DDizegâhDijital şiir arşivi
Şiirler/Avnî (Fatih Sultan Mehmed)/Cismümüz râh-ı vefâda gerçi kim hâk eylerüz
Gazel · 15. yüzyıl

Cismümüz râh-ı vefâda gerçi kim hâk eylerüz

Aşk yolunda toprak olmayı, kadehi baş üstünde tutmayı ve ayrılık okuna göğüs germeyi seçen gazel; sevgilinin eşiğini göğün zirvesinden üstün bir mesken sayar.

Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.

  1. 1

    Cismümüz râh-ı vefâda gerçi kim hâk eylerüz

    ile reh-i yâri yine pâk eylerüz

    1Bedenimizi vefa yolunda toprak etsek de

    2Ah rüzgârıyla sevgilinin yolunu yine temizleriz.

    Bedenin vefa yolunda toprağa dönüşmesi yok oluş değil hizmettir; ahın rüzgârı bu toprağı kaldırıp yâr yolunu süpürür. Âşık, öldükten sonra bile sevgilinin geçeceği yolu temizleyen madde olarak bağlılığını sürdürür.

  2. 2

    Bâdeye baş üzre yir idüp ayağa salmazuz

    Hürmetin câm-ı meyüñ ol deñlü idrâk eylerüz

    1Şaraba baş üstünde yer verir, onu ayağa düşürmeyiz;

    2Şarap kadehinin hürmetini o derece biliriz.

    Baş ve ayak karşıtlığı kadehin yerini belirler: şarap yukarıda tutulur, ayağa atılmaz. ‘Ayağ’ kadeh anlamını da çağrıştırdığı için beyit hem bedensel konumla hem meclis sözcüğüyle oynar; hürmet sarhoşluğun önüne geçer.

  3. 3

    Ger firâkuñ derdine vasluñdan olursa devâ

    gamzeñüñ nîşine tiryâk eylerüz

    1Ayrılığının derdine kavuşmandan bir deva gelirse

    2Dudağının içkisini gamzenin iğnesine panzehir ederiz.

    Vuslat, ayrılık derdinin devası; dudağın içkisi de gamze iğnesinin panzehiridir. Nûş ile nîş ses yakınlığı haz ve acıyı aynı bedende toplar; sevgili yarayı açan da iyileştirecek ilacı taşıyan da odur.

  4. 4

    Tîr-i hecre sîne dutmakdan budur maksadumuz

    Yoluña baş oynamağa cânı eylerüz

    1Ayrılık okuna göğüs germekteki amacımız şudur:

    2Yolunda baş koymak için canı korkusuz kılarız.

    Âşık ayrılık okundan kaçmaz, göğsünü bilinçli biçimde hedef yapar. Bu dayanışın gayesi sevgilinin yolunda baş oynayacak cesareti üretmektir; yara, korkusuzluğa hazırlayan bir sınav olarak okunur.

  5. 5

    Yâr işiginde ikâmet mümkin olursa eger

    Meskenümüz ‘Avnîyâ san eylerüz

    1Sevgilinin eşiğinde kalmak mümkün olursa

    2Ey Avnî, meskenimizi göğün en yüksek noktası sayarız.

    Eşikte ikamet edilirse en alçak mimari nokta göklerin zirvesine dönüşür. Avnî için mekânın değeri yüksekliğinden değil sevgiliye yakınlığından gelir; kûyun eşiği, bütün kozmik yücelik ölçülerini tersine çevirir.

Kavram sözlüğü (7) ↓
Kaynak

Metnin kaynağı

Aidiyet doğrulandı

Cevâhirü’l-Mülûk kaydı şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde verir; tam Avnî beyitleri ve sınırlar bağımsız görsel source audit ile doğrulanmıştır.

Atıf kanıtını aç ↗

Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), cevahir-1330-avni-027, PDF 49–50, basılı 45-46; tahmis/tesdis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, Emîrî ekleri dışarıda bırakıldı. Doğan yalnız kimlik kontrol tanığıdır.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Bir hata mı var? Bildirin

Yanlış bir dize, hatalı bir çeviri ya da eksik bir kaynak gördüyseniz yazın. Metni doğrulayıp düzeltiyoruz.

Okumaya devam edin

Sırada ne var?

Sonraki şiirÇü oldı la‘lüñe teşbîh cân-fezâ-yı şerâbAvnî (Fatih Sultan Mehmed) · Gazel

Kavram sözlüğü

7 kavram bulundu.

râh-ı vefâ

Sadakat ve bağlılık yolu.

Bâd-ı âh

Âşığın ahından doğduğu düşünülen rüzgâr.

câm-ı mey

Şarap kadehi.

nûş-ı lâ‘lüñ

Sevgilinin lâl dudağından içilen şifa verici haz.

nîş

İğne veya sokma; gamzenin yaralayıcı etkisi.

bî-bâk

Korkusuz, çekinmeden canını ortaya koyan.

evc-i eflâk

Göklerin en yüksek noktası.