Behişt gibi oldı harâbât sahnı vesî‘
Meyhaneyi cennete benzeyen geniş bir ülke olarak kuran gazel, karanlık gönüllü sufiyi bu sahnenin dışında bırakır; bir yudumu şefaat, yok oluşu da kurtuluş yolu sayar.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Behişt gibi oldı vesî‘
Ki anda var ki hûr-şekl ü bedî‘
1Meyhanenin avlusu cennet gibi geniş oldu;
2Orada huri görünüşlü, eşsiz meyhane gençleri vardır.
- 2
Nesîm-i rûh-fezâsıyla memlû
Ya çâr fasl-ı hevâsı misâl-i fasl-ı rebî‘
1Ruh tazeleyen esintisi altı yönü doldurur;
2Dört mevsiminin havası da bahar mevsimi gibidir.
Nesîm-i rûh-fezâ altı yönün tamamını doldurarak meyhaneyi sınırsız bir ferahlık alanı yapar. Dört mevsimin sürekli bahar olması zamanın yıpratıcı dönüşünü kaldırır; burası canlılığın kesilmediği ayrı bir iklimdir.
- 3
Safâ-y-ile ire mi anda sûfî
Meger mübeddel ide eylüge hısâl-i şenî‘
1Karanlık gönüllü sufi oraya huzurla ulaşabilir mi?
2Ancak kötü huylarını iyiliğe çevirirse ulaşır.
Tîre-dil sufi mekâna girmek istese önce kötü huylarını iyiliğe çevirmelidir. Eleştiri görünüşteki zühde değil karaktere yönelir; safâya erişmenin şartı dış yasaklardan çok iç ahlâkın dönüşümüdür.
- 4
Çü ki ola anda cür‘a nûş eyler
Biñ olsa cürm vera‘ bir latîfe-y-ile şefî‘
1Orada tortu içen kişi bir yudum tadınca
2Bin günahı olsa da, sakınması tek bir incelik sayesinde ona şefaatçi olur.
Dürd-keş meyhanede bir cür‘a içerken ikinci dize günah, vera‘ ve şefaat dilini aynı sahneye taşır. Burada şefî‘ yükleminin öznesi vera‘, yani sakınmadır; ‘bir latîfe-y-ile’ ise onun şefaatine aracılık eden inceliği bildirir. Böylece latîfe ile vera‘ iki ayrı şefaatçi yapılmadan meyhane ironisi korunur.
- 5
O mülke vü anuñ ehline iriş ey ‘Avnî
Bu devr ehline bakma eger
1Ey Avnî, o ülkeye ve halkına eriş;
2Bu devrin insanlarına, soylu ya da aşağı olmalarına bakma.
Avnî’ye çağrı, meyhane ülkesine ve onun ehline ulaşmasıdır. Şerîf ile vazî‘ ayrımını önemsememek, devrin toplumsal rütbelerini askıya alır; değer mevkide değil bu alternatif topluluğa katılabilmektedir.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-034, PDF 52–53, basılı 48-49; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Harâbâtın sahnı behişt gibi genişletilir; meyhane gençleri de huri biçiminde görünür. Dünyevî ve dinî mekânlar karşı karşıya getirilmez, meyhane cennetin niteliklerini kendi içinde yeniden üretir.