ağır oluşu gibi.
- 2
Göñül ol bî-vefâya sabr u ‘ışkuñ
‘Iyân eyle ne kim var
1Ey gönül, o vefasıza karşı sabrını ve aşkını
2Açık et; sende bulunanı, yokunu ve varını göster.
Konuşan kendi gönlüne seslenip sabırla aşkı görünür kılmasını ister. Yoğ u var ifadesi yalnız sahip olunanı değil eksikliği de açıklamaya çağırır; o vefasıza karşı savunma, iç dünyanın hiçbir parçasını saklamamaktır.
- 3
Göñül bir dem figândan olma hâlî
Egerçi nâleye yok iktidâruñ
1Ey gönül, bir an bile feryattan boş kalma,
2Her ne kadar inlemeye gücün olmasa da.
Gönül inlemeye gücü kalmasa bile feryadı bırakmamalıdır. İktidar yokluğu sesi tamamen susturmaz; beyit, fiziksel zayıflıkla iradeli ısrarı ayırır ve aşkın devamını duyulma sonucundan bağımsız tutar.
- 4
Göñül feryâduña rahm itmez ol yâr
Aña beñzer ki hoşdur âh ü zâruñ
1Ey gönül, o sevgili feryadına acımaz;
2Anlaşılan senin ah ve iniltinden hoşlanır.
Sevgilinin merhametsizliği bir adım ileri götürülür: yalnız feryada kayıtsız değildir, ondan hoşlanıyor olabilir. ‘Aña beñzer’ kesin hükümden kaçınsa da âşığın ahının sevgili için haz nesnesine dönüşmesi kuşkusunu güçlendirir.
- 5
Göñül almakda key çâbüktür ol zülf
Giçürme elde dururken şikâruñ
1O saç gönül almakta pek çeviktir;
2Avın elindeyken onu kaçırma.
Saç, gönül avında çevik bir avcıdır; buna rağmen emir gönle yönelir ve eldeki avı kaçırmaması söylenir. Avcı ile avın rolleri bilinçli biçimde karışır: yakalanan gönül, saçın yakınlığını kendi fırsatı sayar.
- 6
Sen olduğuñ uğramaz ol yâr
Ne nef‘i yol başında intizâruñ
1Senin bulunduğun yere o sevgili uğramazsa
2Yol başında beklemenin ne yararı vardır?
Sevgili âşığın bulunduğu yere uğramıyorsa yol başında beklemek sonuçsuzdur. Beyit bekleyişin sadakatini değil mekânsal mantığını sorgular; intizar, karşılaşma ihtimali taşımadığında kendi başına fayda üretmez.
- 7
Görür kim gedâsen
Saña ‘Avnî niçe yâr ola yâruñ
1Seni parasız ve yoksul bir dilenci olarak görür;
2Ey Avnî, sevgilin sana nasıl sevgili olsun?
Makta Avnî’nin bî-zer ve müflis oluşunu sevgilinin karşılık vermemesine acı bir gerekçe yapar. Aşk ilişkisi piyasa diliyle okunur; verecek sermayesi olmayan gedânın yâr edinme umudu, kendi ağzından alaylı biçimde boşa çıkar.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-043, PDF 57–58, basılı 53-54; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Sevgilinin âşığa yönelttiği çok eziyet, bülbülün gülden ayrı kalışıyla karşılaştırılır. Firakın sahibi gül değil bülbüldür: gül sevgilinin, hezâr ise ayrılık çeken âşığın bahçedeki karşılığıdır. Hezârın ‘bin’ çağrışımı da bülbülün ayrılık acısını ve cevrin çokluğunu birlikte büyütür.