Bilmezem ne didi ol dilbere ağyâr yine
Rakibin sözüyle yeniden cefa kuran hilekâr sevgiliyi izleyen gazel, onun mahalledeki gezintisini bahçe süsü ve şehir fitnesi yapar; yüzün ateşi şehri aydınlatırken Avnî canıyla müşteri olur.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bilmezem ne didi ol dilbere yine
Kıldı bünyâd-ı cefâ ol yine
1Bilmem rakipler o sevgiliye yine ne söyledi;
2O hilekâr put yine cefa yapısını kurdu.
- 2
Gördüm ol dilberi kûyında ider seyr didüm
Zînet olmış gül ile gûşe-i gülzâr yine
1O sevgiliyi mahallesinde gezinirken gördüm ve dedim ki:
2Gül bahçesinin bir köşesi yine gülle süslenmiş.
Sevgilinin kendi mahallesindeki yürüyüşü, gül bahçesinin bir köşesine yerleşen gül olarak okunur. Gören kişi sıradan bir gezintiyi peyzajın tamamlanmasına çevirir; mekân değerini sevgilinin orada görünmesinden alır.
- 3
Şehr içinde çü revân oldı revân ben de didüm
Fitne-y-ile pür olur yine
1Şehir içinde yürümeye başlayınca ben de dedim ki:
2Sokak ve pazar yine fitneyle dolacak.
Sevgili şehirde yürüyünce sokakla pazar fitneyle dolacaktır. Revân sözü hem hareketi hem canlılığı taşır; onun dolaşımı kent hayatını canlandırırken aynı anda bakışları, arzuları ve kargaşayı çoğaltır.
- 4
götürüp ‘arz-ı cemâl eyler ise
Şehri nûr ide gibi yine
1Peçesinin kenarını kaldırıp güzelliğini gösterirse,
2Yanağının ateşi sanki şehri nura boğacak.
Peçenin yalnız kenarının kalkması bile yanağın ateşiyle bütün şehri aydınlatmaya yeter. Ateşin nura dönüşmesi sevgilinin yüzünde yanma ile ışığı birleştirir; örtünün küçük açılışı kamusal bir aydınlanma yaratır.
- 5
Gamzesi tîğine tâkat getürimez kimse
virmek ile ‘Avnî harîdâr yine
1Kimse onun gamze kılıcına dayanamaz;
2Avnî yine can akçesini vererek ona müşteridir.
Gamze kılıcı karşısında kimsenin dayanma gücü yoktur; buna rağmen Avnî canını nakit gibi sunarak alıcı olur. Harîdâr sözü aşkı pazara taşır, fakat satın alınan şey vuslat değil ölümcül bakışın darbesidir.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî gövdesi ve komşu kayıt sınırları bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-065, PDF 77, basılı 73; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî dizesi aktarıldı, Ali Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Ağyarın ne dediği bilinmez, fakat sonuç sevgilinin yeniden cefa binası kurmasıdır. ‘Büt-i ayyâr’ hem güzelliği hem hileyi birleştirir; rakibin sözü görünmez kalsa da âşığa yönelen yeni eziyet somut bir yapı gibi yükselir.