DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Behişt gibi oldı harâbât sahnı vesî‘
Gazel · 15. yüzyıl

Behişt gibi oldı harâbât sahnı vesî‘

Meyhaneyi cennete benzeyen geniş bir ülke olarak kuran gazel, karanlık gönüllü sufiyi bu sahnenin dışında bırakır; bir yudumu şefaat, yok oluşu da kurtuluş yolu sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Behişt gibi oldı vesî‘

    Ki anda var ki hûr-şekl ü bedî‘

    1Meyhanenin avlusu cennet gibi geniş oldu;

    2Orada huri görünüşlü, eşsiz meyhane gençleri vardır.

    Harâbâtın sahnı behişt gibi genişletilir; meyhane gençleri de huri biçiminde görünür. Dünyevî ve dinî mekânlar karşı karşıya getirilmez, meyhane cennetin niteliklerini kendi içinde yeniden üretir.

  2. 2

    Nesîm-i rûh-fezâsıyla memlû

    Ya çâr fasl-ı hevâsı misâl-i fasl-ı rebî‘

    1Ruh tazeleyen esintisi altı yönü doldurur;

    2Dört mevsiminin havası da bahar mevsimi gibidir.

    Nesîm-i rûh-fezâ altı yönün tamamını doldurarak meyhaneyi sınırsız bir ferahlık alanı yapar. Dört mevsimin sürekli bahar olması zamanın yıpratıcı dönüşünü kaldırır; burası canlılığın kesilmediği ayrı bir iklimdir.

  3. 3

    Safâ-y-ile ire mi anda sûfî

    Meger mübeddel ide eylüge hısâl-i şenî‘

    1Karanlık gönüllü sufi oraya huzurla ulaşabilir mi?

    2Ancak kötü huylarını iyiliğe çevirirse ulaşır.

    Tîre-dil sufi mekâna girmek istese önce kötü huylarını iyiliğe çevirmelidir. Eleştiri görünüşteki zühde değil karaktere yönelir; safâya erişmenin şartı dış yasaklardan çok iç ahlâkın dönüşümüdür.

  4. 4

    Çü ki ola anda cür‘a nûş eyler

    Biñ olsa cürm vera‘ bir latîfe-y-ile şefî‘

    1Orada tortu içen kişi bir yudum tadınca

    2Bin günahı olsa da, sakınması tek bir incelik sayesinde ona şefaatçi olur.

    Dürd-keş meyhanede bir cür‘a içerken ikinci dize günah, vera‘ ve şefaat dilini aynı sahneye taşır. Burada şefî‘ yükleminin öznesi vera‘, yani sakınmadır; ‘bir latîfe-y-ile’ ise onun şefaatine aracılık eden inceliği bildirir. Böylece latîfe ile vera‘ iki ayrı şefaatçi yapılmadan meyhane ironisi korunur.

  5. 5

    O mülke vü anuñ ehline iriş ey ‘Avnî

    Bu devr ehline bakma eger

    1Ey Avnî, o ülkeye ve halkına eriş;

    2Bu devrin insanlarına, soylu ya da aşağı olmalarına bakma.

    Avnî’ye çağrı, meyhane ülkesine ve onun ehline ulaşmasıdır. Şerîf ile vazî‘ ayrımını önemsememek, devrin toplumsal rütbelerini askıya alır; değer mevkide değil bu alternatif topluluğa katılabilmektedir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-034, PDF 52–53, basılı 48-49; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirBilmezem ne didi ol dilbere ağyâr yineAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

harâbât sahnı

Meyhanenin geniş avlusu.

muğ-beçeler

Meyhanede hizmet eden gençler.

nesîm-i rûh-fezâ

Ruhu tazeleyen hafif rüzgâr.

şeş-cihet

Altı yön; mekânın bütün tarafları.

tîre-dil

Gönlü karanlık, içi aydınlanmamış.

dürd-keş

Şarabın tortusunu içen meyhane müdavimi.

şerîf ü vazî‘

Toplumca yüksek ve aşağı sayılan kimseler.