Çü oldı la‘lüñe teşbîh cân-fezâ-yı şerâb
Bahar ve şarap isteğiyle açılan gazel, sâkinin yüzünü ışık kaynağı yapar; yoksul ve sarhoş konuşucu son beyitte içkinin bedelini bile yitirdiğini söyler.
Özgün dizeler ve günümüz Türkçesi karşılığı gösteriliyor.
- 1
Çü oldı la‘lüñe teşbîh
Dile ziyâde olur dem-be-dem
1Can bağışlayan şarap senin lal dudağına benzetilince
2Gönlün şaraba duyduğu arzu her an daha da artar.
- 2
Behâr oldı vü güller açıldı ey
Kadeh getür ki bu fasl eyler
1Bahar geldi, güller açıldı ey saki;
2Kadehi getir, çünkü bu mevsim şarabı gerektirir.
Baharın gelişi ve güllerin açılması, sakiye yöneltilen kadeh emrinin gerekçesidir. İktizâ kelimesi mevsim ile içki arasında neredeyse zorunlu bir bağ kurar. Böylece şarap kişisel bir hevesten çıkar, yenilenen tabiatın çağrısına verilen uygun cevap olur.
- 3
Yeter çerâğ baña şem‘a ihtiyâcum yok
-ı mâh-ı ruh-ı vü safâ-yı şerâb
1Bana kandil yeter, muma ihtiyacım yok;
2Sakinin ay yüzünün ışığı ve şarabın neşesi yeter.
Konuşan, meclisin sıradan aydınlatıcısı olan mumu gereksiz bulur. Sakinin ay gibi parlak yüzü görsel ışığı, şarabın safası ise iç neşeyi sağlar. Beyit iki ayrı aydınlanmayı tek sahnede birleştirir: yüz dış dünyayı, şarap gönlü aydınlatır.
- 4
Başumda elümde köhne
Kanı benüm gibi devr içre bir
1Başımda düşkünlük tozu, elimde eski bir toprak kâse var;
2Söyleyin, bu devirde benim gibi bir şarap yoksulu nerede?
Gerd-i mezellet ile köhne sifâl, konuşanın yoksulluğunu baştan ele kadar görünür kılar. Buna rağmen kendisini devrin eşsiz gedâ-yı şerâbı diye sunması, mahrumiyeti bir övünce çevirir. Soru cevap beklemez; şaraba adanmışlıkta benzeri olmadığını bildirir.
- 5
Gice yol üzre yatup mest nakdi aldurduñ
Ne kaldı ‘Avnî elinde k’ola behâ-yı şerâb
1Gece yol üstünde sarhoş yatıp paranı çaldırdın;
2Avnî’nin elinde şaraba bedel olacak ne kaldı?
Sarhoşun yol üstünde uyuyup parasını çaldırması küçük bir hikâye kurar. Son dizedeki soru hem maddi kaybı hem de şarap arzusunun süreceğini birlikte duyurur: elde bedel kalmamıştır, fakat istek bitmemiştir. Mahlas, bu ironik yoksunluğu doğrudan Avnî’ye bağlar.
Metnin kaynağı
Cevâhirü’l-Mülûk metni şiiri Fatih Sultan Mehmed Han Gazi/Avnî bölümünde tahmis eder; bağımsız görsel audit incipit, son ve sonraki kayıt sınırını doğrulamıştır.
Atıf kanıtını aç ↗Ali Emîrî, Cevâhirü’l-Mülûk (1330), sürüm cevahir-1330-avni-005, PDF 35, basılı 31; tahmis bentlerinin yalnız son iki Avnî mısraı aktarıldı, ilk üç Emîrî mısraı dışarıda bırakıldı. Doğan 2023 yalnız kontrol tanığıdır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Şarap, sevgilinin kırmızı lal dudağına benzetildiği için değer kazanır; benzetmenin yönü dudaktan şaraba doğrudur. Cân-fezâ sözü hem şarabın canlandırıcı etkisini hem de sevgilinin söz ve öpüşle hayat verme gücünü taşır. Bu teşbih gönüldeki isteği durmadan çoğaltır.