Bir şâha kulam kim kulı sultân-ı cihândur
Dünyanın gedâ kaldığı şâha kulluk, sevgilinin kirpik ve saç imgeleriyle birleşir; gazel ayrılığı Ramazan, kavuşmayı bayram olarak ölçüp son beyitte Mahmud Şah’a bakışa döner.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Bir şâha kim kulı sultân-ı cihândur
Mihr-i ruhı şems-i felege nûr-feşândur
1Öyle bir padişaha kulum ki onun kulu bile dünyanın sultanıdır;
2Yanağının güneşi, gökteki güneşe ışık saçar.
- 2
Katlüme ya müjgânı ya tîri sebeb olmuş
Çün öldüriser tîr hemân tîğ hemândur
1Ölümüme ister kirpiği ister oku sebep olmuş, ne fark eder?
2Öldürecek olduktan sonra ok da birdir, kılıç da.
Kirpik ile ok ve dolaylı olarak tîğ aynı öldürücü alanda eşitlenir. Âşık için silahın türü önemsizdir; sonuç ölüm olduktan sonra ince kirpik de savaş aleti kadar keskindir. Tekrarlanan ‘hemân’ hükmü bu kaderci kayıtsızlığı sertleştirir.
- 3
Zülfüñ oldı kaşuñ
Vasluñ dem-i ‘îd oldı firâkuñ ramazândur
1Saçın Kadir gecesi, kaşın bayram hilâli oldu;
2Kavuşman bayram vakti, ayrılığın ise Ramazan oldu.
Siyah saç Kadir gecesine, kıvrık kaş bayram hilâline çevrilerek sevgilinin yüzünde dinî takvim kurulur. Vuslat bayram, firak Ramazan’dır; âşık için bekleme ve kavuşma süreleri ayların resmî düzeninden değil sevgilinin yakınlığından belirlenir.
- 4
Ol urdı dile nîze-i hecri
Cânumı alan nîze degül belki sinândur
1O güzellik Yusuf’u gönle ayrılık mızrağını vurdu;
2Canımı alan mızrağın kendisi değil, sivri ucudur.
Sevgili güzelliğiyle Yusuf’a benzerken ayrılık bir mızrak darbesi olarak gönle iner. İkinci dize nîze ile sinânı ayırır: canı alan bütün silah değil onun sivri ucudur; böylece acının kaynağı genel ayrılıktan tek, keskin temas noktasına daralır.
- 5
‘Avnî gözi Mahmûd şehüñ bakduğı bu kim
Mülkin dahîler zabt ider aña nigerândur
1Ey Avnî, Mahmud Şah’ın gözünün bakışı şudur ki
2Başkaları ülkesini ele geçirir; o ise bunu gözetmektedir.
Makta Mahmud Şah’ın bakışını ve mülkün başkalarınca zaptını aynı sahneye getirir. Nigarân hem bakan hem kaygıyla gözeten kişiyi çağrıştırır; beyit açık bir hüküm vermeden, iktidar ile seyretme arasındaki mesafeyi Avnî’nin hitabında gerilimli bırakır.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-023, PDF 47–48, basılı 43-44; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
İlk dize kulluk zincirini yüceltir: sevgilinin sıradan kulu bile cihana sultan olacak ölçüde değer kazanır. Ardından yanağın güneşi, gerçek güneşe ışık veren kaynak sayılır; siyasal üstünlük gökyüzündeki aydınlık düzenine kadar genişletilir.